Ana içeriğe geç
Sözlük

ben ile cümle

ben kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Senin için ne zaman uygun olursa gelebilir ve beni görebilirsin.You can come and see me whenever it's convenient for you.
Ben telefon numaranızı unutuyorum.I forget your phone number.
Ben önerinini lehindeyim.I am in favor of your proposal.
Ben önerini kabul edemem.I cannot agree to your proposal.
Ben sadakatine güvenebilir miyim?Can I count on your loyalty?
Oğlunuz öğrenci hareketi içinde yer aldı, ben duydum.Your son took part in the student movement, I hear.
Ben hediyeni kabul edemem.I cannot accept your gift.
Ben sürekli şikâyet etmenden bıktım.I'm fed up with your constant complaining.
Ben izlemiyorum.I don't follow.
Ben senin iyi sağlığını kıskanıyorum.I envy your good health.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.
Ben planınızı onaylıyorum.I approve of your plan.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Senin ayakkabıların burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Senin evin benimkinden üç kat daha büyük.Your house is three times as large as mine.
Senin evinin ve benimkinin arasında orta noktada buluşalım.Let's meet halfway between your house and mine.
Ben senin kurşun kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pencil?
Ben kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pencil?
Ben senin görüşünü istiyorum.I want your opinion.
Senin fikrin benimkine benziyor.Your opinion is similar to mine.
Ben tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by chance.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Ben sana parayı yarın vereceğim.I will give you the money tomorrow.
Altın renk olarak pirinç madenine benzer.Gold is similar in color to brass.
Benim az param var.I have little money.
Benim biraz param var.I have a little money.
Ben paraya sıkışmadım.I'm not pressed for money.
Para ve ben birbirimize yabancıyız, yani, ben fakirim.Money and I are strangers; in other words, I am poor.
Benim için sürpriz oldu, o benim teklifimi reddetti.To my surprise, he refused my offer.
Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.To my surprise, he had a beautiful voice.
Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.To my surprise, the noted psychologist was accused of a kidnapping.
Benim için sürpriz oldu, antropolog cinayetle suçlandı.To my surprise, the anthropologist was accused of murder.
Beni öyle korkutma!Don't scare me like that!
Ben göğüs filmi çektirmek istiyorum.I'd like you to have a chest X-ray.
Ben, kalbim heyecanla atarken perdenin yükselmesini bekledim.I waited for the curtain to rise with my heart beating in excitement.
Ben kusacakmış gibi hissediyorum.I feel like vomiting.
Ben bir anjin krizi geçirdim.I had an angina attack.
Ben sadece yarışlarda kaybettim bu yüzden beş parasızım.I just lost at the races so I'm flat broke.
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.You must buy milk, eggs, butter, and so on.
Ben sığır yetiştiriyorum.I raise cattle.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages.
Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.I would like to nominate Don Jones as chairman.
Başkan benim lafımı kesti.The chairperson cut me short.
İkiyüzlülük benim nefret ettiğim şeydir.Hypocrisy is my abhorrence.
Keşke bir değişiklik için beni bir restorana götürsen.I wish you would take me to a restaurant for a change.
Ben size memnuniyetle yardımcı olurum.I will gladly help you.
Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.I will be glad to help you.
Ben sizinle birlikte gitmek için hazırım.I am ready to go with you.
Ben sevinçten zıpladım.I jumped for joy.
Neredeyse araba beni ezecekti.I was nearly run over by a car.
Tehlikeli olursa, beni ara.If it gets dangerous, give me a call.
Ben senin dikkatini çekebilir miyim, lütfen?May I have your attention, please?
Dikkatsiz hatam için herkes beni suçluyor.Everybody blames me for my careless mistake.
Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.To swim in the ocean is my greatest pleasure.
O hoş bir gülümsemeyle beni selamladı.She greeted me with a pleasant smile.
Ben bozuk radyoları onardım.I fix broken radios.
Beni görmek için biraz zaman bulup bulamayacağınızı merak ediyorum.I wonder if you could find some time to see me.
Gelip beni görmen ne hoş.It is nice of you to come and see me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod