Ana içeriğe geç
Sözlük

belirler ile cümle

belirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.Em cada verão, os produtores delineavam o enredo da temporada seguinte.
Balın kalitesini ise bu %7'lik karışım belirler.Ao redor de 7% da energia que chega se dispersa desta maneira.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.O evento aconteceu no verão.
Günümüz hayvanları gibi bölge belirlerler.Hoje mostram elementos da Natureza, como animais.
Konsey her sene oylama ile ev sahibini belirler.A cada semana, os participantes elegem um Dono da Casa, por votação interna.
Ayrıca gün uzunluğu bazı bitkilerin dünya üzerindeki yayılışını da belirler.Isso se deve ao longo período de floração de uma mesma planta.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Apesar de karma significar ação, significa também o resultado da ação.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.Quem detêm este tratamento se sobressai sobre todo e qualquer rei e rainha.
Kime kazık atacağınızı tamamen kendiniz belirlersiniz.Hij beslist geheel naar eigen inzicht aan wie hij de waardigheid toekent.
Oyuna başlayacak oyuncu eline bakarak koz için bir renk belirler veya kozsuz (sanzatu) oyun seçebilir.Daarna kan (met de klok mee) elke speler bepalen of hij of zij met die kleur als troef wil spelen.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Daar stichtte ze hun eigen dynastie.
Uluslararası Kriket Konseyi (ICC) hangi takımların ODİ statüsünde olacağını belirler.De internationale cricketbond ICC bepaalt welke landen dit zijn.
Suyun rengini ve tadını sekliği belirler.Er zijn regels voor de smaak en de kleur van het water.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Zo zijn er normen en regels om deze waarden te bereiken.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Karma wordt vooral bepaald door de intentie die de actie motiveert.
İnşa puanı, üslerin ne kadar büyük olabileceğini belirler.Zo weet je waar en hoe groot zijn troepen zijn.
Yani düşünsel içerik rüyanın şeklini belirler.Ze schilderen bijvoorbeeld droombeelden.
Parametresi belirler.Parallel ontwikkelen.
T algoritması TQBF i belirler.Het LZW-algoritme is het bekendst.
Kireç miktarı suyun sertliği/yumuşaklığını belirler. c.Die het wapenembargo schonden, c.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.Het verband tussen prijsverandering en gevraagde hoeveelheid is negatief.
Avantaj ve dezavantajlarını ekonomiklik koşulunu da göz önüne alarak belirler.Zowel de aspiraties als de tekortkomingen van het economische model komen aan de orde.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.Het resultaat is de waarde van de obligatie.
Ayrıca her dans için bu dansların kayılacağı standart müzikler belirler.Op deze muziekstijlen werd natuurlijk ook gedanst.
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.Na początku roku wybrałem kilka wyścigów, które chcę wygrać.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.Wówczas widzowie poznają również ludzką twarz tej postaci.
Ödül için adayları jüri üyeleri belirler.Jury wybiera tylko nominacje do nagród.
Doğacak çocukları belirler.II) Będą mogiły dzieci nienarodzonych.
Sayfa eklemesindeki bitlerin sayısı sayfanın boyutunu belirler ve değişim göstermez.Rozmiar przesyłanych danych przy zmianie pliku jest proporcjonalny do rozmiaru zmian, a nie pliku.
Varsayalım bir Levi-Civita bağlantısı var bu teklik belirler.Połączenie Leviego-Civity jest unikatowo określone dla danej rozmaitości.
Avrupalı üyeleri ise konsoloslar belirlerdi.Bezpieczeństwo mogła im zapewnić obecność zachodnioeuropejskich konsulów.
Latinceden gelen bu konudaki kural: ya da Vezir (karenin) rengi(ni) belirlerdir.Należy podawać im liście Ligustru (najbardziej polecane) lub bzu lilaka.
Bu olgular atomik seviyenin üstünde belirler.Reakcje w tym wypadku zachodzą na poziomie atomu.
Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler.Bowiem: kto raz został królem lub królową Narnii, ten zawsze już królem lub królową będzie.
Yani düşünsel içerik rüyanın şeklini belirler.Wtedy to powstaje utwór Zapałki marzeń.
Parametresi belirler.Elementy komparatystyki.
Yönetim katındaki idareci kişiler bu diademlerle statülerini belirler.DH reprezentuje tych właścicieli w relacjach z władzami publicznymi.
Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.Decyduje się na zachodnie pogranicze.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Prowadzeniem Kongresów zajmuje się Stały Komitet Kongresu.
Bunu bonusu topladığınız yapının türü belirler.To właśnie w nim gromadzi pozyskane przez siebie pojazdy.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Vilka är de grundläggande värderingarna och normerna?
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.69 tecken på att du är en rättshaverist.
Çocuk doğduğunda kaderini belirler.Redan vid födseln är hans öde bestämt.
Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler.Akvaristen avgör ju själv vilka fiskar och andra djur denne vill ha i sitt akvarium.
Öngörülen fonksiyonların hassasiyetle gerçekleştirilme derecesini belirler.De dielektriska egenskaperna bestämmer hur känsligt ytan påverkas.
Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.Utgör Nödens västra gräns.
Edilgin prensipte bir “şey” harekete ya da değişime meyillidir; madde “öz”ü (ousia) belirler.För ett meningsutbyte eller lärd strid i äldre tider, se Disputation (diskussion).
Karşıdaki oyuncu önünde açılan 5 adet karta göre oyunun kozunu belirler.Tillsammans med fem andra expeditionsdeltagare sätter han planen i verket.
Ürün için para teklif edilir ve satıcılar da ürün için fiyat belirlerler.Marknaden börjar mogna och köparna får mer för sina pengar.
Her gün gökyüzünde onu taşıyan geminin rotasını belirler.Han for över himlen varje dag i sitt skepp som hade solskivan ombord.
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Som hos de flesta kattdjur lever individerna ensamma och har ett utpräglat revir.
Doğum oranları, ölüm oranlarıyla birlikte nüfus artış hızını belirler.Höga födelsetal har i kombination med en sjunkande dödlighet lett till en ökad befolkningstillväxt.
Puan farkları takımların oyun puanını belirler.Ligaplaceringarna avgör hur gruppspelen sätts samman.
Erusin, çiftin birbirne karşı olan statüsünü, nissuin ise statü değişikliğindeki yasal yaptırımları belirler.Dessa passar alternerar mellan lagen, oavsett vem som lade det senaste målet.
Konsey her sene oylama ile ev sahibini belirler.Statsrådet väljer varje år sin egen president.
Önceden bölgesel jüriler kazananı belirlerken, daha sonra halk oylaması kazananı belirlemiştir.Precis som tidigare var det elva regionala jurydistrikt som röstade fram vinnaren.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Företag måste förstå konsumenternas behov, önskemål och efterfrågan.
Anayasal dil alanları bölgelerinde resmi dilleri belirler.I många länder har man fastställt officiella minoritetsspråk.
Kime kazık atacağınızı tamamen kendiniz belirlersiniz.Кожен сам вирішує, кому він спрямовує допомогу.
Bu kuralları devlet belirler.Закон визначає гімн країни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod