belirlenmiş ile cümle

belirlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konserlerin zamanı ise 2007'nin yaz ayları olarak belirlenmiştir.However this limit was fixed after the summer of 2007.
Geleceği konusunda şu an belirlenmiş bir takvim yok.Currently there are no future events scheduled.
Yalnızca şampiyon belirlenmiştir.Only the winner was announced.
İkta sahibi olan birçok bey belirlenmiş bir sayıda asker beslemekle yükümlüdür.And there was a good way off from them a herd of many swine feeding.
31 Ekim 1448 tarihinde, VIII. İoannis öldü, belirlenmiş varisi Konstantin Mora'daydı.On 31 October 1448 John VIII died, while his designated heir Constantine was in the Morea.
Kültürel olarak sınıflandırılmış, II. ve IV. kriterleri karşıladığı belirlenmiştir.It was submitted in the Cultural criteria ii, iii, and vi.
Bu 2005’te 130 onaylı süpernovae la durumu belirlenmiştir, 2006’da ise tam 197 daha belirlenmiştir.It detected 130 confirmed supernovae Ia events in 2005 and a further 197 in 2006.
Pazar veya piyasa araştırması belirlenmiş bir piyasada yapılan araştırma hakkındadır.Market research pertains to research in a given market.
Kolombiya, 1991 Anayasası'nda üniter bir devlet olarak belirlenmiştir.In Colombia, the recall referendum was included by the constitution in 1991.
Mayıs 2017'de Yarışmanın sloganı "Shine Bright" olarak belirlenmiştir.The visual design and contest slogan, "Shine Bright", were revealed in May 2017.
Kilise Danimarka Anayasası tarafından belirlenmiş olan Lutheryan mezhebindendir.The Evangelical-Lutheran Church of Denmark is the state church established by the Constitution.
Ciego de Ávila vilayetinde nüfus 2004 yılındaki 135,736 kişi olarak belirlenmiştir.In 2004, the municipality of Ciego de Ávila had a population of 135,736.
Onların birinci rolü aslında turistleri belirlenmiş bir ücret ile taşımaktır.Their primary role today, however, is to carry tourists on rides at fixed rates.
Ayrıca belirlenmiş bir oyun alanında da oynamak mümkündür.They could also join a created game.
Fırlatma tarihi için 6 Eylül olarak belirlenmişti.Launch was rescheduled for 6 September.
Wildcard sahipleri Ocak 2008'de belirlenmiştir.The wildcards were announced in January 2008.
Genel olarak etnik farklılık gözetilerek sınırlar belirlenmiştir.I am generally opposed to arbitrary stylistic distinctions.
Belirlenmiş tür sayısı 4000-4500 arasındadır.Counts of formally described species range between 4,000 and 4,500.
Çıkış tarihi 2013 olarak belirlenmiştir.Release date was set for 2013.
Aynı yıl yeni albümün adıda Chinese Democracy olarak belirlenmişti.Shortly after, a similar body was set up for the majority Chinese community.
Yukarıda da belirtildiği gibi, her çukur için bir par belirlenmiştir.Only one of a pair is required to complete each hole.
4 Aralık 1934 yılında, Chūbu-Sangaku Ulusal Parkı olarak belirlenmiştir.In 1934, December 4 – This area was specified to the Chūbu-Sangaku National Park.
Yalnızca kazananlar ve elenenler belirlenmiştir.Skøyen and Bestun Station are the only of these which have been preserved.
İlk evrede mimaride belirlenmiş olan kurallara uyulmuştur.When the prior rules operate within the built urban form.
Nüfus etnik, dini ve cinsel ayrımlarla belirlenmiştir.The population was divided into ethno-religious and gender characteristics.
Seçimler kesin kurallara göre belirlenmiştir.Elections are for fixed terms.
Kinematik dinamo kuramında, hız, dinamik bir değişken olmaktan öte, kurallarla belirlenmiştir.In kinematic dynamo theory the velocity field is prescribed, instead of being a dynamic variable.
Çalışmalar 1998 yılında sonlandı ve daha önce belirlenmiş olan taslak üzerine karar kılındı.It was introduced in 1988 and consolidated earlier surveys.
Bu sayede kralın kayıtsız sultası kalkmış, kral ve derebeylerin karşılıklı vazifeleri belirlenmişti.These development gave rise of implacable enmity between the king and his half-brothers.
Gösteri tarihi, 6 Nisan hareketi tarafından belirlenmişti.Other members were part of the April 6 Movement.
İki renk arasındaki geçiş oldukça keskin hatlarla belirlenmiştir.The space between the keels is marked by rather strong lines of growth.
Kitabın seçkin kimseler için basılan ilk baskısı 100 adet olarak belirlenmiştir.So far, only the first issue is the only one published to be extended to 100 pages.
Öncelikle Whedon'un da desteğiyle Tim Minear'ın senaristlik ve yönetmenlik yapacağı belirlenmiştir.Tim Minear would primarily write and direct with support of Whedon.
Bu azaltma hedefleri 2013 yılına kadar belirlenmiştir.Funding delays postponed these into 2010, however.
2004 yılında, "Ümit Burnu'ndaki Koruma Alanları" Dünya Mirası olarak belirlenmiştir.In 2004, the "Cape Floral Region Protected Areas" were inscribed as a World Heritage Site.
Başkenti Hasankeyf, daha sonra da Diyarbakır olarak belirlenmiştir.He was good at sailing and later appointed as general.
Toplantıda Kırım Müslümanları Merkezi İcra Komitesi belirlenmiştir.These statements were immediately disowned by the Islamic Cultural Center.
Sonradan pek çok yıldız ikili olarak belirlenmiştir.導きの星 Ⅱ 争いの地平 .
Çok kesin ve çizgileri belirlenmiş bir üsluba sahip değildir.They are a pale straw color and have no clearly defined melting point.
Yıllık artış oranı %18.0 (Hatay hariç) olarak belirlenmiştir.This is a 0.1% increase over the last Census (2006).
1994 yılında su kuşları yaşam alanı olduğu belirlenmiştir.The European Union designated a Special Protection Area for birds in 1994.
Bunun için iki ana çıkarma bölgesi belirlenmiştir.Two rupture areas have been identified.
Yeniçağa gölünde 100 kadar kuş türü belirlenmiştir.Over 100 species of birds have been spotted in the lake.
Leningrad konserinin tarihi 9 Ağustos 1942 olarak belirlenmişti.The concert was given on 9 August 1942.
Kazanan şarkı halk ve uluslararası jüri paneli oylamaları sonucunda belirlenmiştir.The winning song was determined by public voting and the votes from international jury panels.
[Mooji yazılmış soruyu okuyor:] Öyleyse uyanış önceden belirlenmiş midir?[Mooji reading from written question:] 'Then is awakening predestined?' You see.
Ne yazık ki, bizim için işimiz belirlenmiş.Unfortunately, we have our work cut out for us.
İşte burada bahsettiğim karbon 12 proton sayısıyla belirlenmiş.And so, I mentioned carbon 12 right over here defined by the number or protons.
Belirlenmiş geri ödemelerin yüzde 97'si zamanında geri döndü.97 percent of all the scheduled repayments came back to us on time.
Toraja'da herkesin önceden belirlenmiş bir yaşam miktarı olduğu söylenir.It's said in Toraja that everybody has sort of a predetermined amount of life.
Gelecek belirsiz mi, yoksa çoktan belirlenmiş de biz mi daha göremiyoruz?Is the future yet to be written, or is it already written and we just can't see it?
Diyelim ki bu, o iki vektör tarafından belirlenmiş düzlem.Let's say that this is the plane defined by those two vectors.
Manyetik alanın birimi Nikolai Tesla'dan esinlenerek tesla olarak belirlenmiştir. -And it's named after a deserving fellow, and that's Nikolai Tesla.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Since we have been young, we have been indoctrinated to follow a prescribed formula.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››And truly the Son of man goeth, as it was determined: but woe unto that man by whom he is betrayed!
Muhakkak ki (haklının, haksızın ayırdedileceği) hüküm günü, belirlenmiş bir vakittir.Surely a time is fixed for the Day of Judgement.
De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir.Say: "These are periods set for men (to reckon) time, and for pilgrimage."
Şüphesiz o hüküm (fasl) günü, belirlenmiş bir vakittir.Surely a time is fixed for the Day of Judgement.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o.No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God.
Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.

İlgili Sayfalar