Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Nuorisotilojen suunnittelu ja käyttö.
Eğitim araştırmalarının etik standartlarını belirlemektir.Sotilaallisen tutkimuksen eettisiä kysymyksiä.
25 Ekim 3018'de Elrond'un Divanı yüzüğün geleceğini belirlemek üzere toplandı.Elrond johti Elrondin neuvostoa 25. lokakuuta 3018, ja siellä päätettiin, että Valtasormus pitää tuhota.
Ebeyi belirlemek için çeşitli mini oyunlar oynanabilir.Pelaaja voi pelata pelissä myös lukuisia minipelejä.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.Pelin tavoitteena on ymmärtää proteiinien rakennetta.
Bir proteinin asetilasyon durumu onun etkinliğini belirlemektedir.Proteiinien rakenteen tunteminen auttaa ymmärtämään niiden toimintaa.
Ortak kültürel unsurlarının bunların hangisinden geldiğini belirlemek neredeyse imkansızdır.On yhä vaikeampi erottaa mitkä kulttuurivaikutteet on peräisin mistäkin..
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.Η FIFA έχει 211 μέλη, με το κάθε ένα να έχει ένα μοναδικό κωδικό χώρας..
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Σε περίπτωση ισοβαθμιών, κάθε πρωτάθλημα καθορίζει τους δικού του κανόνες.
Buna rağmen kâğıt uçakların tamamen ne zaman icat edildiğini belirlemek pek mümkün değil.Το πότε ακριβώς επινοήθηκαν οι φακοί δεν είναι γνωστό.
Tipik olarak etkiyi belirlemek için hassas analitik bir denge gerektirir.Det kræver typisk en følsom analytisk balance at påvise virkningen.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Hans succes i hjemlandet tilskynde Agnez sat et mål at få en karriere i den internationale arena.
Süre ve şiddet farkı hayvan tarafından nesnenin pozisyonunu belirlemek için kullanılır.Tiden og lydstyrke forskellene bruges af dyret til at opfatte retningen.
Yani nesnel bir yaklaşım belirlemek oldukça zordur.Det er svært at fastsætte et bestemt oprindelsestidspunkt.
Avrupa Birliği: AB içinde SAR sınırlarını IEC standartlarını takip ederek CENELEC belirlemektedir.Den europæiske organisation MOROP har fastsat nedenstående sporvidder for skala TT i sine NEM-normer.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.I august 1928 kontaktet Mayer Academy Central Board of Judges for å bestemme vinnerne.
Ortalama güneş zamanını belirlemek için birçok method kullanıldı.Mange metoder har opp gjennom tidene blitt benyttet for å simulere middelsoltid.
Yalu Nehri, eyaletin Kuzey Kore ile sınırını belirlemektedir.Yalu-elven er grenseelv mot Nord-Korea.
O ilişkinin içinde, Steph'le bir duruş belirlemek zorundadır.I stedet inngår Peter et forhold til Esther.
Genel bir ayrım varsayılmakta birlikte kuramsal ayrım çizgilerini belirlemek kolay görünmemektedir.Det er derfor ikke lett å definere klare skiller.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Om forståelse og behandling av ungdom med volds- og aggresjonsproblemer.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.Pada Agustus 1928, Mayer mengkontak Badan Juri Pusat Akademi untuk menentukan para pemenangnya.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.Pewarnaan Gram juga kurang bisa diandalkan dalam infeksi khusus seperti listeriosis.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Sulit membedakan demam dengue dan chikungunya.
Finalde kazanan şarkıyı belirlemek için iki tur yapılacak.Dua puluh putaran dibutuhkan untuk menentukan pemenang kali ini.
Eğitim araştırmalarının etik standartlarını belirlemektir.Menanamkan dasar pendidikan moral.
Öyle ki verilen backlink'in değerini kullanıcı etkileşimi belirlemektedir.Ada beberapa faktor yang menentukan nilai dari backlink.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Sedangkan Otopsi adalah investigasi medis jenazah untuk memeriksa sebab kematian .
Şekilde de görüldüğü gibi, söz konusu durumu belirlemek üzere.Berbagail hal diterangkan menurut apa adanya.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.Repotnya setelah gadis itu sadar, ia tidak mau kasus yang menimpa dirinya dilaporkan kepada yang berwajib.
Ancak 1000baseT aygıtların zamanlayıcı kaynağını belirlemek için autonegotiation yapması gereklidir.Autonegotiation adalah syarat untuk menggunakan 1000BASE-T sesuai dengan standar.
Buna rağmen kâğıt uçakların tamamen ne zaman icat edildiğini belirlemek pek mümkün değil.Kendatipun demikian, para pakar purbakala belum dapat menentukan secara pasti kapan candi ini didirikan.
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.Tất cả các hiệp hội thành viên FIFA, hiện tại là 211 quốc gia, đều đủ điều kiện tham gia vòng loại.
Öyle ki verilen backlink'in değerini kullanıcı etkileşimi belirlemektedir.Có một số yếu tố xác định giá trị của một backlink.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Việc khám nghiệm tử thi dẫn đến việc phẫu tích xác nhằm tìm ra nguyên nhân cái chết.
Championship Mode: Oyuncu, kazananı belirlemek için bir turnuva kurar.Championship Mode, tạo ra một giải đấu loại trực tiếp để tìm ra người chiến thắng.
Ortalama güneş zamanını belirlemek için birçok method kullanıldı.平均太陽時をシミュレートするために歴史上様々な方法が用いられてきた。
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.1928年8月、メイヤーは受賞者を決定するアカデミー中央選定委員会の審査員と連絡を取った。
Chris DiBona ve Habib Haddad gibi birçok blogcu onun nerede olduğunu belirlemek amacıyla kampanya başlattı.クリス・ディボーナ(英語版)やハビーブ・ハッダド(英語版)といった多くのブロガーが彼の居場所を探す運動を行った。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.その他主審の指示に従わない場合。
Sembolik simülasyon, bilinmeyen değerleri belirlemek için değişkenleri kullanır.シンボリックシミュレーションでは、変数を、未知の値を表すのに使う。
Buna rağmen kâğıt uçakların tamamen ne zaman icat edildiğini belirlemek pek mümkün değil.引き伸ばし機がいつ頃発明されたのかははっきりとはわかっていない。
Bu yazmaçlardan birinin çıktısı diğer iki yazmaçtan hangisinin kullanılacağını belirlemek üzere kullanılır.これら二つの表現のうちどちらを用いるかは任意である。
Sıralamayı belirlemek için öncelikle alınan puanlara bakılır.瞳距離の確保を優先するための設計と言われる。
Aradaki diğer noktalar ise eğrinin yapısını belirlemek için kullanılır.他のものは、水平に設置するように設計されている。
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.この世界では決闘ルールのもと全てが決まる。
Ebeyi belirlemek için çeşitli mini oyunlar oynanabilir.ミニゲーム サクセス中で登場した一部のミニゲームを遊ぶことができる。
Avrupa Birliği: AB içinde SAR sınırlarını IEC standartlarını takip ederek CENELEC belirlemektedir.欧州連合: 欧州電気標準化委員会(CENELEC)は、IECの規格に従って、EU内のSAR制限を規定している。
Bunun ardından da yeni yönetimi belirlemek için bir kongre toplandı.それに伴い、新規の理事に有本が加わった。
Bu motor, doku dağılımını ve bitki örtüsü türünü belirlemek için çok sayıda parametre kullanmaktadır.テクスチャの分布や植物のタイプを決めるために多くのパラメータを使っている。
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.現在211あるFIFA加盟協会には、すべてに異なるカントリーコードがつけられている。
E. coli 'de pilus operonlarının idrar yolu enfeksiyonlarındaki virülansı belirlemekte önemli bir rol oynar.E. coliでは、これらの性繊毛オペロンは尿路感染症の病原性において重要な役割を持っている。
Dizinin birinci sezonunda, Lara'nın cinsel yönelimlerini belirlemek için de kullanılır.また現行のルールにおいてラリーの走行順位を決めるためにも用いられる。
Olasılığı belirlemek için bunu 2n ile bölmek yeterlidir.2段築成の可能性が高い。
Türleri ayıran sınırları belirlemek çok zordur.ただし、種の見分けは難しい。
Nürnberg ilkeleri bir savaş suçunun ne şekilde teşkil ettiğini belirlemek için konulan bir dizi kuraldır.纽伦堡原则是确定哪些行为构成战争罪的一系列指导性原则。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.王與直指者論勿協時。
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.而人也是“天”按照自己的特點塑造的,人是為了體現天意被創造出来的。
Bu Kasiski muayene ve Friedman testi yardımcı olabilir belirlemek anahtar uzunluğu.使用卡西斯基试验和弗里德曼试验来得到密钥的长度。
Chris DiBona ve Habib Haddad gibi birçok blogcu onun nerede olduğunu belirlemek amacıyla kampanya başlattı.不少部落客,例如克里斯·迪博納(英语:Chris DiBona)和哈比卜·哈達德(英语:Yamli)都試圖找出他的所在地。