Ana içeriğe geç
Sözlük

belirler ile cümle

belirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Γίνεται αναφορά στις ευρωπαϊκές αξίες και πρότυπα.
Kireç miktarı suyun sertliği/yumuşaklığını belirler. c.Κακή στεγανότητα της πλήρωσης της αριστερής υδροδόκης. γ.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.De følger deres egen dynamik.
Yapılacak işlere ilişkin yıllık programları belirler.Disse opgaver planlægges i årlige arbejdsplaner.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.Reglerne er forvirrende forskellige for, hvem der bliver dronning eller konge.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.Sikkerhed er graden af beskyttelse mod fare, beskadigelse, tab og kriminalitet.
Senatoyu ise sultanlar belirler.Hele staten er senatorernes valgkreds.
Avantaj ve dezavantajlarını ekonomiklik koşulunu da göz önüne alarak belirler.Samfundsøkonomiske fordele og ulemper ved prisstabilitet.
Liderler kurumsal değişim ihtiyacını belirler ve değişime öncülük ederler.Ledelsen opløser eksisterende struktur, og gennemtvinger en ændring.
İki siyah veya kahverengi alt türüne sahip olan Eumelanin, saç renginin karanlığını belirler.Eumelanin, som har to undertyper av svart og brunt, bestemmer hvor mørkt hårfargen er.
Varsayalım bir Levi-Civita bağlantısı var bu teklik belirler.Når disse kravene er oppfylt, har man en Levi-Civita-konneksjon.
Her günün sonunda yeraltı dünyasına inerek, ölülerin kaderini belirler.Han hviler i underverden hver eneste måned og når han er der avgjør han skjebnen til de døde.
Descartes farklı madde türlerinin arasındaki farkı da belirler.Pattedyras atferd varierer mellom de mange ulike artene.
Ürün için para teklif edilir ve satıcılar da ürün için fiyat belirlerler.Hva vil en kjøper gi for produktet, hva er en akseptabel pris?
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Kravene til disse framgår av forskrifter og standarder.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Dette arrangementet blir holdt på sensommeren.
Buna göre, ekonomik koşullar ve baskın üretim araçları toplumsal yapıyı belirlerdi.Derimot var privat eiendomsrett og privat initiativ ansett som motoren i samfunnsøkonomien.
Konsey her sene oylama ile ev sahibini belirler.Medlemmene velger ordfører og viseordfører hvert år.
Jordanes, "Ursus, Roma askeri" olarak tek bir suikastçıyı belirler.Jordanes mengidentifikasi satu pembunuh sebagai "Ursus, seorang prajurit Romawi".
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.Dalam beberapa budaya, hukum mengatur apa yang pria dan wanita diharuskan memakai.
Amaç bir neden'in bozukluk mu ya da problem mi olduğunu belirler.Mengapa; untuk menanyakan sebab atau alasan terjadinya sesuatu.
Az zaman sonra bir oğlu olur ve adını Samson olarak belirler.Karena sering diucapkan, maka akhirnya Equal berganti nama menjadi Samsons.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Adalah ekspresi dari kebutuhan dan keinginan customer.
İnanışa göre, "Cılka Han", çocuk doğduğunda onun kaderini belirler.Sedangkan, ide tentang “Ada” bermula dari kebahagiaan akan lahirnya anak-anak mereka.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Ketua Komite Tetap Kongres Rakyat Nasional.
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.Album ini merupakan album terakhir dari grup musik ini.
Akışta viskozite etkisi üçüncü bir sınıflandırma belirler.Pengaruh viskositas dalam aliran memberikan klasifikasi ketiga.
Belirli bir bilgisayar için seçilen komut kümesi bu bilgisayarın makine diliyle yazılımlanmasını belirler.Suatu himpunan perintah khusus yang didukung oleh komputer tertentu diketahui sebagai bahasa mesin komputer.
Emekliliğine yakın olan Hamilton, kardeşlerin yöntem ve kişiliklerini hızla belirler.Marcus, mendekati pensiun, dapat menentukan kepribadian dan cara perampok bersaudara ini dengan cepat.
