Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.E o Vint Cerf assinala que o Sputnik levou diretamente à ARPA, e à Internet, e, claro, à NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Och Vint Cerf påpekar att Sputnik ledde direkt till ARPA, och Internet, och naturligtvis, NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Şi Vint Cerf menţioneaza că Sputnik-ul a condus în mod direct la ARPA, şi Internet, şi, bineînţeles, la NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Und Vint Cerf betont, dass Sputnik unmittelbar zu ARPA und dem Internet geführt hat, sowie natürlich der NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.뿐만 아니라 Vint Cerf에 따르면 Sputnik이 ARPA, 인터넷, 그리고 NASA의 탄생에 직접적으로 영향을 미쳤다고 합니다.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Vint Cert chỉ ra rằng Sputnik đã dẫn tới ARPA, Internet và tất nhiên, NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Y Vint Cerf señala que el Sputnik dió lugar directamente a ARPA y a internet y por supuesto a la NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Και ο Βιντ Σερφ επισημαίνει πως ο Σπούτνικ οδήγησε απευθείας στην ARPA και το διαδίκτυο και φυσικά τη ΝΑΣΑ.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Винт Серф указывает, что Спутник привел прямиком к ARPA и Интернету, и конечно же к созданию NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.Вінт Серф вказує, що Супутник прямо привів до ARPA та Інтернету, і, звісно ж, до створення NASA.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.ווינט סרף טוען כי ספוטניק הוביל ישירות לארפ"א ולאינטרנט, וכמובן, לנאס"א.
Vint Cerf'in belirttiği gibi, Sputnik doğrudan ARPA, internet ve tabi ki NASA'nın oluşumunda direk rol oynadı.直接、ARPA、インターネット そしてもちろん、NASAの設立を促しました 私のドキュメンタリーは、どうやって自由社会が
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti.그리고 월마트는 다음 해에는 1억개의 전구를 팔 예정이라고 언지했습니다.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.Et Wal-Mart s'est engagé à en vendre encore 100 millions dans l'année à venir.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.Iar Wal-Mart a promis să vândă încă 100 de milioane de astfel de becuri anul viitor.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.Wal-Mart ogłosił że zamierza sprzedać kolejne 100 milionów w następnym roku.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.Y Wal-Mart se propuso vender otros 100 millones de bombillas el proximo año.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.И Уол-Март пообещал продать еще 100 миллионов в следующем году.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti. Ama bu kolay değil.Уол-март си постави за цел да продаде още 100 милиона крушки през следващата година.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti.Und WalMart hat sich verpflichtet, im kommenden Jahr weitere 100 Millionen davon zu verkaufen.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti.ו"וול-מארט" התחייבה למכור עוד 100 מיליון נורות בשנה הקרובה.
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti.والزمت وول مارت نفسها بأنهم سيبيعون
Wal-Mart önümüzdeki yıl 100 milyon florasan ampul satacağını belirtti.それは簡単なことではありませんが
Wrigth'ın belirttiği gibiAhogy Wright mondja,
Wrigth'ın belirttiği gibiAko to povedal Wright:
Wrigth'ın belirttiği gibiComo Wright lo expresó
Wrigth'ın belirttiği gibiJak powiedział Wright,
Wrigth'ın belirttiği gibiJak řekl Wright,
Wrigth'ın belirttiği gibi이어지고 이런 이기적인 이유로 폭력이 줄어듭니다. 라이트의 표현을 빌자면,
Wrigth'ın belirttiği gibiNelle parole di Wright:
Wrigth'ın belirttiği gibiSo wie Wright es darstellt,
Wrigth'ın belirttiği gibiWright écrit :
Wrigth'ın belirttiği gibiZoals Wright stelt,
Wrigth'ın belirttiği gibiΌπως το θέτει κι ο Ράιτ,
Wrigth'ın belirttiği gibiИли както го формулира Райт,
Wrigth'ın belirttiği gibiПо словам Райта:
Wrigth'ın belirttiği gibiЯк сказав Райт:
Wrigth'ın belirttiği gibiוהאלימות פוחתת מסיבות אנוכיות. במילותיו של רייט:
Wrigth'ın belirttiği gibiوالعنف ينخفض لأسباب أنانية . كما وضعها رايت ,
Wrigth'ın belirttiği gibi(笑)
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Ei noin vuosi", hän sanoi surullisesti.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Ikke om et år," sagde han bedrøvet.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Inte om ett år", sade han sorgset.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti. "Kesinlikle bir yıl dün!""아니 일년에 대해서,"그는 슬프게 말했다. "꼭 일년 - 어제!"
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti. "Kesinlikle bir yıl dün!""ليس نحو عام" ، وقال انه للأسف. "بالضبط في السنة -- بالأمس!"
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti. "Kesinlikle bir yıl dün!"それから私は理解した。
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Không phải về một năm", ông buồn bã nói.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Ne glede na leto," je rekel žalostno.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Nem egy évig," mondta szomorúan.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Není to asi rok," řekl smutně.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Nicht etwa ein Jahr", sagte er traurig.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Nie je to asi rok," povedal smutne.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Nie o rok", powiedział ze smutkiem.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Niet over een jaar," zei hij droevig.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Non è circa un anno", ha detto con tristezza.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Nu aproximativ un an", a spus el trist.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Pas sur un an", dit-il tristement.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Tidak sekitar satu tahun," katanya sedih.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Δεν είναι για ένα χρόνο", είπε θλιμμένα.
"Yaklaşık bir yıl değil," diye üzüntüyle belirtti."Не за една година", каза той тъжно.