Ana içeriğe geç
Sözlük

benci ile cümle

benci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.Το κέρδος είναι μέρος της του νομισματικού συστήματος και οδηγεί ενστικτωδώς σε εγωισμό,
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.このことは、人間という生物種が、種としてではなく、個体として進化してきたことを意味する。
Kendi bencil istekleri yüzünden çocuk yapmamalılar.Heidän ei pitäisi hankkia lapsia heitä itseään varten.
Kendi bencil istekleri yüzünden çocuk yapmamalılar.Mereka seharusnya tidak bertanya untuk memiliki anak untuk diri melayani kebutuhan mereka sendiri
Kendi bencilliğini kardeşine yüklemeye kalkma.No pagues tu egoísmo con tu hermano.
Kimse bencilce davranmaz.教育に力を入れるべきだ。
Kızını affedemeyen bencil bir anneydim... ...şimdi ise kızına güvenmeyen kötü bir anneyim.كأن اكون اما شريرية لم تستطع ان تسامح ابنتها كافيا الان, انا ام لا يمكنها حتى تصديق ابنتها
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Az információt ami másolódik, ő replikátornak nevezte. Ez önzően másolódik.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.De gekopieerde informatie noemde hij de "replicator". Het kopieert zichzelf "zelfzuchtig".
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Il appelle le phénomène de copie de l'information un Réplicateur. Il fait des copies de lui-même égoïstement.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informaci, která se kopíruje, dal jméno replikátor. Sobecky se kopíruje.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informację, która jest kopiowana, nazwał replikatorem. Ten powiela się w sposób samolubny.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informaţia ce este copiată a numit-o replicator. Se copiază egoist.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.복제되는 정보를 그는 복제자라고 불렀습니다. 이기적으로 복제하죠.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.La información que es copiada, es llamada el replicador. Y se copia de manera egoísta.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Lui chiamò l'informazione che viene copiata il "replicatore", che egoisticamente copia.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Την πληροφορία που ατιγράφεται την ονόμασε αντιγραφέα. Αντιγράφεται εγωιστικά.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Информацию, которая копируется, он назвал "репликатором". Она эгоистично копируется.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Информацията, която се копира, той нарича репликато. Той се копира себично.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.למידע המועתק הוא קרא 'משכפל'. ההעתקה היא אנוכית.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.المعلومات التي نسخت .. سماها المكرر هي نسخ أنانية
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.利己的にコピーします それは 細胞の中にいて 「コピーされたい」と言っていのではなく
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.이기적인 악마같은 존재였고, 전 그래서 11년을 기도하면서 보냈습니다.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Bà là một người đàn bà xấu xa ích kỷ tới mức không thèm ký, nên tôi đã dành 11 năm đó quỳ gối và cầu nguyện.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Była zła, samolubna, więc spędziłem te 11 lat klęcząc i modląc się.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.C'était une mauvaise femme, trop égoïste pour signer, alors j'ai passé 11 ans à m'agenouiller et à prier.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Egy gonosz nő volt, túl önző, hogy aláírja, így hát ezt a 11 évet térden és imádkozva töltöttem el.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era o femeie rea, prea egoistă să se sinchisească. Mi-am petrecut acei 11 ani, în genunchi, rugându-mă.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era una donna malvagia troppo egoista per firmare, perciò passai 11 anni in ginocchio a pregare.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era una mujer mala demasiado egoísta para firmar, así que me pasé esos 11 años arrodillándome y rezando.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Portanto passei esses 11 anos ajoelhado e a rezar. Eu tentei rezar.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Ze was slecht en te egoïstisch om te ondertekenen, dus heb ik die 11 jaar geknield en gebeden.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Тя била зла жена, твърде егоистична, за да подпише. И така прекарах 11 години молейки се на колене.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Эта злобная женщина была слишком эгоистичной, чтобы подписать, так что я провёл эти 11 лет, молясь на коленях.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.ואנוכית מכדי לחתום, ולכן במשך 11 שנה כרעתי על ברכי והתפללתי.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.أنانية جداً لتوقع، فقضيت الـ 11 عام أركع و أصلي
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.私は11年間祈り続けたのです 祈ってみたんです 本当に何度も
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.매스매티카를 만든 건 매우 이기적인 이유도 있었다는 것이죠.
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.היתה לי סיבה מאד אנוכית לבנית Mathematica.
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.بأنه كانت لدي دوافع أنانية لبناء برنامج ماثماتيكا.
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.それは自分が使いたいものだったのです
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.De ha maguk nem gondolkodnak a korrupció problémáin keresztül, akkor ki fog?
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.이 프로젝트에서는, 가장 덜 중요한 자본의 형태는
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Loại hình vốn ít quan trọng nhất trong dự án này
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Siete dei grandi progettisti, ma i vostri progetti sono egoisti.
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Sois grandes diseñadores, pero vuestros diseños son egoístas. Es para vuestro propio uso inmediato.
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Vous êtes de grands inventeurs, mais vos inventions sont égoïstes.
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Вие сте големи дизайнери, но вашите дизайни са егоистични. Създадени само за ваша, непосредствена полза.
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.Вы замечательные проектировщики, но ваши проекты эгоистичны.
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.הצורה הכי פחות חשובה של הון, בפרויקט זה,
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.ا لتنمية . انتم مصممين ممتازين ، لكن
Müthiş tasarımcılarsınız, ancak tasarılarınız, planlarınız çok bencilce.金融資本、つまりお金です。
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Confundi felicidade com muitas outras coisas, como entorpecimento, decadência ou egoísmo.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.전 행복을 다른 것으로 잘못 이해하고 있었어요. 무감각, 퇴폐, 이기심 같은 걸로요.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Myliłam szczęście z czym innym, z brakiem uczuć, dekadencją czy samolubstwem.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Μπέρδευα την ευτυχία με πολλά άλλα πράγματα, όπως με την απάθεια, τον εκφυλισμό ή τον εγωισμό.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.ולחיות בעולם הזה של הכאב?" חשבתי בטעות ששמחה זה הרבה דברים אחרים, כמו קהות חושים, או התנוונות או אנוכיות.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.و هذا العالم مع الألم؟" لقد فهمت السعادة بصورة خاطئة ضمن أشياء كثيرة أخرى كالخدر أو الانحلال أو الانانية
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.堕落や わがままと取り違えていました ヴァギナモノローグと この旅から
Nasıl böyle bencil olabilirsin?Comment peux-tu être si égoïste ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod