Tekel, karını maksimize edecek bir şekilde fiyat ve miktar belirler.莫莉單憑技巧賺得大筆金錢及小費。
T algoritması TQBF i belirler.Algorithm 算法。
Araçların ilerleme hızı bir yolun kapasitesini belirler.魔法能力是能高速移動。
Matüridî, bilgi edinme yollarını duyular, haberler ve akıl olarak belirler.真部管理著新聞,娛樂,和文學。
Çoğunlukla -p ile birlikte kullanılır. -m: Oluşturulan dizinin, erişim izinlerini belirler.不過圭一說大半都是他的工作場所,禁止出入。
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.보안(保安)은 위험, 손실 및 범죄가 발생하지 않도록 방지하는 상태를 가리킨다.
Suyun pH oranı asitlik ya da alkalilik oranını belirler.수소 이온 농도(pH)는 물질의 산성과 알칼리성 정도를 나타내는 수치이다.
Bunun yerine, karakteristik bir fonksiyon her birleşmedeki bedeli belirler.대신 특성함수가 각 연합의 보상을 결정하게 된다.
En yüksek rakamı söyleyen kozu belirler.점수판에는 가장 높은 점수가 표시된다.
Yani düşünsel içerik rüyanın şeklini belirler.라는 의문을 품음으로써 꿈임을 자각하는 방법이다.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.이 역시 사랑의 가치를 강조하기 위한 설정이다.
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.“수원행 오재석, "내년 모든 대회 우승을 안기겠다"”.
Konsey her sene oylama ile ev sahibini belirler.집정관은 매년 민회의 투표를 거쳐 2명이 선출된다.
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.בכל קיץ, כתבו המפיקים בכלליות את קווי העלילה לעונה הבאה.
Bir kadın kimonosunun resmiyet derecesini genellikle kumaşın cinsi, deseni ve rengi belirler.מידת הרשמיות שבקימונו הנשי נקבעת על פי רוב על ידי הדוגמה, האריג והצבע.
Ödül için adayları jüri üyeleri belirler.נימוקי השופטים להענקת הפרס.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.שוויון ערך הפעילויות.
Bu kuralları devlet belirler.השלטון במדינות הללו צריך להיות דיקטטורי.
Ölçülen derece olarak krem yatağının derinliği sütün kalitesini belirler.גובה הקרם קובע את איכות החלב.
Radyo astronomi dekametre dalgaboyundaki radyasyonu belirler.קרינה מהכוכב מעורר את החלקיקי בדיסקה.
Fırçanın tipi kullanım amacını belirler.גודלו של הכד מותאם למטרת השימוש בו.
Galaktik merkezden uzaklaşmak bu bölgeyi belirler.ומקיפים את מרכז הגלקסיה.
Lopez kendini film ve müzik endüstrilerinde önemli bir kişi olarak belirler.ריצ'רדס נחשבת כמי שפעלה רבות למען תעשיית הסרטים והמוזיקה בטקסס.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.ההשרצה מתרחשת בקיץ.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.В някои култури сумптуарни закони регулират това, което мъжете и жените са задължени да носят.
Ödül için adayları jüri üyeleri belirler.В Журито не могат да участват лица, свързани с кандидатите за наградата.
Gözün konumu gördüğü küçük resimleri hangi bölüm de olduğunu belirler.Кой има сила твойте картини да забрави?
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Не самото изчервяване, а страхът от него.
Alkalin ve hidrolik öğelerin oranları bağlayıcı maddenin niteliğini belirler.Степента на хидрофобни и хидрофилни части определя степента на разделяне.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Те създавали дори свои фамилни династии.
Bucak müdürünün hangi bucakta görev yapacağını vali belirler.Трябва то да сочи кои управници са необходими в даден момент.
Çünkü ya koçtan gelen oyunları takıma aktarır ya da oyunu kendisi belirler.Вие сте хулиган по природа или просто искате да играете тази роля в играта.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Те се концентрират върху факти, установени стандарти и договори.
