Ek olarak Hüseyin'in Kuveyt'i işgal edeceğini inkar ederek kendisine yalan söylediğini belirtti.كما قالت أن صدام كذب عليها بإنكار أنه سيغزو الكويت.
Bu sene Rodwell, Kameny'nin belirttiği kurallardan kendini kısıtlanmış hissettiğini hatırladı.Este ano, Rodwell lembrou-se de se sentir restringido pelas regras que Kameny havia estabelecido.
Chibnall ve Strevens, farklı bir yapım ekibine sahip olmanın öncelikli olduğunu belirtti.Chibnall e Strevens afirmaram que era uma prioridade ter uma equipe de produção diversificada.
"Big Show" un köle ismi olduğunu ve artık onun sahibi olmak istemediğini belirtti.Ele anunciou que "Big Show" era seu "nome de escravo" e não queria mais ser o pertence de alguém.
Ancak Moffat, sahnenin bu sezon için olmayabileceğini belirtti.No entanto, Moffat afirmou que esta cena não seria inclusa na temporada.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M disse que a coleção reflete Madonna no "estilo intemporal, único e sempre glamuroso."
Daha sonra Madonna, Hard Candy'deki şarkıların çoğunun pek çok açıdan otobiyografik olduğunu belirtti.Mais tarde, Madonna lembrou que a maioria das músicas de Hard Candy eram autobiográficas em muitos aspectos.
Daha sonraki yıllarda Madonna, performans sırasında aslında korktuğunu belirtti.Nos últimos anos, Madonna comentou que ela ficou realmente aterrorizada com o desempenho.
Bir Polaris temsilcisi şarkıdan gelen tüm gelirleri hayır kurumuna bağışlanacağını belirtti.Um representante da Polaris disse que todos os rendimentos da canção seriam enviados para a caridade.
Refior ve Reyman, bunun kadınlar ve çocuklar için özellikle önemli olduğunu belirtti.Refior e Reyman disseram que era de tremenda importância que as mulheres e crianças deixassem a cidade.
NPD Grup, oyunun ilk iki haftada 145.000 adet kopya sattığını belirtti.NPD Group disse que as vendas nas duas primeiras semanas chegaram a 145.000 unidades.
Béla Lugosi Jr, daha sonra defalarca bu fikrin kendisine ve annesi Lillian'a ait olduğunu belirtti.Béla Lugosi Jr. confirmaria em várias ocasiões que ele e a sua mãe teriam tomado a decisão.
"Monster"daki korkunun düzenli bir ilişkiye olan gereksiniminden çıktığını belirtti.Ela acrescentou que o medo em "Monster" surgiu da sua necessidade de ter um relacionamento estável.
Seksolog John Money, 1955'te biyolojik cins ile rol olarak cinsiyet arasındaki terminolojik ayrımı belirtti.O sexólogo John Money introduziu a distinção terminológica entre sexo biológico e gênero social em 1955.
2007'den önceki revizyon, 2010'un sonuna kadar olan kesintiyi belirtti.A revisão anterior de 2007 especificava o ponto de corte para ser o final de 2010.
Daha sonrasında grup yaptığı açıklama da ilerideki performanslarının daha iyi olacağını belirtti.Após isso, o grupo anunciou que suas futuras performances seriam ao vivo.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Tal como escreveu à sua irmã Everina em 1787, Mary tentava ser "A primeira de um novo género".
Ancak menajer, bu önerinin sadece halkın ne düşündüğünü görmek adına yapılan bir deneme olduğunu belirtti.O empresário, no entanto, disse que ideia foi para testar o público.
1675: Robert Boyle elektriksel çekim ve itmenin vakum genelinde hareket edebileceğini belirtti.Em 1675, Robert Boyle observou que as forças elétricas podem atuar no vácuo.
Açıklama yapan otoriterler, bazı ayırt edici özelliklerini belirttiler.Os autores que o descreveram indicaram alguns traços distintivos.
Ancak daha sonraki tarihçiler, bu atamanın daha geniş bir örüntünün parçası olduğunu belirttiler.Historiadores posteriores notaram, porém, que esta nomeação era parte de um padrão mais amplo.
Meyer ayrıca Rachael Leigh Cook'unda Alice için düşündüğü kişilerden biri olduğunu belirtti.Meyer também havia afirmado que Rachael Leigh Cook lembrava a sua visão de Alice.
Buna ek olarak DiCaprio çekimler sırasında asla kendini tehlikede hissetmediğini belirtti.Apesar disso, DiCaprio falou que não houve nenhum momento em que ele se sentiu em perigo durante as filmagens.
Bazı ünlü grup hayranları şarkıyı çok takdir ettiklerini belirttiler.Muitos fãs de alto prestígio também expressaram apreço pela canção.
Stephenie Meyer kitap kapağındaki elmanın kitabındaki yasak meyveyi tasvir ettiğini belirtti.Stephenie Meyer declarou que a maçã na capa de "Crepúsculo" representa o fruto proibido do livro de Gênesis.
Gitarist Zack Hansen, kayıt sürecinin çok eğlenceli geçtiğini belirtti.O guitarrista, Zack Hansen explicou que "A lista de faixas foi muito divertido e todos tiveram um bom tempo".
Kayıtlara göre, Romalılar Antun tarafından gönderildiklerini belirttiler.Lá, gritou que os romanos a haviam tomado.
Eleştirmen James Berardinelli de bu yoruma katıldığı belirtti.O crítico James Berardinelli considerou sobre Firth que os dois papéis eram exatamente o mesmo.
Whedon "Şovdaki asıl amacın kadın gücü: sahip ol, kullan, paylaş" olduğunu belirtti.Ele explicou: " A primeira missão do show foi a alegria de poder feminino: tê-lo, usá-lo, compartilhá-lo. "
Ayrıca bu baloncuklardaki gazın oksijen olduğunu belirtti.Finalmente, descobre que os charutos continham o ópio.
Vazgeçerlerse onlara mesleklerine uygun görevler verileceğini belirtti.Se eles perdessem, ela os forçava a dar-lhes seus nomes.
5 milyar dolar civarı tutacağını belirtti.O projeto terá um custo aproximado de 5 Bilhões de dólares.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.Becky afirma sua família teve uma vida difícil.
Ayrıca orijinal kadrodan bazılarının 2012'nin başında ayrılacağını belirtti.Ele também disse que sua prioridade com a série é terminar o jogo no começo de 2012.
Slant Magazine'den Sal Cinquemani, şarkının "albümün geri kalanı için tanıtım niteliğinde" olduğunu belirtti.Para Sal Cinquemani, da Slant Magazine, a canção é um "anúncio para o resto do álbum".
Sanatçı, konseptin albüm adına bir gönderme olduğunu belirtti: "insanın kendisinden çıkan iyi ve kötü şeyler".Em seu livro Súplicas de Um Necessitado, afirma que "é uma arte sentir-se pobre e necessitado.
İdamdan sonra bundan pişman olduğunu belirtti. ^Mais tarde ele disse que se arrependeu desta decisão.
Hedi Slimane tarafından tasarlanan albüm kapağında Gaga, gotik bir temanın işlendiğini belirtti.As capas foram fotografadas por Hedi Slimane e possui um tema gótico, como descrito pela própria Gaga.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.O Comando da Aeronáutica informou que vai apurar as causas do ocorrido.
Her gece çekim yaptığı için "hep uykulu gezdiğini" ve "iyice kilo aldığını" belirtti.Sendo dito todas as manhãs, 'Cara, o que você fez na noite passada?' me deixa louco."
Bale, Batman'in daha olgun ve daha güçlü olduğunu da belirtti.E Wendell tenta então, tornar o tio um homem mais maduro e responsável.
Gerekçe olarak ise “Artık fazla kaslı ve erkeksi olduğunu, eskisi gibi ilgi çekmediğini” belirtti."Ele disse que sempre gostou de ser notório e não famoso".
Çin "derin taziyelerini" belirtti.Mas a China ainda tem que definir o que entende por uma "postura de dissuasão mínima".
Ancak Emre her zaman Fenerbahçe'ye hayranlık duyduğunu belirtti.A transferência foi muito comentada, pois ele era considerado um símbolo do Fenerbahçe.
Toplumumuzun kuruluşundaki önemli değerleri korumamız şu anda çok önemlidir." diye belirtti.Nós queremos ser respeitosos com o clima social em que estamos agora".
Sonraki yıl albüm haberini yineleyen Rakim, Pharrell Williams ile çalıştığını belirtti.As gravações do novo material contaram com a presença de Pharrell Williams.
Kupa kazanamamasına rağmen, Best kariyerinin en eğlenceli dönemini Fulham'da yaşadığını belirtti.O que ele não sabia, é que no Corinthians viveria a melhor fase de sua carreira.
Kendisinin devlete bağlı kalacağını belirtti.Estávamos confiantes em que o governo resistiria.
Vogue Paris Kloss'u 2000'lerin top 30 modeli listesinde belirtti.A Vogue Paris declarou Magdalena uma das 30 melhores modelos dos anos 2000.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Een paar soldaten zeiden dat zij getuige waren geweest van de executie van ongewapende gevangenen.
Buna karşı Peres Olmert’i desteklediğini ve Kadima’da kalacağını belirtti.Peres verklaarde dat hij Olmert steunde, en dat hij lid bleef van Kadima.
Hükümet sadece sistemin çöktüğünü belirtti.Hij wilde alleen het systeem kraken.
Stephenie Meyer kitap kapağındaki elmanın kitabındaki yasak meyveyi tasvir ettiğini belirtti.Stephenie Meyer verklaarde dat de appel het verboden fruit uit het boek Genesis voorstelt.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Zijn vrouw stopte hem toen ze vertelde dat ze zwanger was.
Alex Ferguson o zamanı kariyerindeki en karanlık dönem olduğunu belirtti.Alex Ferguson noemde het achteraf de slechtste dag uit zijn loopbaan.
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.Perry zegt dat het nummer gaat "over de magische schoonheid van een vrouw".
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Girl's Tyme won echter niet en Beyoncé vond later dat hun lied niet goed was.
Vogue Paris Kloss'u 2000'lerin top 30 modeli listesinde belirtti.Vogue Paris verklaarde dat ze een van de top 30 modellen was in de jaren 2000.
Tommy'nin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.Tom is zo verbijsterd dat hij wegloopt.
Türkiye ise söz konusu adaların kendisine ait olduğunu belirtti.Venezuela vond echter dat de eilanden bij hen hoorden.