Daha önce hesapladığımız sıklığın--şimdi biraz daha belirsiz çünkü---aslında rakkamlar var. -Pierwszy wynik mówił nam, że mieliśmy 0 orłów razy częstość występowania 0 orłów.
Daha önce hesapladığımız sıklığın--şimdi biraz daha belirsiz çünkü---aslında rakkamlar var. - -Předtím jsme zjistili... ... přesná čísla. ...
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.A ich propozycja wartości, jak zdali sobie sprawę później, była dość niejasna.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.가치제안 역시 매우 불분명했고요
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.Y su propuesta de valor, como incluso se dieron cuenta después, era poco clara.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.І їхня цінність пропозиції, як вони самі згодом і зрозуміли, була досить не чіткою.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.ومقترح القيمة لديهم لم يكن واضحًا، كما أدركوا ذلك لاحقًا.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.チャネルはWeb販売、展示会、直接販売と
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.Como dije, algunas veces no es fácil diferenciarlos.
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.Jak wcześniej wspomniałem, te relacje czasami się rozmywają.
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.앞서도 말했지만, 경계가 모호할 때도 있습니다
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.Як я сказав, інколи вони зливаються між собою.
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.كما قلت، أحيانًا تتداخل بين بعضها البعض
Dediğim gibi, bazen belirsiz olabiliyorlar.戦略的提携や共同事業 時にはコーペティションから始まったパートナーの関係が
"Değer Kümesi"nde mi, belirsiz. Ama bu soruyu çözdüğümüzde, "y",하지만 문제를 다 풀면
"Değer Kümesi"nde mi, belirsiz.Mas nós sabemos que ao final deste problema, y vai ser o domínio.
"Değer Kümesi"nde mi, belirsiz.المجال او النطاق
"Değer Kümesi"nde mi, belirsiz.この問題の終わりで、
Değil mi? Bu çok ilginç Belirsiz integral bize iki şey söylerAber 10 muss nicht eine exakte Nummer sein
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Că am aflat că putem lua concepte vagi ca depresia, alcoolismul, şi le putem măsura cu rigoare.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Chúng ta đã có thể đo lường những khái niệm mơ hồ như trầm cảm, nghiện rượu với sự chính xác cao độ.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Descubrimos que podíamos tomar conceptos poco claros como depresión y alcoholismo y medirlos rigurosamente.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.우리는 우울증, 알콜 중독 같은 애매모호한 개념을 엄격하게 측정할 수 있게 됐습니다.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Odkryliśmy, że można badać niejasne pojęcia jak depresja, alkoholizm, i mierzyć je z dużą precyzją.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Ora prendiamo concetti confusi come depressione, alcolismo, e li misuriamo con precisione.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Vi märkte att vi kunde ta luddiga koncept, som depression, alkoholism - och mäta dem noggrant.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.Открихме, че бихме могли да вземем мъгляви понятия като депресия, алкохолизъм и да ги измерим с точност.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.גילינו שאנו יכולים לקחת מושגים מעורפלים כמו דכאון, אלכוהוליזם, ולמדוד אותם בהקפדה.
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.بأننا إكتشفنا أننا يمكننا أخذ الأفكار المشوشة مثل الإكتئاب أو إدمان الكحول و قياسهما بدقة
Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük.精密な検査ができることに気づきました 精神疾患の分類も作ることができましたし
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""A dráma várakozás, bizonytalansággal keverve."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama adalah antisipasi dicampur dengan ketidakpastian."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama är väntan blandad med osäkerhet."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama er forventning blandet med usikkerhed.
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama is voorgevoel vermengd met onzekerheid."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama je očekávání promíchané s nejistotou".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir."Dramat jest oczekiwaniem zmieszanym z niepewnością".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""El teatro es una mezcla de anticipación e incertidumbre".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Hra je očakávanie zmiešané s neistotou."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Il teatro è anticipazione mescolata a incertezza."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Kịch họa là kỳ vọng được dẫn dắt bởi sự mơ hồ."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""드라마는 불확실성과 어우러진 기대와도 같다."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""O drama é a antecipação "misturada com a incerteza".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Teatrul este anticipare amestecată cu incertitudine."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Το θέατρο είναι ένα μείγμα προσμονής και αβεβαιότητας".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Драмата е очакване примесено с несигурност."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Драматургия — это ожидание, смешанное с неопределённостью".
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""הדרמה היא ציפיה מעורבת בחוסר-ודאות."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""الدراما هي التوقع مختلطة بعدم اليقين."
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir."取り巻かれた期待だ」という言葉です 信じられないほど 示唆に富んだ定義です
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Dijadikan-Nya para pemimpin kebingungan, sehingga mereka mengembara tanpa tujuan
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.El ia mintea căpeteniilor poporului, El îi face să rătăcească în pustiuri fără drum,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Elveszi eszöket a föld népe vezetõinek, és úttalan pusztában bujdostatja õket.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Er nimmt weg den Mut der Obersten des Volkes im Lande und macht sie irre auf einem Umwege, da kein Weg ist,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.han tager Jordens Høvdingers Vid og lader dem rave i vejløst Øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Høvdingene i landet fratar han forstanden og lar dem fare vill i et uveisomt øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Il enlève l`intelligence aux chefs des peuples, Il les fait errer dans les déserts sans chemin;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.만민의 두목들의 총명을 빼앗으시고 그들을 길 없는 거친 들로 유리하게 하시며
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Maan kansan päämiehiltä hän ottaa ymmärryksen ja panee heidät harhailemaan tiettömissä autioissa.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Odníma srdce hlavám ľudu zeme a činí to, aby blúdili po púšti, tam, kde niet cesty.