Uyandırıcı (Evoker): Uyandırıcılar orman konaklarının belirli odalarında tek seferde canlanırlar.Prokopi näitab metsas ajutise eluaseme ööbimisaseme püstitamist.
Belirli bir hayat tarzını karakterize eden mekanlar olmalıdırlar.Kategooriad on teatud laadi olemused, millele omistatakse teatud olemisviise.
1.Bir Avrupa çerçeve yasası, belirli bir hizmetin serbestleşmesine ulaşma tedbirlerini belirler.1.Eurooppapuitelailla vahvistetaan toimenpiteet tietyn palvelun vapauttamiseksi.
1.Bir Avrupa çerçeve yasası, belirli bir hizmetin serbestleşmesine ulaşma tedbirlerini belirler.1.Măsurile pentru realizarea liberalizării unui serviciu determinat se stabilescprintr-o legecadru europeană.
1.Bir Avrupa çerçeve yasası, belirli bir hizmetin serbestleşmesine ulaşma tedbirlerini belirler.1.Swobodęprzepływu usług w dziedzinie transportu regulują postanowienia sekcji dotyczącej transportu.
215,000 $ olarak belirliyor demektir.. ..$215,000と見なし それは、株式の帳簿価額の
7. kromozomdaki belirli bir gende hangi değişimin olduğunu fark edenMolekulární podstatu cystické fibrózy objevila moje výzkumná skupina společně s jinou v Torontu v roce 1989.
7. kromozomdaki belirli bir gende hangi değişimin olduğunu fark edenМолекулярну основу муковісцидозу відкрила 1989 року моя група у співпраці з групою з Торонто.
7. kromozomdaki belirli bir gende hangi değişimin olduğunu fark edenהגורם המולקולרי של הסיסטיק פיברוזיס נתגלה ב-1989
7. kromozomdaki belirli bir gende hangi değişimin olduğunu fark edenالتليف الكيسي تم اكتشاف الجزيئات المسببة له في 1989
7. kromozomdaki belirli bir gende hangi değişimin olduğunu fark edenトロントの別のチームと 共同で発見しました
Afrika'da belirli miktarda bir genetik çeşitliliğin olduğunu görürsünüz.어느정도의 유전자 차이가 있는 것을 볼 수 있죠.
Afrika'da belirli miktarda bir genetik çeşitliliğin olduğunu görürsünüz.תמצאו שונות גנטית מסויימת באפריקה.
Afrika'da belirli miktarda bir genetik çeşitliliğin olduğunu görürsünüz.سوف تجد طيفاً من الاختلافات الجينية في أفريقيا
Afrika'da belirli miktarda bir genetik çeşitliliğin olduğunu görürsünüz.そしてアフリカ以外の地域では
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Nous entendons par 'stupidité'
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Prostie inseamna, lipsa de informatii in privinta anumitor tipuri de probleme.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Невежество - это нехватка у людей информации относительно определенного рода проблем.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Нежество означава липсата на информация за конкретни проблеми.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.טיפשות משמעותה, חוסר במידע ביחס לסוגים מסוימים של בעיות.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.نقص المعلومات بشأن أنواع معينة من المشاكل.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.A medzi našim náradím sú dnes isté nástroje, ktoré nám to umožňujú.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.A my už dnes máme jisté nástroje, které nám dovolí toho dosáhnout.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.En wij hebben bepaalde gereedschappen in onze kist die ons dat mogelijk maken.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Et il y a certains outils dans notre boîte à outils qui nous permettent de faire ça aujourd'hui.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Hoje há certas ferramentas no nosso estojo que nos permitem fazer isso.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.그리고 우리의 도구함에는 오늘날 이러한 것을 가능케 하는 도구들이 있습니다.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Meillä on muutamia työkaluja siihen nykyään.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Napjainkban már vannak bizonyos eszközeink arra, hogy ezt megtehessük.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Och det finns vissa verktyg i vår verktygslåda som tillåter oss att göra detta idag.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Şi anumite instrumente de care dispunem astăzi ne permit să facem acest lucru.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Und das erlauben uns gewisse Werkzeuge aus unserem Werkzeugkasten von heute.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.W naszym zasięgu są konkretne narzędzia, które nam to umożliwiają.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Y existen ciertas herramientas que nos permiten hacer eso hoy en día.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Και υπάρχουν ορισμένα εργαλεία στην εργαλειοθήκη μας που μας επιτρέπουν να κάνουμε αυτό σήμερα.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Има дадени инструменти в нашата кутия, които ни позволяват да правим това днес.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.И у нас в запасе есть инструменты которые позволяют нам делать это сегодня.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.ויש כלים מסויימים בארגז הכלים שלנו שמאפשרים לנו לעשות זאת היום
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.واليوم توجد عدة أدوات في صندوق الأدوات الخاص بنا والتي تمكننا من القيام بالحوار
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.肉体と対話する能力3つの例を
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Aber ich bin hier optimistisch. Ich glaube es gibt einige klare Sachen die wir machen können.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Ale ja podchodzę do tego pozytywnie. Myślę, że jest kilka oczywistych rzeczy, które możemy zrobić.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Ale jsem v tomto optimistický, myslím, že existuje několik jasných věcí, které můžeme udělat.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Ale som v tomto optimistický, myslím si, že existuje niekoľko jasných krokov, ktoré môžeme urobiť.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Dar, sunt optimist si cred ca sunt cateva lucruri clare pe care le putem face.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.하지만 전 여전히 낙관적입니다. 우리가 분명하게 할 수 있는 일이 있으니까요.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Maar ik ben optimistisch, ik denk dat er een aantal duidelijke dingen zijn die we kunnen doen.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Mas estou optimista quanto a isto, acho que há algumas coisas claras que podemos fazer.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Ma sono ottimistico a riguardo, penso che ci siano alcune cose buone che possiamo fare.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Mégis optimista vagyok, mert van néhány egyszerű dolog amit tehetünk.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Pero soy optimista sobre esto, pienso que hay algunas cosas claras que podemos hacer.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Tapi saya optimis tentang ini, saya pikir terdapat beberapa hal yang jelas yang dapat kita lakukan.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Tuy nhiên tôi lạc quan về việc này, tôi nghĩ có 1 số điều rõ ràng mà chúng ta có thể làm.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Αλλά είμαι αισιόδοξος για αυτό, και νομίζω πως υπάρχουν μερικά ξεκάθαρα πράγματα που μπορούμε να κάνουμε.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Но аз съм оптимист относно това, мисля, че има някои определени неща които може да направим.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.Но я оптимистичен по этому поводу, Я думаю есть ясные вещи, которые мы можем сделать.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.אך אני אופטימי בקשר לכך, לדעתי יש כמה דברים ברורים שעלינו לעשות.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.لكنني متفائل إزاء هذا, واعتقد بأن هناك بعض الأمور الواضحة التي يمكن فعلها.
Ama ben bu konuda iyimserim, ve bu konuda yapabileceğimiz belirli şeyler var.いくつか私たちに出来る事が、はっきりしていると思うのです。 まず最初に、現在、数多くのテストが実施されており
Ama eğer bazı belirli şeylerle karşılaşmasaydım, olabileceğimden daha iyi olduğumu da biliyorum.Aber ich bin doch besser, als ich wäre, wenn nicht bestimmte Dinge meinen Weg gekreuzt hätten.