Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?Творю ли я сам своё будущее, или же всё уже за меня предопределено, но я этого не знаю? Тогда свободен ли я?
Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?Чи майбутнє ще тільки має бути написане, чи воно вже написане, а ми просто не можемо його бачити?
Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?האם העתיד עוד צריך להכתב, או שהוא שכבר כתוב ואנו פשוט לא יכולים לראות אותו? אם כך, האם יש לי רצון חופשי?
Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?هل المستقبل غير مكتوب بعد، أم أنه مكتوب سلفا وفقط لا يمكننا رؤيته؟ وهل لدي إذن حرية الاختيار؟
Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?それとも もう書かれているけど 見えないだけなのか? でもそれなら 自分の意思ってあるの? そもそも僕って何なんだろう? ただ動くだけの生き物?
Gelecek doğal olarak belirsizdir.A jövő magától értetődően bizonytalan.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.De toekomst is inherent onzeker.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Die Zukunft ist naturgemäß ungewiss.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.El futuro es intrínsecamente incierto.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Il futuro è di per sé incerto.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.미래는 태생적으로 불분명합니다.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Le futur est intrinsèquement incertain.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Masa depan benar-benar tidak pasti.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.O futuro é incerto por natureza.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Przyszłość jest niepewna.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Tulevaisuus on luonnostaan epävarma.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Tương lai vốn không chắc chắn.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Viitorul este în mod inerent incert.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Το μέλλον είναι εκ φύσεως αβέβαιο.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Будущее по своей природе неопределённо.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.Бъдещето е по същество несигурно.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.מטבעו, העתיד אינו ברור.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.المستقبل غير مؤكد بطبعه.
Gelecek doğal olarak belirsizdir.しかし 科学が教えてくれていることが
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.A való-világ problémái gyakran ködösek és félreérthetőek és az összefüggés mindig változik.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Các vấn đề thực tiễn của cuộc sống thường khó hiểu và không rõ ràng và hoàn cảnh luôn luôn thay đổi.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.I problemi del mondo reale sono spesso ambigui e mal definiti e il contesto cambia in continuazione.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.현실세계의 문제는 모호하고 한마디로 정의하기 어렵습니다. 맥락과 여건이 늘 변하기 때문이죠.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Les problèmes du monde réel sont souvent ambigus et mal définis et le contexte change sans cesse.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Masalah di dunia nyata seringkali multi-tafsir dan sulit didefinisikan dan konteksnya selalu berubah
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Os problemas do mundo real são por vezes ambíguos e mal definidos e o seu contexto muda constantemente.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Prawdziwe problemy są często niejednoznaczne i niejasne, a ich kontekst ciągle się zmienia.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problemele lumii reale sunt adesea ambigui şi definite imprecis iar contextul este într-o continuă schimbare.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problémy skutečného světa jsou často mnohoznačné a špatně definované a jejich kontext se pořád mění.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problémy skutočného sveta sú často nejednoznačné a nejasné a kontext sa stále mení.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Verkliga problem är ofta tvetydiga och illa definierade och kontexten ändras hela tiden.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Τα προβλήματα της καθημερινότητας, είναι συχνά διφορούμενα και ασαφή και η συνάφειά τους αλλάζει συνεχώς.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблеми реального світу часто є неоднозначними і недоозначеними, і їхній контекст постійно змінюється.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблемите на реалния свят често са двусмислени и дефинирани лошо и техният контекст винаги се променя.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблемы реального мира зачастую неоднозначны и плохо определены, контекст постоянно меняется.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.הבעיות בעולם האמיתי לעתים קרובות מעורפלות ולא ברורות וההקשר משתנה כל הזמן.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.وغالبًا ما تكون مشاكل العالم الحقيقي غامضة وغير واضحة التعريف ودائمًا ما يتغير السياق المحيط بها.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.文脈は常に変わっていっています 賢い人はジャズミュージシャンのように
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Ale faktem je, že ta nejistota kolem je to co by nás mělo donutit pohnout.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Ale faktom je, že tá neistota okolo je to, čo by nás malo donútiť sa pohnúť.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.A verdade é que é essa parte de incerteza que nos devia fazer avançar.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.De fapt tocmai incertitudinea ar trebui să ne motiveze spre asta.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Die Tatsache ist, dass diese Unsicherheit uns Sorgen machen sollte.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.El hecho es que es esa parte incierta la que debería movilizarnos hacia esto.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Fakta bahwa ini tidak pastilah yang harus membuat kita bergerak.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Het zou die onzekerheid moeten zijn die ons hiernaar laat streven.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Il fatto è che proprio quell'incertezza dovrebbe spingerci all'azione.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.사실은, 그 불확실한 부분이 우리를 움직이게 하는 것입니다.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Le fait est que c'est cette part d'incertitude qui devrait nous pousser dans cette direction.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Tény, hogy egy része bizonytalan, és ez ilyen irányba mozgathat minket.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Thực tế là đó chính là những phần bấp bênh, không chắc chắn sẽ dẫn chúng ta về đây,
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Właśnia ta niepewność powinna jednak nas mobilizować.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Αυτή η αβεβαιότητα είναι που πρέπει να μας κάνει να κινητοποιηθούμε.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Но ведь именно неопределённость должна толкать нас на действия.
Gerçek şu ki, o belirsiz olan kısmını bizi bu yol boyunca götürmesi gerekli.Справа в тому, що ця невизначеність мусить рухати нас уперед.