Ana içeriğe geç
Sözlük

beni ile cümle

beni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"O beni severdi," diye cevapladı üzgün bir şekilde ."He used to love me," she answered sadly.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Benim evcil köpeğim ağır hastaydı.My pet dog was seriously ill.
Beni az ama uzun süre sev.Love me little, love me long.
Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.Please take me across the river.
Lütfen beni diğer tarafa götür.Please take me over to the other side.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.I have a cat and a dog.
Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.I cannot go to the party, but thank you for inviting me all the same.
Onun söylediği beni gerçekten incitti.What he said really hurt me.
Benim çok iyi bir sözlüğüm yok.I haven't a very good dictionary.
Beni aramak için zahmet etme.Don't bother to call me.
Bütün yolu beni uğurlamak için geldiğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming all the way to see me off.
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.Don't take the trouble to come and meet me.
Bu kadar yolu beni görmek için geldiğiniz için teşekkürler.Thank you for coming all the way to see me.
Beni otelden almak için rahatsız olmayın.Don't bother to pick me up at the hotel.
Beni uğurlamak için bütün yolu geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming all the way to see me off.
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.All right, do it your own way, but don't blame me if you fail.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni görmeye geliyorlar.The people he is living with in London are coming to see me.
Robert ara sıra beni ziyarete gelir.Robert comes to visit me every now and then.
Fırında kızartılmış tavuk, benim en sevdiğim yemeklerden biridir.Roast chicken is one of my favorite dishes.
Benimkini az pişmiş istiyorum.I would like mine rare.
Lucy benim sahip olduğum kadar çok sayıda arkadaşa sahip.Lucy has as many friends as I do.
Lucy üç gün önce beni görmeye geldi.Lucy came to see me three days ago.
Lucy beni terkedinceye kadar onu ne kadar çok sevdiğimi farketmedim.It was not until Lucy left me that I realized how much I loved her.
Ricky, bu benim arkadaşım Suzuki.Ricky, this is my friend Suzuki.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Lisa, bu Bay Murata. O benim patronum.Lisa, this is Mr Murata. He's my boss.
Hotel Landmark'ta benimle bağlantı kurabilirsiniz.You can get in touch with me at Hotel Landmark.
Kalabalık saatteki bir trafik sıkışıklığı benim varışımı iki saat geciktirdi.A rush-hour traffic jam delayed my arrival by two hours.
Daha fazla bilgiye sahip olmak isterseniz, lütfen benimle temas kurun.If you would like to have further information, please contact me.
Deliksiz bir uyku beni daha iyi hissettirdi.A sound sleep made me feel better.
Beni güldürme.Don't make me laugh.
Benimle böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin?How dare you speak like that to me?
Sen gerçekten beni rezil ettin.You really made me lose face.
Ne cüretle benimle öyle konuşursun!How dare you talk to me like that!
Yapılacak çok az şey olması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at there being so little to do.
O beni sırtımdan bıçakladı!He stabbed me in the back!
Daha erken yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written sooner.
O beni kısa sürede ona yazmamakla suçladı.She accused me of not writing to her sooner.
Modern caz benim zevkime göre değil.Modern jazz is not to my taste.
Modern caz benim mesleğim değil.Modern jazz is not my line.
Gelirse ona beni beklemesini söyle.If he comes, tell him to wait for me.
Eğer o beni almasaydı şimdi burada olmazdım.If he had not picked me up, I would not be here now.
Herhangi bir zamanda Japonya'ya gelirsen, beni görmeye gel.If you are ever in Japan, come and see me.
Herhangi bir zamanda şehre gelirseniz, beni görmeye gelin.If you ever come to town, come to see me.
Eğer benim tavsiyem olmasaydı, başarısız olurdun.If not for my advice, you would have failed.
Geç kalmam durumunda beni beklemek zorunda değilsin.In case I am late, you don't have to wait for me.
Benimle gitmezsen, gitmek istemiyorum.I don't want to go if you don't go with me.
Acil bir şey varsa, benimle bağlantıya geçebilirsiniz.If there's anything urgent, you can get in touch with me.
Eğer yanlış yaparsam beni düzeltCorrect me if I am wrong.
Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.In case anything happens, call me immediately.
Merhaba, benim. Gelip beni istasyondan alır mısın?Hello, it's me. Could you come pick me up at the station?
Bob benim tavsiyemi dinleseydi, şimdi her şey tamam olacaktı.If Bob had taken my advice, everything would be all right now.
Eğer partiye gideceksen lütfen beni de dahil et.If you are going to have a party, please count me in.
Ben dehşete düştüm. Beni nutku tutulmuş bırakıyorsun.I'm appalled. You leave me speechless.
Benim yaşımda hissediyorum.I feel my age.
Beni artık baban gibi sayma.Don't regard me as your father anymore.
Yaşım beni ele verecek.My age is going to tell on me.
Benim doğum günüm yaklaşıyor.My birthday is coming soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod