Lejyonlar belki 60 adamdan oluşan ağır silah mürettabatını da barındırıyordu.Legions also contained a dedicated group of artillery crew of perhaps 60 men.
Yerel Roma vatandaşı, belki de biraz nüfuzlu bir adam olan Julius Marinus'un oğludur.He was the son of a local citizen, Julius Marinus, possibly of some importance.
Oyundaki tüm hareket bir günde, iki günde, belki de tüm hayatları süresince geçiyor olabilir.The action could take place in a day or two or perhaps over the course of their whole lives.
O, belki de Germanik halkların Keltlerden farkını ayırt eden ilk Akdenizli olmuştur.He may have been the first Mediterranean to distinguish the Germanic people from the Celts.
Şunları belirtmiştir; Bu terimlerin özel bir formu, belki de modifiye edilebilir.He wrote: The special form of these terms may perhaps be modified.
Aslında belki Amerika hariç, çoğu herkesin babam hakkında olumlu görüşe sahip olduğunu düşünüyorum.I actually expect that most everybody has a favorable opinion of my father, except maybe in America.
NASA, “Voyager'lar - belki de sonsuza dek - Samanyolu'nu dolaşmaya mahkum edildi” diyor.NASA says that "The Voyagers are destined—perhaps eternally—to wander the Milky Way."
Fragmanlarda kullanılar müzikler belki : Diğer film müziklerinden alınabilir.The music used in the trailer may be: Music from the score of other movies.
Bu belki de hayvanların Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalmalarının sebeplerinden biri.This was perhaps one of the reasons the animals survived the long civil war.
Belki de serinin en çok hatırlanacak ânı David Robinson’ın şampiyon olarak emekli olmasıydı.Perhaps the lasting memory of the series is David Robinson retiring as a champion.
Germanus'un Boraides adında bir kardeşi ve belki de Justus adlı bir kardeşi daha vardı.Germanus had a brother named Boraides and perhaps also a brother named Justus.
Bu değişim PAX9 geniyle ilişkilidir ve belki de birkaç genle daha.The difference is related to the PAX9 gene (and perhaps other genes).
Stolac belki Hersek'teki en eski şehirdir.Stolac, for example, is perhaps Herzegovina's oldest city.
Üzgünüm, belki gelecek sefere yeni albümüm için olur.It will probably be my next album release.
Belki de bu koloniler Troialılar'a bağlı idi.They likely belonged to troodontids.
Belki duyduğum bu hikâyeler zihnimde Doğa araştırmalarına olan ilgimi yaratan şeydir.Perhaps these stories created in my mind a keen interest in investigating the workings of Nature.
Bu onun belki de en ünlü eseridir.This is perhaps his most famous piece of work.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Chazelle scouted for "old L.A." locations that were in ruins, or were perhaps razed.
Bu belki de binanın tamamının yanmasına yol açabilmektedir.This could lead to the collapse of the whole mine.
Belki ben kendi hayatımı değil de, başkalarının hayatını yaşadım.Not only my life, but other people's lives.
Lupercal, belki de sonraki yüzyıllarda Roma'lılarca tapınak olarak kullanılmıştı.The Lupercal was probably converted to a sanctuary by Romans in later centuries.
Belki de fazlasıyla iyi.It's much better.
İlk nesil orada emekliye ayrılır veya belki onları geri getiririz."The first one to collapse or concede its ground is deemed the loser.
Belki de hiçbiri.""Maybe None".
Belki bir saate yakın beklediler.I could stand there for an hour.
Belki de zamanın başlangıcından beri vardılar.He existed since the beginning of time.
Antik kaynaklar içinde belki de en kapsamlı olanıdır.Perhaps the most comprehensive of Ancient sources.
Belki onun Zaide'ye yardımcı olabileceğini düşünür.He believes he can help find Emily.
Bundan, parçacıkların boyutları ve belki de biçimleri saptanabilir.The number of sails, their size and shape can be altered.
Keşfettiği kuaterniyon belki de onun en bilinen çalışmasıdır.It is perhaps by his verse that he is best known.
Belki bu ‘başarı’ benim için fazlaydı."Clear" was a success.
Bu yıllar belki de Einstein’ın gençliğinin en güzel yıllarıydı.These may have been the happiest years of her childhood.
Belki de bu yüzden Türkiye'de yaygınlaşamamıştır.That was probably why she wouldn't go to Greece with me.
Bir simpleks belki de verilen köşeleri içeren en küçük içbükey küme olarak tanımlanabilir .A simplex may be defined as the smallest convex set containing the given vertices.
Batı yönündeki bu yeni şiddet dalgası, belki de uzak doğudaki kabileler yüzündendi.This new impetus westwards was probably due to attacks from tribes further east.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.That may be a very brief time, or it may be never.
(Teşekkür etmeye değmeyerek) Eble. = Belki.Not ****** likely!".
Eyalet düzeni bu devirde belki daha önceden başlamıştır.State formation began during this era and perhaps even earlier.
Kitaplarından belki de en iyi bilineni, türünün ilklerinden olan Kur'an Tefsiri'dir.A gorgeous book, more than worthy of its predecessor."
Belki de büyülü gözlemcilerin sebep olduğu bir tür oyunlar oldu.There they see a performance by the Hoaxters, a group of magicians.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Hitler replied, "I know.
Belki genç kadın çoktan ölmüştü?She may have died young.
Bunlar, belki de bir savaşın kayıplarıdır.They can be sore losers.
Belki de ressamın öğrencisidir.The Painter's Apprentice.
Anglo-Saksonlar bu bölgede belki en büyük etkiye sahiptiler.Anglo-Scandinavians were perhaps the people he had chiefly in mind.
Hermannus Contractus, belki de papaları bir liste halinde düzenleyen ilk tarihçidir.Hermannus Contractus may have been the first historian to number the popes continuously.
Bu özel gösterim olmasa film Amerika'da ticari gösterime bile giremeyecekti belki de.Otherwise, the film was not released commercially in America.
Kafein bu konuda kullanılan uyarıcılardan belki de en yaygınıdır.It is one of the most frequently-used surfactants of this type.
Belki de en büyük ekspresyonist yazar Franz Kafka`ydı.The most prominent patient was Franz Kafka.
(Cem Adrian ile düet) Haşmet Babaoğlu - Belki de En Güzeli Böyle ((喬字伯松,亮兄瑾之第二子也, ...)
Belki de ilk masal ve efsane derlemeleri, bu eserde yer almaktadır.Politics and prejudice can, indeed must, be separated in this instance.
Snooker'in belki de zirvesi 1985 Dünya Şampiyonası'dır.Dennis Taylor - 1985 Snooker World Champion.
Belki de meşhur üç büyük kabileyle bağlantılıydılar.Some of them can be related to the Magnificent Seven.
Belki de hazırlanmıştır, sorarsınız.He'll get it built, I think.
Daire şeklinde dizilmiş olanlar, belki dinî anıtlar veya kurban sunaklarıydı.The designated abbey may be a community of either monks or nuns.
Belki birazını onlar için saklayabilirdim.They were able to remove some of those.
Belki yirmi derece ileri gidecek.It can slew at nearly 20 degrees per second.
Belki daha fazla da olabilir.There may be more.
Belki de boyun uzunluğu her iki gücün de sonucudur.Basically, both should grow to the power of two as time increases.
Belki iyi olur.It is best.