Sistemin nasıl kurulacağını uygulama kısıtlamaları belirler.Ці точки гарантують, що система буде дозволена.
Üretim, kentte kurulan yapıların ve askerlerin ne kadar süre içinde tamamlanacağını belirler.Виробництво вихначає як швидко в даному місті виконується будівництво і найм юнітів.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.В Ізраїлі, той, у кого день народження, може відчути себе королем чи королевою.
Mekanizmanın hızını yavaş olan adım belirler.Потужність установки поступово нарощували.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Тут будують не просто паркан, а Стіну.
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.Цей концертний альбом став останнім диском в кар'єрі музиканта.
Viral virülans faktörleri enfeksiyona neden olurlar ve meydana gelen viral hastalığın ciddiliğini belirlerler.Вірусні фактори вірулентності визначають, чи інфекція відбувається, і наскільки тяжкі симптоми хвороби.
Kimin hangi mesleği yapacağını kast sistemi belirler.Щоб активувати режим What If?
Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler.Tyto a další vlastnosti popisují, jaké druhy ryb nebo jiných živočichů mohou v akváriu úspěšně žít.
Bir kadın kimonosunun resmiyet derecesini genellikle kumaşın cinsi, deseni ve rengi belirler.Úroveň formálnosti u ženských kimon je obvykle určena vzorem, látkou a barvou.
Doğacak çocukları belirler.Rodí živá mláďata.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Jaké jsou potřeby a hodnoty zákazníka?
İnsanın içinde bulunduğu koşullar içinde yaptığı tercihleri onun kim olacağını ve ne olacağını belirler.Lži, Kdo smí koho zprostit slibu a za jakých okolností.
Aynı zamanda Topyolu Şavşat ve Ardahan Arasındaki sınırı da belirler.Prochází zde také hranice mezi povodím Moravy a Váhu.
Bir süre sonra oylama kurulu, gizli oylama yöntemiyle kazananları belirler.V tajném hlasování opět všichni určí vítěze.
Elektrik akımının değeri ve süresi çarpılmanın insan üzerindeki tahribatını belirler.Kvůli poškození stroje času musejí v poušti nechat Mr.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.Hlava tohoto cechu byla mezi žebráky tradičně oslovována jako král či královna.
Vurmalı çalgılar genel olarak bir müzik parçasında ritmi belirler.Rytmikou se obvykle rozumí rytmická sekce v hudební skupině.
Pilot bunu sabit noktaları belirlerken kullanır.Tahač byl vybaven standardní točnicí.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.Otázkou také zůstává kvalita služeb poskytovaných státem.
Emekliliğine yakın olan Hamilton, kardeşlerin yöntem ve kişiliklerini hızla belirler.Hamilton, care este aproape de pensionare, determină repede metodele și personalitățile fraților.
Hamilton, soygunların kalıbından sonuç çıkartır ve sıradaki hedefi belirler.Hamilton realizează că exista un tipar pentru jafuri și stabilește care este următoarea lor țintă.
Bu nedenle elektron çiftleri molekülün son geometrisini belirler.Astfel, numărul de perechi de electroni determină geometria finală acceptată de aceștia.
Senatoyu ise sultanlar belirler.Senatorii erau numiți de sultan.
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.La sfârșitul anului avea 72 de meciuri câștigate într-un an.
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.Cadența indică sfârșitul unei fraze muzicale.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Se identifică clienții și cerințele lor.
Dönen çarkın aksı dönüş eksenini belirler.Capitolul XLII Întoarcere de generozitate.
Kadın, bir parola belirler ve suikastın yapılacağını bu parolayla bildireceğini söyler.Spune parola și descoperă că înăuntru are loc un ritual sexual.
Bu komite üye ülkelerin sözleşmede düzenlenen taahhütleri yerine getirip getirmediklerini belirler.Curtea de justiție verifică întâi dacă acel stat a încălcat sau nu obligațiile ce-i revin prin Tratatul UE.
Akışta viskozite etkisi üçüncü bir sınıflandırma belirler.Discul recuperat s-a dovedit a fi o capcană întinsă de Facțiunea a Treia.
Dokudaki ilaç konsantrasyonu ilacın reseptörler üzerindeki etkisini belirler.Activitatea intrinsecă a medicamentului semnifică capacitatea acestuia de a acționa acel receptor.
Ürün için para teklif edilir ve satıcılar da ürün için fiyat belirlerler.Dacă oamenii au încredere în produs, sunt dispuși să dea bani.
Anayasal dil alanları bölgelerinde resmi dilleri belirler.Actele oficiale sunt totuși redactate în limba regiunii.
En anlamlı bit öngörüyü belirler.Propoziția analizabilă are cel puțin predicat.
Anayasal dil alanları bölgelerinde resmi dilleri belirler.Meghatározza a térségekben élő népcsoportokat és a hivatalos nyelveket.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.A vállalat kielégíti a fogyasztói igényeket, szükségleteket.
Amaç bir neden'in bozukluk mu ya da problem mi olduğunu belirler.Felmerül a kérdés, ez az ok már abszolút-e vagy esetleges?
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Mint a legtöbb macskafaj, ez is magányosan él.
Göz mercekleri daha sonra gözlemlenebilir dünyanın görüş alanının ve büyütmesinin nasıl değişeceğini belirler."Változtasd meg az érzékelésed arról, hogy valójában hogyan is néz ki és működik a világegyetem.
Bu etkileşimi EMR'nin dalga boyları belirler.Ez a fajta humor terjed egészen a szóviccektől a mások nevén való viccelődésig.
Bir süre sonra oylama kurulu, gizli oylama yöntemiyle kazananları belirler.Nincs más fegyverük csak a dumájuk, a közönség titkos szavazással dönti el, hogy ki nyer.
Mantık düşünmenin evrensel kurallarını, dil bilim ise o dile özgü kurallarını belirler.Az ész egyetemes érvényű törvényei, azaz az erkölcsi törvénynek kell parancsolni az akaratnak.
Bu Hathor-Sekhmet tanrıçalarının da özelliğini belirler.Így alakult ki a Mut-Uadzset-Basztet istenháromság.
Parametresi belirler.Párhuzamos dimenziók.
Kuantum durumu sistemde gerçekleşen her türlü ölçümün sonucunu belirler.Egy rendszer állapotán állapotjelzőinek összességét értjük.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Se tarjoaa “päämääriä, normeja ja standardeja”.
Donanımların temel iletişim protokollerini belirler.Tietoa työkalujen avainväleistä.
UEFA ülkeler sıralaması aynı zamanda hangi takımın turnuvaya hangi kademeden başlayacağını da belirler.EHF:n maaranking ratkaisee, mitkä joukkueet pääsevät turnaukseen ja millä kierroksella ne aloittavat.
Gerekli olan odyolojik tedaviyi belirler, uygulama takibini kontrol eder.Joka kontrolloi Dyyniä, kontrolloi rohtoa.
Muhtarları halk adına köyün ileri gelenleri sayılan 3 – 5 kişi bir araya gelerek belirlerdi.Asiakkaiden vaatimuksesta vanhat sarjat 5-10 palautettiin uudelleen tuotantoon.
Bu arada ülkedeki süper kahramanlarda taraflarını belirlerler.Näinä päivinä supersankarit ovat kuitenkin ystävystyneet.
Ticaret bankaları ise faizlerini müşterilerini göz önünde bulundurarak belirler.Materiaalit pitää järjestää asiakkaat huomioon ottaen.
Bu kodon büyümekte olan peptit zincirine bağlanacak olan bir sonraki amino asidi belirler.Isompi alayksikkö katalysoi muodostuvan peptidiketjun aminohappojen liittymistä toisiinsa.
T algoritması TQBF i belirler.Suomentanut Alpo Rönty.
Her günün sonunda yeraltı dünyasına inerek, ölülerin kaderini belirler.Στο τέλος κάθε μέρας κατεβαίνει στον Κάτω Κόσμο, όπου αποφασίζει για τη μοίρα των νεκρών.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Επιπλέον, η τελευταία θα καθόριζε επίσης το μερίδιο των κερδών, εάν υπήρχαν, που κάθε Δημοκρατία θα λάμβανε.
Her bireyin renk miktarı göz renginin görünümünü belirler .Σημαντικό διακριτικό κάθε κρασιού είναι και το χρώμα του.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.Ο Κανόνας του Τορίνο ομαδοποιεί τους βασιλείς ή βασίλισσες σύμφωνα με την διαδοχή ή καταγωγή τους.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Το καλοκαίρι έγιναν τα έργα.