belirlenmiş ile cümle
belirlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Resmi adı 0957 + 561 SBS olarak belirlenmiştir.Prima della sua denominazione, il primato era di 55755 Blythe.
Klibin teması dört element olarak belirlenmiştir.Le insegne Gilwell sono composte di quattro elementi.
Bu dağ, muhtemel bir buz yanardağı olarak belirlenmiştir.Immagine di un probabile ghiacciaio.
Toplantıda Kırım Müslümanları Merkezi İcra Komitesi belirlenmiştir.I Consigli regionali del culto musulmano (CRCM) sono eletti nello stesso momento.
St. Knut Günü Katolik Kilisesi tarafından 19 Ocak olarak belirlenmiştir.Santa Rebecca è ricordata dalla Chiesa cattolica il 23 settembre.
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.Campioni del suo legno sono stati presi per la dendrocronologia.
Bu belirlenmiş alan içinde kalan yer evin iç kısmı olur.Quel che rimane è l'abside inserito nella cascina stessa.
2010 nüfus sayımında nüfusu 93,064 kişi olarak belirlenmiştir.Secondo il censimento del 2010, la popolazione era di 93.064 abitanti.
Sınıfın ismi ilk tamamlanan gemi ’’Deutschland’’ın ardından belirlenmiştir.Il nome della classe gli fu assegnato dopo il varo della prima unità, la Deutschland.
Maçı kazanacak taraf maçtan önce belirlenmiştir.La sfida può essere rifiutata prima dell'inizio della partita.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Исправление границ Италии должно быть произведено на основе ясно различимых национальных границ.
Sonunda parçanın adı "Ayo Technology" olarak belirlenmiştir.В конечном итоге название было изменено обратно на «Ayo Technology».
Çocuk işçi yasalar veya gelenekler açısından belirlenmiş bir yaşın altında çocukları ifade eder.Детский труд — это привлечение детей к работе до достижения ими возраста, установленного законом или обычаем.
Bu anlaşmanın süresi bir yılı tercihe bağlı olmak üzere iki yıl olarak belirlenmiştir.Срок годности заготовленного сырья — один—два года.
Önceden belirlenmiş bir koşul bozulana kadar devam eder.Повторяем предыдущий шаг, пока есть что удалять.
31 Ekim 1448 tarihinde, VIII. İoannis öldü, belirlenmiş varisi Konstantin Mora'daydı.31 октября 1448 года, когда Иоанн VIII умер, а его наследник, Константин, находился в Морее.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Границы индейской территории установил «Закон об отношениях с индейцами» 1834 года.
Âyin (Farsça:آیین) ya da ritüel, genellikle önceden belirlenmiş bâzı kurallara göre icra edilen dînî tören.죽) и миым (미음) или ыни (응이) — разновидности рисовой каши, обычно её подают утром.
Maçı kazanacak taraf maçtan önce belirlenmiştir.Кто кем будет — определяется случайным образом перед началом игры.
C Sınıfı ağlar için tanımlanan sınıf ağ maskesi değeri "255.255.255.0" olarak belirlenmiştir.Сети класса В имеют 16-битовую маску, применяемую по умолчанию (255.255.0.0).
Sonradan pek çok yıldız ikili olarak belirlenmiştir.К нему являются различные посольства чужеземцев.
Bu maksatla tüm üye ve aday ülkelerde sorumlu birer ulusal koordinatör belirlenmiştir.Появились национальные координаторы, назначаемые каждой страной.
Toplam bir milyondan fazla SNP belirlenmiştir.В целом, было генотипировано более одного миллиона ОНП.
Yalnızca şampiyon belirlenmiştir.Чемпион не определен
Japonya'nın semtleri (区 ku), Japonya'nın hükümet kararnamesi ile belirlenmiş şehirlerinin alt bölümleridir.Большинство крупных городов в Японии - это города, определённые указами правительства.
Bu ders notuna göre öğrencinin dersten geçip geçmediği belirlenmiş olur.Видно, что это не то что его учитель научил.
İnsan eylemliliği ise zorunlu olarak belirlenmiştir.Также обязательным условием становится деиндивидуализация человека.
Eğer bir gol limiti belirlenmişse, bu sefer amaç bu limite ulaşmak olacaktır.Если будет достигнут предел, то конечным значением будет это предельное.
Bu 2005’te 130 onaylı süpernovae la durumu belirlenmiştir, 2006’da ise tam 197 daha belirlenmiştir.В 2005 году было обнаружено и подтверждено 130 сверхновых типа 1а, в 2006 — уже 197.
Üst saptırma değeri 1023 olarak belirlenmiştir.Почтовый индекс — 1023.
Teröristlerin amacı önceden belirlenmiş hedeflere bomba koymaktır.Бомбардировщики нанесли прицельный удар по заранее разведанным целям.
ATA’nın her zaman belirlenmiş bir kablo uzunluğu vardır , bu uzunluk 46 cm (18 inç) dir.Стандарт ATA всегда устанавливал максимальную длину кабеля равной 45,7 см (18 дюймов).
Belirlenmiş şehirler, ayrıca semt (区 ku) adı verilen bir alt idari bölüme sahiptir.Есть в селе переулки, названия которым даны по фамилиям тех, кто живет около них.
Senatonun yapısı ve yetkileri, Amerika Birleşik Devletleri Anayasasının bir maddesi ile belirlenmiştir.Формирование и полномочия Конгресса установлены в первой статье конституции США.
Kazanan katılımcı halk oylaması sonucunda belirlenmiştir.Победитель определялся по итогам группового этапа.
Yapılan incelemede kazaya uçağın arka bagaj kapısındaki yapım hatasının neden olduğu belirlenmiştir.Согласно отчёту, авария произошла из-за недостатков в конструкции двери грузового отсека.
Bankanın ana hedefi Türkiye'nin dış ticaretini desteklemek olarak belirlenmişti.Основной задачей банка было способствовать трансатлантической торговле.
Bu RFC1321 kısım 3.1 ile belirlenmiştir.Описан в RFC 1321.
Not: * işaretli skorlar FIFA tarafından hükmen belirlenmiştir.Примечание: Рейтинг ФИФА указан в скобках.
Kazılarda höyükte 7 tabaka belirlenmiştir.На шхуне было установлено 7 банок.
Önceden belirlenmiş bir stadda yapılan tek maçlık ilk finalse 1998 yılında oynanmıştır.Состав участников финального матча оказался таким же, как и в 2008 году.
Filmin yaş sınırı 7+ olarak belirlenmiştir.Фильм имеет возрастное ограничение 12+.
Bu nedenle, 7 Eylül Ukrayna Askeri İstihbarat Servisi Günü olarak belirlenmiştir.7 сентября — День Военной разведки.
Etiyopya vatandaşların hükümeti tarafından belirlenmiş farklı yerlerde pasaport alabilirler.يمكن لمواطن إثيوبي الحصول على جواز سفر في عدة مواقع مختلفة معينة من قبل الحكومة.
Aslında fişlerin renkleri önceden belirlenmişti.في الواقع، ظهرت الألوان بترتيب مُسبق.
Maç sonunda stadyum skor tabelasında 32-0 yazılıydı ve Thompson'ın 14 gol kaydettiği belirlenmişti.ففي نهاية المباراة عرضت لوحة الأهداف نتيجة المباراة وكانت 32-0 وكان رصيد تومبسون فيه 14 هدف.
Tanrıların yeryüzündeki nüfuz alanları şehirler ve onları çevreleyen bölgelerle belirlenmişti.وتركزت دوائر نفوذ الآلهة على الأرض حول المدن والمناطق المطلة عليها.
Bu ders notuna göre öğrencinin dersten geçip geçmediği belirlenmiş olur.والهدف بكل بساطة هو معرفة ما إذا كان الطالب قد تعلم هذه المادة أم لا.
Kolombiya, 1991 Anayasası'nda üniter bir devlet olarak belirlenmiştir.رسميًا زامبيا أمة مسيحية وفقًا لدستور عام 1996.
Bu “dağıt ve çalıştır” yapısı olarak belirlenmiştir.وهذا ما يسمى عملية التصميم والتنفيذ.
Oyunda belirlenmiş bazı özel kareler vardır.هناك قاعات معينة مخصصة لهم.
Kilise Danimarka Anayasası tarafından belirlenmiş olan Lutheryan mezhebindendir.تعد كنيسة الدنمارك الكنيسة الرسميَّة للبلاد بحسب دستور الدنمارك.
Galip iki aşamalı bir oylama sonucunda belirlenmiştir.ويتم تحديد الفائزين بالجائزة من خلال عملية اقتراع تسير على مرحلتين.
Ortalama yıllık artış %6 olarak belirlenmiştir.يتم تحديد السعر القياسي حاليًا بنسبة 6٪.
Bu alanın dört tarafı da net olarak işaretlenmiş sınır çizgileriyle belirlenmiştir.أي أن هناك مناطق واضحة الحدود معترف بها.
Maskelerin ilk satış tutarı 25 ABD Doları olarak belirlenmiştir.وأول معالج يباع بقيمة 25 دولار أمريكي.
Bu dönemde Danimarkalıların güneydeki Germanya bölgesine göç ettikleri belirlenmiştir.على أي حال يعتقد أنهم اعطوا اسمهم إلى مقاطعة تي (بالإنجليزية: Thy) في شمال الدانمرك.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.وعوضاً عن ذلك فقد تقاضي الجنود أجور متوسطة بشكل ثابت، كما عينتهم الدولة لفترات محددة.
Konteyner boyutları ISO 6346 standartıyla belirlenmiş çeşitli farklı ölçülerde olabilmektedir.العديد من الهياكل الرئيسية تميز سطح 243 إيدا.
Yöre halkının bu oldukça besleyici meyve suyundan günde 2 litreye kadar tükettiği belirlenmiştir.يجب الاهتمام بشرب الماء 4 لتر يومياً للشخص البالغ.