Ana içeriğe geç
Sözlük

belirli ile cümle

belirli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.L'Armillaria in realtà è un fungo predatore, che uccide alcune specie di alberi della foresta.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Podpňovka je parazitická huba, ktorá zabíja určité druhy stromov v lese.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Η Αρμιλάρια είναι στην πραγματικότητα ένας αρπακτικός μύκητας που σκοτώνει κάποια είδη δέντρων στο δάσος.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Армиллярия — это хищный грибок, убивающий определённые виды деревьев в лесу.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.הארמילאריה היא למעשה פטריה טורפת, שהורגת ביער זני עצים מסוימים.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.و الأرميلاريا في الواقع نوع من الفطريات المفترسة تقضي على انواع معينة من الأشجار الموجودة في الغابات
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.ある種の木を殺します より温和な言い方をすれば
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.De ez csak egybetűs aminosav- átírásokat használt, amely kihagy bizonyos betűket az ábécéből.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.그러나 이것은 단지 아미노산을 이용하여 특정한 알파벳 문자를 남겨두는 한 글자 짜리 부호였습니다.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.Mas utilizámos apenas traduções de uma letra de aminoácidos, o que deixa de parte certas letras do alfabeto.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.Но там использовалась однобуквенная транслитерация аминокислот, а это делает часть алфавита недоступной.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.Но това използваше само аминокиселинен еднобуквен превод, който изпуска някои букви от азбуката.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.וזה נעשה באמצעות תרגום של אותיות בודדות עם חומצות אמינו, כך שחלק מהאותיות באלף-בית נותרו בחוץ.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.ولكن باستخدام ترجمة حروف احادية لاحماض امينية مما ينتج عنه عدم إستخدام بعض الحروف الهجائية.
Ancak amino asitlerin alfabedeki karşılıkları belirli harflere denk geliyor.一文字表記を利用したものであり アルファベットの特定の文字が除外されたものでした このようにして 遺伝子コードの中に
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Aber wir beobachten auch, wie die Substanzen unter bestimmten Umständen miteinander reagieren.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Ale taktiež sme začali pozorovať ako reagujú medzi sebou v istých podmienkách.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Ezeken felül megfigyelhetjük, hogy adott körülmények között miképp reagálnak egymással.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.그런 반응이 어떻게 일어나는지 관찰되기도 합니다.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Ma abbiamo anche cominciato a osservare come questi elementi reagiscono tra loro in certe circostanze.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Maar we gaan ook zien hoe ze met elkaar reageren in bepaalde omstandigheden.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Mas começamos também a observar como reagem umas com as outras em determinadas circunstâncias.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Nhưng chúng ta cũng quan sát cách các vật thể đó phản ứng với nhau
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Vi mennesker begyndte også at observere, hvordan stoffer kan reagere med hinanden under visse omstændigheder.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Zároveň jsme si začali všímat, jak spolu reagují v daných podmínkách.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Αλλά αρχίζουμε επίσης να παρατηρούμε πώς αντιδρούν μεταξύ τους σε διάφορες περιστάσεις.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Але ми також почали спостерігати, як вони взаємодіють один з одним за певних обставин.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.Мы начали замечать, как они реагируют друг с другом при определенных условиях.
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.אנחנו מתחילים לראות גם איך הם מתנהגים אחד עם השני במצבים מסוימים
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.الا اننا بدأنا نلاحظ عن كثب كيف تتفاعل مع بعضها بظروف معينه
Ancak biz yine belirli şartlarda birbirleriyle nasıl etkileştikleriniz gözlemlemeye başlıyoruz.ここにはそういう物質の写真がいくつかあります.
Ancak bunlar arasında 72 kuralı belirli bir sürede yıllık bileşik etkiyi hesaplamak için en başarılı olanı.Ale pravidlo 72 bývá nejtypičtější, zejména když hovoříte o složeném úroku po určitá časová období.
Ancak bunlar arasında 72 kuralı belirli bir sürede yıllık bileşik etkiyi hesaplamak için en başarılı olanı.Ale zasada 72 bywa najbardziej właściwa, zwłaszcza, jeśli mówisz o składaniu się pewnych okresów czasu.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Aber in der Mitte hier gibt es so eine Art fixen Punkt.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Ale pro vás je to hodnota, která se bude nacházet ve středu.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Ampak imamo nekakšno izhodiščno točko, ki se nahaja v sredini.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Dar ai un fel de punct fix acolo care va fi în mijloc.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.De mindenkinél van egy alap pont, amelyet középre helyezünk.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.중앙에 있는 지점이 여러분의 일종의 기준점이 되는 것이죠.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Maar je hebt een soort vaststaand punt daar dat in het midden staat.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Ma esiste un punto fisso che sarebbe nel mezzo.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Mais vous avez une sorte de point de départ ici qui devrait être au milieu.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Men man har et udgangspunkt her, der vil være i midten.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Men vi får en utgångspunkt där, som skulle vara i mitten.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Pero tu tendrás un tipo punto desde donde comienzas a estabilizarte el cual sería en medio.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Przy czym każdy ma pewien stały punkt, mniej więcej na środku.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Tapi Anda dapat semacam keadaan di mana ada di tengah.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Thế nhưng bạn có một điểm quyết định ở đây, điểm sẽ ở giữa.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Αλλά έχετε ένα συγκεκριμένο σημείο που βρίσκεται στο κέντρο.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Но вие имате нещо като средна стойност, която би била в средата.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.Но в центре будет некая контрольная точка.
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.אבל יש לך שם סוג של נקודת הגדרה שתהיה באמצע
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.ولكن لديك نقطة محددة هناك تكون في الوسط
Ancak ortada olacak bir tür belirli bir ayar noktası var.中心点のレベルがわかっていれば
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veModeli in kategorije kriminala se lahko prekrivajo, tako kot populacije, na katere se nanašajo.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veMohou se překrývat, stejně jako se mohou překrývat i skupiny populace, jichž se týkají.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veTypisk har undersøgelserne kigget på mønsteret af overtrædelser inden for kontrollerede befolkningsgrupper,
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZarówno modele, jak i kategorie przestępstw mogą się pokrywać, podobnie jak populacje, których dotyczą.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZum Zusammenhang zwischen Drogenkonsum bzw. -handel und
Anket, bir popülasyonda zamanın belirli bir noktasında görülen durumu tanımlamak için kullanılır.Una encuesta se utiliza para describir una situación en una determinada población y en un momento concreto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
belirli ile cümle - Sayfa 36 - belirli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App