Ana içeriğe geç
Sözlük

belki ile cümle

belki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Belki ileride daha detaylı bir sunum yapabilirim. -And maybe in a future presentation, I'll do kind of a more complicated one.
Ama belki de onların en büyük yeniliği buydu.But perhaps their greatest innovation was this.
Belki de bunun gibi.Perhaps like this.
Bu yüzden belki de bunun bizim bakalabileceğimiz daha radikal bir yolu vardır.So maybe there's a more radical way that we can look at this.
Belki sınıftaki iki çocuktur ve oğlan, kızın onu iteklediğini düşünür.Maybe it's two kids in a class, and the boy thinks the girl pushed him.
Ya da belki de değil.Or maybe not.
Belki öyledir, ama ben öyle düşünmüyorum.Well you might have, but I don't think so.
Belki de... bazılarında deneyebilirsin... biraz adil olmayı. Ama herkesi SEVMEYE çalışma.Maybe you can at least try to be fair, but don't try to LOVE everyone.
Hay Allah! Belki çocukların ne yediğinden onlar sorumludur.But oops, maybe they're responsible for what kids eat.
"Aaa, belki bu da şuna eştir." gibi şeyler söylemek istemiyoruz.We don't want to say "Hey maybe this is the same thing as that"
Ve türümüzün belki 600:00 yıldır var olduğunu hatırlamak aşağılayıcı.And it's humbling to remember that our species has, perhaps, been around for [150,000] years.
Ama benim için diğer erkeklerle, belki de, böyle şeyler teşvikler olmuş olmazWith other men, perhaps, such things would not have been inducements; but as for me,
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.A peddler of heads too--perhaps the heads of his own brothers.
Şehrin kendisi, belki de tüm New England yaşama sevgili bir yerdir.The town itself is perhaps the dearest place to live in, in all New England.
Orada, pusuda, belki de şimdiye kadar burada anlam dergâhı.There lurks, perhaps, a hitherto unheeded meaning here.
Elli yıl önce belki vardı ama artık yok.Might have been 50 years ago, but it isn't anymore.
Belki siz ya da tuttuğunuz CFO ya da muhasebeciniz ile... ...çok zaman harcamış olabilirsiniz.But you and your maybe rent-a-CFO or accountant have spent a lot of time.
Şimdi, Birleşik Devletler'i başa koymak belki uyumsuz olurdu ama akıllıca olurdu.Now, it would be inconsistent to put "United States" first, but it would be intelligent.
Belki de günebakanlara benzerler.They look like, maybe like sunflowers.
Herşeyi verirdim ... ... nazik ellerini öpmek için ... ... ve belki boynunun yukarısını.I would give anything ... ... to kiss your gentle hands ... ... and perhaps above your neck.
"... nazik ellerini öpmek için, ve belki boynunun yukarısını ... bir gül kadar derinden.""... anything to kiss your gentle hands, and perhaps above your neck ... As deeply as a rose."
Belki gerçekten yapabiliyordur. - Neyi?Maybe she really can.
Belkide kendine çeki düzen vermek istersin, değil mi?Perhaps you'd like to freshen up, alright?
Belki insanlar, ölüm ve hayat hakkında senin sandığından daha çok şey biliyordur!Maybe she knows more than you think about people and death and life!
Belki ...Perhaps ...
Belki tüm diğerlerinin içinde... Her zaman sevdiğim sadece sendin.Perhaps in all the others ... it's only you I've always loved.
Belki evimi yok edebilirsin, ama çocuklarımı değil, anlıyor musun?Maybe you can destroy my home, but not my children, understand?
Dışa dönükler, belki sizin bavulunuz da kitaplarla dolu.So extroverts, maybe your suitcases are also full of books.
Belki de şampanya kadahleriyle veya skydiving malzemeleriyle dolu.Or maybe they're full of champagne glasses or skydiving equipment.
Belki kendi egosu kadar büyük değil, ama oldukça büyük.Well, not as big as his, but fairly big.
Belki de hala oradadır, bilmiyorum.It may still exist; I don't know.
Bilmiyorum, belki de öyledir.I don't know. Maybe.
Şu ana kadar gördüğünüz belki de en büyük TiVo çeşidi.It's sort of the biggest TiVo box you've ever seen.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.And perhaps one day we'll be able to tackle the problem of solid plastic waste.
Belki de enerji üretebilirdik.I tried to figure out -- maybe solar's become attractive.
Sadece 1.200 eksi olacak ya da belki ben 1.2K yazmalısınız.Just going to be minus 1,200 or maybe I should write 1.2K.
Belki de gazdır.Might have been gas.
Gerçek dünyada çözmemiz gereken acil problemlerin sayısını düşündüğümüzde belki de çok fazla zaman.Maybe too much time, considering how many urgent problems we have to solve in the real world."
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.And maybe stories are just data with a soul.
Ve belki ben de sadece bir hikaye anlatıcısıyım.And maybe I'm just a storyteller.
Korumaya çalışmak daha zor, ama bunu belki yapabiliriz.Conservation's tougher, but we can probably get there.
Belki çok basit bir ifade olacak ama aslında kütle merkezi bir noktadır.So in very simple terms, the center of mass is a point.
Belki de kaynanasından korkuyordur?Was she afraid of her mother-in-law?
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Maybe the lights in the wards will be friendlier.
Belki biraz hafıza kaybı.There can be some memory loss.
Insanlar icin belki de hayallerimin sevgi taraf?ndan kontrol edildigini gormek, sas?rt?c? degil.It's probably not a surprise for people to see that for me it is love that controls my dreams.
Bilmiyorum, belki Jude Law'?n ayakkab?c? versiyonu.I do not know. Maybe a shoemaker version of Jude Law.
Belki bu yuzden, bu kisi ile hicbir sekilde iletisim kurmad?m.For it may be that I did not conect at all with that person.
Ayrıca teknolojiktir. Yani micro elektronik gibi şeyler yapılabilir. Belki fotonik bile yapar.And it's technological, so it can do things like microelectronics, and maybe photonics do.
Belki bunlar bu yönde akıyorlar.Maybe they're flowing in that direction.
Tabii, belki yanına bir iki tane plutonium bombası koyarlar.Maybe keep a few little bombs of plutonium on the side. That's the good news.
Belki de bir soru işareti.Maybe put a question mark.
İkinci gün de aynı. Üçüncü gün, belki birazcık.The third maybe they get some.
Belki benim ismime, benim ana sayfama takip edebilirsiniz.Maybe it's to my name, you can follow to my home page.
Belki de yardımcı olabilir.Maybe she can help.
Belki de haklısınız.Maybe you are right.
Florida belki!Florida maybe!
Ben karşılamak istiyorum. aile, belki de buraya gelecek.I would like to meet your family, maybe they will come here.
Belki de gelecek.Maybe he will come.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Maybe the car factory nearby has gone out of business.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
belki ile cümle - Sayfa 49 - belki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App