TOEFL'dan alınması gereken notu gene üniversite belirler.Catatan lain mengenai kesenangan bermain komodo didapatkan dari Universitas Tennessee.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Hơn nữa, sau này cũng sẽ xác định phần lợi nhuận, nếu có, mỗi nước Cộng hòa sẽ nhận được.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.Đồng thời phần này cũng cho biết điều ước của nhân vật.
İçeriğinin doğasını ancak onu kullanan yazılım belirler.Kí tự trong dấu ngoặc đơn là chữ cái dùng khi viết.
Nehir, güneyde Ontario (Kanada) ile New York (ABD) arasında doğal uluslararası sınırı da belirler.Một đoạn sông là biên giới quốc tế giữa Ontario, Canada và tiểu bang New York, Hoa Kỳ.
Oyunun başında oyuncu ırkını, ırkının prensiplerini ve teknolojik tercihlerini belirler.Trò chơi bắt đầu bằng cách chọn ra một chủng loài, hành vi và công nghệ của chủng loài đó.
En yüksek rakamı söyleyen kozu belirler.Đây là chi có số lượng loài được mô tả lớn nhất.
Kağıt kebabın kalitesini pişirilme süresi belirler.Đây là giai đoạn quan trọng quyết định phẩm cấp các loại thịt bò Kobe.
Latinceden gelen bu konudaki kural: ya da Vezir (karenin) rengi(ni) belirlerdir.アイヌ語の「ラニ」〔坂〕、あるいは「ラウアン(ラワン)」〔底所(深み)・ある〕に由来するとされる。
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.それこそがサービスの真髄である。
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.そのような原則や基準を守る。
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.夏の出来事という設定。
Tarih ve saat seçeneğini belirlerse, hatırlatıcının kapanacağı son tarih ve saati değiştirebilir.オプションで引数に時刻を指定しない場合は、最終アクセス時刻と最終変更時刻として現在の日付と時刻を使用する。
Gidilecek yeride ibibik kuşunun öttüğü yer olarak belirlerler.生息地ではバナナを食害する害獣とみなされることもある。
Nisan 1906’da Çarlık hükümeti yayınladığı temel yasalarla yeni siyasi düzenin sınırlarını belirler.1906年4月、政府は新しい秩序に制限を加える基本法を公布した。
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.同年初の年間勝利数一位。
Aksiyonlar bir olay gerçekleştiğinde ne olacağını belirlerler.作中ではこう言った出来事がなんども起こる。
Aynı zamanda Topyolu Şavşat ve Ardahan Arasındaki sınırı da belirler.さらに、ネタとネタの間に地声でのトークを挟んでいる。
Konsey her sene oylama ile ev sahibini belirler.委員会は毎年議長を互選している。
Belirli bir bilgisayar için seçilen komut kümesi bu bilgisayarın makine diliyle yazılımlanmasını belirler.ある特定のコンピュータがサポートする特定の命令セットをそのコンピュータの機械語と呼ぶ。
Kazananı, İskandinav Kurulu tarafından belirlenen NORDBOK komitesi belirler.受賞者は、北欧理事会が指名した裁定委員によって選ばれる。
Suyun pH oranı asitlik ya da alkalilik oranını belirler.水のpHはアルカリ度または酸性度の基準である。
Az zaman sonra bir oğlu olur ve adını Samson olarak belirler.誕生した男子はサムソンと名付けられる。
Geri kalan 7 hakemin puanı GOE'yi belirler.時の秘石 7つ集めるとゴーデスの秘密が明らかになる。
Ancak bu yansıtma biçimini toplumsal değerler belirler.これは社会の価値観が反映しているからだ。
Ayrıca ikili test sadece kromozom bozuklukları açısından riski belirler.両菌はグラム染色によって判別が可能である。
Mekanizmanın hızını yavaş olan adım belirler.ここでは敵ミサイルの速度が早くなる。
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.優先座席ステッカーを大型化。
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.番組の末期は完全に音楽情報番組と化していた。
Somali vize politikası Somali'de kullanımı ve vize edinimini belirler.索马里签证政策介绍索马里签证的获得与使用。
Anayasanın 20. maddesine göre hükümet millî politikayı belirler ve yürütür.第二十条规定:政府决定并指导国家的政策。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod