Ana içeriğe geç
Sözlük

belki ile cümle

belki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Belki savunacağınız bir başka düşünce de;And the other thing you might argue is,
Belki de paraleldirler.And maybe these two things are parallel.
Ama... belki ölmem.But ... maybe not.
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Probably Iikes revolutions and such?
Belki de bu projeden uzak durmalısın.Maybe you should stay off this project.
Bekle! Belki biri yer.Wait! someone can eat it.
O belki senin için aşağılık biri olabilir.He may be a bastard to you.
Yani bu çok etkili değil, fakat belki de şu an sahip olduğumuzun en iyisi.So it's not very effective, but it's probably the best thing we've got at the moment.
Belki daha iyi bir ürün 20,30 yıl içinde ortaya çıkar.Maybe a better product comes along in 20, 30 years.
Belki de bu çocuk evinizde var.Maybe you have this child at home.
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.But otherwise, you never hear it.
Belki de aya çıktıklarında görmüşlerdir.Maybe they saw it when they were on the moon!
Belki de Uçakta Sevişenler Kulübü'ne üye olmuşlardır.Maybe they joined the Mile High Club.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Maybe next they'll condition the pigeons to paint their own masterpieces.
Belki de biyolojik bir cevap vardırMaybe these are the deaths that simple rehydration alone doesn't solve.
Belki de bu ölümler, basit rehidrasyon ile çözülemeyecek olanlardır.That's not true either.
Belki de durum sadece ishale özgüdür.Maybe this is something unique about diarrhea.
Belki de çok negatif konuştum.And I think maybe I'm being too negative.
Belki de ishaldendir.Maybe it's the diarrhea.
Son mil problemi, belki de son mil fırsatı olarak düşünülmelidir.Maybe the last mile problem really should be thought of as the last mile opportunity.
Ama bugün oraya gidip bunu göremeyiz, fakat belki de elimizde kalanı koruyabiliriz.And we can't go back and see that today, but maybe we can preserve what we have left.
Belki de aranızdan biri bunu yolladı.Maybe one of you sent this one in.
Belki Ranvier hücreye bakıp bu boşlukları gören bilim adamıydı.I guess they're named after Ranvier.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Perhaps it's now time that we as humans declare our interdependence
Belki duyamıyordu ama bir çok şeyi yapabiliyordu.Yani duyamıyorum, kahretsin başka birçok şeyi yapabiliyordu.
Belki bir kaç okul sınıfının yapılması.Perhaps build some schoolrooms.
Belki başka bir çözüm bulabiliriz !Maybe we can find another solution!
Sen etrafa bir bak ! belki birilerini bulabiliriz !Search everywhere ! Perhaps we can find some !
Tamam ! belki onu parayla satın alabiliriz !Ok ! we may buy him with money !
Belki öyledir !Maybe so!
Şu anda bazılarınıza belki tanıdık gelen basit işaret kapakları kullanıyor.In this case, he's wearing simple marker caps that you may recognize.
Veya belki sadece hayal görüyorsunuzdur.Or it might be you're hallucinating.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Because maybe some addiction is happening on your own first.
Belki de bütün video boyunca hemoglobin yapacağız.Maybe we'll do a whole video on hemoglobin.
Burası belki de bu şekilde görünüyordur Burayı neden bu şekilde çizdiğimi anlayacaksınızMaybe it looks like this and you'll have a sense of why I drew it like this.
Belki de başarılı oldular.And maybe they succeeded.
Belki başardılar.Maybe they succeeded.
Ve şimdi belki de -- belki --siz de anlıyorsunuz.And now perhaps -- perhaps -- you do too.
Belkide bu tür problemleri yaparken, yaptıklarımızın grafiksel olarak farkında değildik.Maybe when we were doing the factoring problems we didn't realize graphically what we were doing.
Belki tam olarak ispatlamadık, ama neden doğru olduğunu anladık. -Or we didn't rigorously prove it, but we got the sense of why this is true.
Belki bu negatif değildi?Maybe this isn't a negative number?
Belki buradaki gibi 3 turayı inceleyebiliriz.If I just take, just you know maybe this thing has three heads right here.
Belki de diyeceğiz ki,Maybe we'll say,
Belki de Prenses Lee Seol... Siz... ...ondan şüphe etmiyor musunuz?You can't be doubting Princess Lee Seol, right?
Belki de buna layıktım.Maybe it's all I deserve.
Senin için belki, ama şuna bir bak.Maybe for you, but look at her.
Belki de kendimden geçtim.Maybe I got carried away.
Belki ikimizde hayal gördük ve bu o kadar da kötü değildi.Maybe we both dreamed and it wasn't so bad.
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.Maybe that's a stong tendancy, you see.
Belki, o anda bu soru sorulabilecek kadar güçlü gelmez, var olan gürültü nedeniyle.Perhaps this question doesn't feel strong in that moment to be asked, because of the loudness.
Belki de bu onun için meditasyon halini aldı.Maybe it became meditation for him.
30 dolar DVD için belki uydurma olan Wal-Mart izdihamını duymuşsunuzdur.You're aware of the perhaps apocryphal Wal-Mart stampede over the 30-dollar DVD.
Ve son olarak, size bedavanın son bir örneğini vereceğim - belki de en güçlüsünü.And finally, I'll give you one last example of free -- perhaps the most powerful of all.
Belki de bu yüzden bana öyle davranıyordu.That's probably why she was like that to me.
Belki onu almaya gelecektir.He'll probably come get her.
Belkide... evhanımlığı mı ?By any chance... housewife?
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.So maybe the chemical in that would be useful.
Belki de bu literatüre yakınsınızdır.Maybe you're familiar with this literature.
Belki o da bu yönde gidiyordur, ve şu da şuraya çarpar belki.This one might have already been going in that direction, and that one might ricochet.
Belki şu noktadır.Maybe it's that point.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod