beni ile cümle
beni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim yerime senin gitmeni istiyorum.I would like you to go instead of me.
Benimle birlikte gelmeni istiyorum.I would like you to come with me.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Siz benimle şaka yapmamalısınız.You should not play a joke on me.
Senin ve benim dövüşmemiz gerektiği doğru mu?Is it right that you and I should fight?
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Fikrine katılmamak beni üzüyor.It pains me to disagree with your opinion.
Sahile gidersen beni de dahil et.If you're going to the beach, count me in.
Yokluğun beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at your absence.
Gelip gelmemen benim için önemli değil.It does not matter to me whether you come or not.
Benim yerimde olsaydın ne yapardın?What would you do if you were in my place?
Benim yerimde ne yapardın?What would you do in my place?
Senin nasihatın beni başarıya götürdü.Your advice led me to success.
İçeri geldiğin zaman beni uyandırmasan iyi olur.You had better not wake me up when you come in.
Bana beni ne zaman arayacağını söyle.Tell me when you will call me.
Seni senin beni sevdiğinden daha çok sevmiyorum.I don't like you any more than you like me.
Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum.I love you more than you love me.
Sana beni aratan neden nedir?What's the reason that made you call me?
Benim yapmamı istediğin şey nedir?What is it that you want me to do?
Benim için yaptıkların için yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for what you did for me.
Söylediğin şey beni şaşırttı.What you said surprised me.
Bitap düşene kadar benimle konuşabilirsin ama beni asla ikna edemeyeceksin.You can talk until you're blue in the face, but you'll never convince me.
Benim çoraplar zaten kuru mu?Are my socks dry already?
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Benim ayakkabılar yıpranmış.My shoes are worn out.
Lütfen beni 5'te havaalanından al.Please pick me up at the airport at five.
Gökyüzünde benim sayabileceğimden daha fazla yıldız var.There are more stars in the sky than I can count.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Benim az param var.I have little money.
Benim biraz param var.I have a little money.
Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.Few people visit me these days.
Benim kasık bölgemde bir kaşıntım var.I have an itch in my pubic area.
Beni korkuttun!You startled me!
Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.Astonishment deprived me of speech.
Benim için sürpriz oldu, o, soruyu cevaplayamadı.To my surprise, she could not answer the question.
Benim için sürpriz oldu, çocuk Yokohama'dan buraya bütün yolu tek başına geldi.To my surprise, the child came here by himself all the way from Yokohama.
Onu ölü bulduğumda benim için sürpriz oldu.I found, to my surprise, that she was dead.
Benim için sürpriz oldu, o, ödülü kazandı.To my surprise, he won the prize.
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.To my surprise, they ate the meat raw.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!
Benim için sürpriz oldu, o başarısız oldu.To my surprise, he has failed.
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.To my amazement, it disappeared in an instant.
Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.To my surprise, she spoke English very well.
Benim için sürpriz oldu, o çok güzel bir aktrisle evlendi.To my surprise, he got married to a very beautiful actress.
Benim için sürpriz oldu, o, sınavda başarısız oldu.To my surprise, he failed the examination.
Benim için sürpriz oldu, o benim teklifimi reddetti.To my surprise, he refused my offer.
Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.To my surprise, he had a beautiful voice.
Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.To my surprise, the noted psychologist was accused of a kidnapping.
Benim için sürpriz oldu, antropolog cinayetle suçlandı.To my surprise, the anthropologist was accused of murder.
Beni öyle korkutma!Don't scare me like that!
Profesör çalışmalarımda beni teşvik etti.The professor encouraged me in my studies.
Profesörün sıkıcı dersi beni uyuttu.The professor's boring lecture put me to sleep.
Kilise benim evimle seninki arasındadır.The church is between my house and yours.
Ders kitaplarınız kapalı olarak beni dinleyin.Listen to me with your textbooks closed.
Balıkçılık benim hayatımda yok.Fishing is not in my life.
Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.An old friend of mine dropped in on me for the first time in ages.
Uzun bir süre yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written for a long time.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages.
Başkan benim lafımı kesti.The chairperson cut me short.