Ana içeriğe geç
Sözlük

belirler ile cümle

belirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
OmegaT dosya türünü dosya uzantısına göre belirler.OmegaT determines the file type by the file extension.
Araştırmalar sonucu tetikçi olan Park Yi'nin kimliğini belirlerler ve bir tuzak kurarlar.Further investigation reveals Park Yi's identity as professional hit man, and they set a trap.
Anayasa değişikliği cumhurbaşkanı olma şartlarını belirler.The Constitution amendment establishes the requirements for becoming president.
Aslen halefi şura kararı veya halifenin seçimi belirlerdi.Council decision or caliph's choice determined the successor originally.[citation needed]
Anayasa, tüm bireylerin dinlerini yaşama hakkına sahip olduğunu belirler.The constitution establishes that all individuals have the right to exercise their religion.
Kişisel statü, kadınların evlilik, boşanma ve çocuk velayeti konularındaki haklarını belirler.Shari'a is the basis for personal status laws in most Islamic-majority nations.
Birinin nasıl giyineceğini, ne yiyeceğini belirlerler.They determine how one dresses, what one eats.
Her ülkenin nüfusu, temsilci sayısını ve oy sayısını belirler.The population of each country determines its number of representatives and number of votes.
Jung gündemini belirler ve yöntemini açıklar.Jung sets out his agenda and explains his method.
Stratum bazaledeki melanozomlar, stratum lusidumun koyuluğunu belirler.Melanosomes in the stratum basale determine the darkness of the stratum lucidum.
Talaş boyunu ve talaş miktarını, diş yüksekliğindeki artış miktarı ( RPT ) belirler.The broach can be moved relative to the workpiece or vice versa.
Ne olduğun değerini belirlemez. Nasıl olduğun değerini belirler ve seni eşsiz kılar.Nicht was du bist, bestimmt deinen Wert, sondern wie du bist, macht dich so wertvoll und einzigartig.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Dort finden im Sommer Veranstaltungen statt.
Bir kadın kimonosunun resmiyet derecesini genellikle kumaşın cinsi, deseni ve rengi belirler.Der Förmlichkeitsgrad eines Frauenkimonos wird durch Muster, Stoff und Farbe bestimmt.
Her canlının içindeki midi-chlorian miktarı onun güce ne kadar duyarlı olacağını belirler.Die Midi-Chlorianer-Konzentration im Blut gibt an, wie viel Machtpotenzial jemand besitzt.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Diese sind bezogen auf die Interessen und Bedürfnisse der Kunden.
Dağılım, yüzeydeki gözlenebilir bir değer belirler (örneğin, yoğunluk için yerçekimi ivmesi).Besitzanzeigend stehen die Possessivpronomen (siehe unten).
Gidilecek yeride ibibik kuşunun öttüğü yer olarak belirlerler.Dort sollen die Wölfe die Wegbereiter in das Paradies sein, gelten aber als ausgestorben.
Parametresi belirler.Parameter vorwegnimmt.
Vurmalı çalgılar genel olarak bir müzik parçasında ritmi belirler.Die Töne werden meistens im Rhythmus der Musik rotiert.
Tepkisellik: Satıcının Müşteriye Tepki Gösterme Derecesini Belirler.Antwort: Der Supermarkt hilft den Kunden beim Putzen.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Sie errichteten sogar ihre eigenen Familiendynastien.
Avrupalı üyeleri ise konsoloslar belirlerdi.Die Konsuln wurden von den Einwohnern bestimmt.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Für die restliche Zeit steht der Ständige Ausschuss des Nationalen Volkskongresses an seiner Stelle.
Fırçanın tipi kullanım amacını belirler.Die Form einer Torten richtet sich nach dem Verwendungszweck.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Entwicklung von gemeinsamen Codes, Normen und Werten.
Bakanları ve hükümet politikasının ana hatlarını belirler.Dabei stellt der Ministerpräsident auch die Grundlinien seiner Regierungspolitik dar.
Bundan yola çıkarsak TBMM ülkenin kanunlarını belirler.Wir glauben, daß wir bewegt sind von dem großen Gesetz.
Akışta viskozite etkisi üçüncü bir sınıflandırma belirler.Die entsprechenden Formen für ein direktes Objekt in der 3. Pers.
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.Création des Zones de sécurité prioritaire.
T algoritması TQBF i belirler.Supposons K algébriquement clos.
Karşı karşıya gelecek şarkıları SVT belirler.Toutes les chansons par Further Seems Forever.
İnşa puanı, üslerin ne kadar büyük olabileceğini belirler.Nous coupâmes leur nez, qui nous révèlent combien de têtes étaient là.
Bu da hizmet kalitesinin değerini belirler.C'est ce qui fait la qualité du personnel.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Cet évènement se passe en été.
Doğacak çocukları belirler.Des enfants leur naissent.
Columbia her sene Pulitzer Ödülleri'nin kazananlarını belirler.L'université administre chaque année le prix Pulitzer.
Parametresi belirler.Dépendance des paramètres.
Üstelik, ikincisi, eğer varsa her bir Cumhuriyetin alacağı kâr payını da belirler.Dans le cas contraire, nous avons droit au dixième de tout ce qu'ils pourraient vendre.
Beceri kuralları herhangi bir amaç için gerekli araçları belirlerler.La notion de déterminisme désigne l'ensemble des conditions nécessaires pour un phénomène.
Az zaman sonra bir oğlu olur ve adını Samson olarak belirler.Vers la même période, il donne naissance à un fils, nommé Lambert.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.C'est de là que viennent les modifications, règlements et standardisations.
Latinceden gelen bu konudaki kural: ya da Vezir (karenin) rengi(ni) belirlerdir.Oû (minuscule oû) est un digramme de l'alphabet latin composé d'un O et d'un U accent circonflexe (Û).
Bu özellik, J ( f ) {\displaystyle J(f)} yi biricik şekilde belirler.Une telle application g {\displaystyle g} est alors déterminée de manière unique par f {\displaystyle f} .
Eğer bir oyuncu sakat ise onun yerine başka bir oyuncuyu NBA ligi başkanı belirler.Si un joueur est blessé et ne peut pas participer, c'est le commissaire de la NBA qui désigne le remplaçant.
Aynı zamanda Topyolu Şavşat ve Ardahan Arasındaki sınırı da belirler.Il y dénonce aussi le piège de la confusion entre nombre et grandeur.
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.Cependant, en vertu de l'article 91, les provinces administrent la justice sur leur territoire.
Drenaj çeşitlerini arazinin topografyası ve jeolojisi belirler.Les modèles de réseau de drainage dépendent de la topographie et de la géologie de la terre.
Puan farkları takımların oyun puanını belirler.Voici la liste des joueurs représentant chaque équipe.
Bu yargıçlar kendi aralarında oylama yönetimiyle mahkemeye başkanlık edecek yargıcı da belirlerler.Les juges choisissent entre eux qui sera chief justice.
Proteinin son şekli, ortamla nasıl bir etkileşim halinde olacağını belirler.La forma final de la proteína determina cómo interaccionará con el entorno.
Parametresi belirler.Ver parámetros.
Bir Geiger sayacının uygulamalarını ve kullanmını bütünüyle tüpünün tasarımı belirler.La aplicación y el uso de un contador Geiger están dictados completamente por los numerosos diseños del tubo.
Columbia her sene Pulitzer Ödülleri'nin kazananlarını belirler.Columbia administra anualmente el Premio Pulitzer.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Aquí no reina la cabeza sino el vientre.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Coherente con las necesidades y expectativas de sus clientes.
Anayasanın 20. maddesine göre hükümet millî politikayı belirler ve yürütür.En virtud del artículo 60 de esta Constitución, el Primer Ministro dirige y coordina la acción del Gobierno.
Ani çığlar içinse frekansı yerçekimi ve kum tanelerinin boyutu ile belirler.En aludes espontáneos, la frecuencia es controlada por la gravedad y por el tamaño de los granos de arena.
Doğacak çocukları belirler.Nacen entonces Los Esperpentos.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.Sin embargo, todavía dan alguna luz en el personaje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod