beni ile cümle

beni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben, benim hatamı kabul ediyorum.I admit my mistake.
Beni yerime götürdüler.I was ushered to my seat.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
Benim iş vizem var.I have a business visa.
Gelecekte benim için mağazada ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what is in store for me in the future.
Benim birkaç kitabım var.I have a few books.
Benim yeni bir fotoğraf makinem var.I got a new camera.
Patronum beni geçen Pazar çalıştırdı.My boss made me work last Sunday.
Benim hızlı koşabilen bir köpeğim var.I have a dog which can run fast.
Küçük kız beni başıyla kibarca selamladı.The little girl made a polite bow to me.
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.Rural life appeals to me very much.
Benim geniş bir arazim var.I hold a lot of land.
Benim iki kitabım var.I have two books.
Benim bir kedim yok.I do not have a cat.
Benim bir kutum yok.I don't have a box.
Onun beni terk edeceğine dair bir şüphem vardı.I had a suspicion that he would leave me.
Onun, benim ne yapmamı istediğini anlayamıyorum.I can't understand what he wants me to do.
Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.I don't mind sharing the room with him.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Onun beni eve götürmesini rica ettim.I asked him to drive me home.
Gerçekten ne olduğunu ona anlatmaya çalıştım ama o benim sözümü kesiyor.I was trying to tell him what had really happened, but he cut me short.
Benim dışımda hiç arkadaşı yok.He has no friends besides me.
Beni ondan sonra çağırdılar.My name was called after his name.
Onun ani istifası beni şaşırttı.I was amazed at his abrupt resignation.
Kararsızlığı beni rahatsız etmişti.I was irritated by his indecision.
Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.I tried to stop him, but he left me behind.
O beni herkesin içinde aşağıladığı için onu affedemiyorum.I cannot forgive him because he insulted me in public.
Benim arzuma boyun eğmesi için onu zorladım.I forced him into complying with my wish.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.I asked her to pick me up around four.
Ondan saat dört gibi beni almasını istedim.I asked her to pick me up around four.
Ben onu iyi tanıyorum. O benim arkadaşım.I know her well. She is my friend.
O benim için bir yabancıdır.She is a stranger to me.
Onu benim sekreterim yaptım.I made her my secretary.
Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.I got airsick and felt like throwing up.
Babamın beni yetiştirdiği gibi oğlumu yetiştirmek istiyorum.I want to bring up my son as my father did me.
Benim mantıklı bir insan olmam gerekiyor.I'm supposed to be sensible human.
Benim mantıklı bir insan olmam bekleniyor.I'm supposed to be sensible human.
Seviyorum ve sevmeye devam edeceğim, benim ana vatanım.I love, and will continue to love, my mother country.
Benim kepimi kaybettim.I have lost my cap.
Ben çok meşgul olduğum için, beni bekleme.As I'm very busy, don't count on me.
Benim bir kızım var.I have a daughter.
Benim bir tahta tarağım var.I have a wooden comb.
Beni Lobide bekleyen bir arkadaşım var.I have a friend waiting for me in the lobby.
Benim birkaç arkadaşım var.I have a few friends.
Benim sorumlu bir kişiye ihtiyacım var.I am in need of a responsible person.
Bir gök gürültüsü beni afallattı.I was taken aback by a thunderclap.
Lütfen beni sizinle birlikte götürün.Please take me along with you.
Beni ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to deceive me.
Beni arkadaşın bay Murphy ile tanıştırır mısın?Would you introduce me to your friend, Mr Murphy?
Benim yüzümü kara çıkarma.Don't let me down.
Beni hayal kırıklığına uğratma.Don't let me down.
Beni oraya gönder.Send me there.
Beni partiye davet etmeniz büyük nezaket.It is very kind of you to invite me to the party.
Lütfen beni yalnız bırakın, Meşgulüm.Please leave me alone. I am busy.
Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.I think I can reach the branch if you'll give me a boost.
Beni eve götürmen kibarlık.It's kind of you to drive me home.
Beni görünce, bebek ağlamaya başladı.Seeing me, the baby began to cry.
O beni görür görmez kaçmaya başladı.No sooner had he seen me than he began to run away.
O beni görür görmez bir gülümseme ile beni selamladı.As soon as she saw me, she greeted me with a smile.
Beni rahatsız etmeyi bırak.Stop bothering me!

İlgili Sayfalar