En yüksek organ olan kongre her yıl toplanarak örgütün ilkelerini ve üyelik koşullarını belirler.Съветът заседава четири пъти годишно, като определя принципите и общите насоки на политиката.
Çocuk doğduğunda kaderini belirler.Svakome čovjeku pri rođenju kroje sudbinu.
Eğer bir oyuncu sakat ise onun yerine başka bir oyuncuyu NBA ligi başkanı belirler.Ako je neki od izabranih igrača ozlijeđen, zamjenu mu određuje povjerenik NBA lige.
Her bireyin renk miktarı göz renginin görünümünü belirler .Količina pojedine boje kod pojedinca određuje izgled njegove/njezine boje očiju.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.A tko jednom postale kralj ili kraljica u Narniji, ostaje to zauvijek.
Aksiyonlar bir olay gerçekleştiğinde ne olacağını belirlerler.Svi će uvidjeti da se događa nešto znakovito.
Bu anlamda da ücretleri gıdaların ve temel ihtiyaçların fiyatı belirler.Povećale su se cijene, posebice hrane i osnovnih životnih potrepština.
Belirli bir bilgisayar için seçilen komut kümesi bu bilgisayarın makine diliyle yazılımlanmasını belirler.Određeni niz instrukcija koje određeno računalo može obraditi naziva se strojni kod.
Molekülün özelliklerini ve kimyasal tepkimelerini belirlerler.Určujú charakteristiku a chemickú reaktivitu molekúl.
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.Každé leto producenti vymýšľali dej pre nasledujúcu sériu.
Bandrol vize harçlarını Dışişleri Bakanlığı belirler.Nostro účet zrýchľuje zahraničný platobný styk.
Eliptik eğrinin boyutu aynı zamanda problemin zorluğunu da belirler.Veľkosť eliptických kriviek určuje obťažnosť problému.
Daha sonra panel, bunlar arasındaki en iyi üç adayı belirler.Bez obáv možno povedať, že najlepší z tejto trojice.
Ürün için para teklif edilir ve satıcılar da ürün için fiyat belirlerler.Existuje teda rozdiel medzi trhovou cenou a cenou, za ktorú sú firmy ochotné vyrábať.
Her gün gökyüzünde onu taşıyan geminin rotasını belirler.Čezenj vsakodnevno v svoji ladji potuje bog Sonca.
Parametresi belirler.Avstenit je paramagneten.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Najpomembnejši se pojavljajo poleti.
Oyunun başında oyuncu ırkını, ırkının prensiplerini ve teknolojik tercihlerini belirler.Namesto tega mu je podelil notranji princip dejavnosti, naravo.
Az zaman sonra bir oğlu olur ve adını Samson olarak belirler.Prav tako rodi sina in ga imenuje za Lintona.
Bu tahminlerin uygunluğu ve belirliliği, bir kuramın potansiyel olarak ne kadar kullanışlı olduğunu belirler.Točnost in uporabnost lestvice so v nedavni raziskavi postavili pod vprašaj.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Predstavnik entitete si z organizacijo letnega kongresa zagotovi mesto v odboru.
Kubbe aynı zamanda camiinin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler.V sredini stranic pridejo tudi zelo blizu zunanjemu delu glavnega asteroidnega pasu.
Daha sonra panel, bunlar arasındaki en iyi üç adayı belirler.Do takrat je zbral 3 uvrstitve med najboljše tri.
Bu kurultayda her parti resmen adayını belirler.Ob vojaških proslavah predvajajo celotno besedilo.
Bucak müdürünün hangi bucakta görev yapacağını vali belirler.Prezidiumas nusprendžia, kuris iš viceprezidentų užims ir iždininko pareigas.
DNA üzerinde bulunan belli bir dizi, RNA sentezinin nerede sona ereceğini belirler.Norint padauginti esamą DNR seką, reikia žinoti, kokie nukleotidai yra jos galuose.
Parametresi belirler.Parametrinė statistika.