Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Сложность вышитого рисунка определял социальный статус жительницы села.
Bu gezegenlerin büyüklüğü, şekilleri ve yörünge değerlerini belirlemek.Вычислить диапазон размеров и форм орбит этих планет.
Ekiplerin Sovyet Birinci Lige terfi ettirdiklerini belirlemek için ek bir mini turnuva.Приводил молодёжную команду СКА к победе в первенстве СССР.
BTH modunun ufuk ötesi gemileri belirlemede yararlı olduğu kanıtlandı.Теперь полностью доказана пригодность силы пара для приведения в движение кораблей.
Aynı zamanda gök ölçümü sonuçları, galaksideki karanlık maddenin dağılımını belirlemede kullanılıyor.Астрометрические результаты могут использоваться для измерения распределения темной материи в галактике.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.Подразумевалось, что каждый правитель сам определяет вероисповедание в своих владениях.
Dil tipolojisi: Dil tiplerini belirlemek amacıyla dilleri eş zamanlı olarak karşılaştırır.Индуктивно – с помощью типологии, то есть сопоставления языков.
Dosya durumunu otomatik belirleme.Отключите автоматическое сохранение файлов.
Mezarının tam yerini belirlemek oldukça zordur.Он сумел достаточно точно указать место захоронения.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Её успех на родине вдохновил Агнес поставить перед собой цель: получить известность на международной арене.
Bu maçlar da, 3 maç üzerinden oynanmakta olup seride üstünlük sağlayan takım sıralamayı belirlemektedir.Суть игры состояла в том, что бы угадать и вытащить оговоренную карту из трёх, которые были перетасованы.
Sınav sonucu 1 (bilgisi yok) ile 9 (uzman) arasında değişen seviye belirleme üzerine kurulmuştur.Для доступа к 9 уровню умения необходим Модуль последнего умения(*).
Güncel araştırma bunu belirlemeye çalışır.يحاول البحث الحالي تحديد ذلك.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.وفي أغسطس 1928، تواصل ماير مع مجلس الأكاديمية المركزي للقضاة لتقرير الفائزين.
Yanıt vermeleri zorunlu olsa da, üyeler bunu nasıl yapacaklarını belirleme özgürlüğüne sahipti.وعلى الرغم من إنهم مُلزَمون بالرد، فإنهم يحافظون على حرية اختيار الطريقة التي يفعلون بها ذلك.
Hatırı sayılır miktarda araştırma diş gelişimini başlatan işlemleri belirlemeye odaklanmıştır.وقد تركز قدر كبير من البحث على تحديد العمليات التي تبدأ نمو الأسنان.
Türleri ayıran sınırları belirlemek çok zordur.ومن الصعب جداً توضيح الحدود الفاصلة بين الأنواع.
Herhangi bir yılan ısırığının hayatı tehdit edici olup olmadığını belirlemek kolay değildir.انه ليست بالمهمة السهلة تحديد ما إذا كان أو لم يكن للدغة من قبل أي نوع من الثعبابين المهددة للحياة.
Rastgele sayı üreteçleri günümüzde kumar makinelerinin şansını belirlemekte de kullanılmaktadır.ويستخدم مولد رقم عشوائي اليوم لتحديد احتمالات ماكينات القمار الحديثة.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.نجاحه في البلاد تشجع أغنيس تحديد هدف للحصول على مهنة في الساحة الدولية.
Bu turnuvada ilk defa hakemler baraj mesafesini belirlemek amacıyla kaybolan sprey kullanmışlardır.وكانت تلك المرة الأولى التي تستعمل فيها السيارات بدل الإبل لقطع تلك المسافة.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.لكل دولة سيادية الحق في تحديد عاصمتها.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.ينفذ تشريح الجثة من قِبل الطبيب الشرعي لتحديد سبب الوفاة.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.ويدخل في هذا هو أن الرجل ليس لديه القدرة على التأثير على المستقبل، أو في الواقع، أو في تصرفاته الخاصة.
Örneğin, ilk insanların Kuzey amerika'ya ne zaman ve nereden geldiklerini belirlemekte kullanılmışladır.مسألة لماذا هنود الباليو هم أول من دخلت الأمريكتين، وكيف، ومتى.
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.لأن العبادة هي الغاية من خلق الإنسان لقوله تعالى: ﴿وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ﴾.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.وهذا يلعب دورا هاما بالنسبة لتكوّن البروتينات.
Perey daha sonra aktinyum-227'nin beta bozunumunun alfa bozunumuna oranını belirlemeyi denedi.ثم حاولت بيري تحديد نسبة اضمحلال بيتا على إضمحلال ألفا في الأكتينيوم227.
Bu, aromatikliği belirlemenin önemli bir yoludur.Esta é uma importante forma de detecção de aromaticidade.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.Em agosto de 1928, Mayer contatou o Conselho Central de Juízes da Academia para decidir os vencedores.
Analitik geometri ve fizikte, genellikle kartezyen yönünü pozitif veya negatif olarak belirlemektir.Em geometria analítica e física, é comum rotular determinadas direções como positivas ou negativas.
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.Existem atualmente 211 membros da FIFA, cada um com o seu único código de país.
Örnek bir uygulama olarak, bir kamyonun yerini hassas olarak belirleme problemini düşünün.Como um exemplo de aplicação, consideremos o problema de determinar a localização precisa de um carro.
Bu kanıtlara rağmen patlamanın kesin tarihini belirlemek zordur.Apesar desta evidência, a data exata da erupção tem sido difícil de determinar.
Aynı zamanda gök ölçümü sonuçları, galaksideki karanlık maddenin dağılımını belirlemede kullanılıyor.Resultados astronômicos também são usados para medir a distribuição de matéria escura na galáxia.
ARPES elektronun materyaldeki yönü, hızı ve dağılımı belirlemek için kullanılır.A ARPES pode ser usada para determinar a direção, velocidade e dispersão do elétron dentro do material.
William Regal, kazananları belirlemek için Thorne ve Strong arasında maç yapmaya karar verdi.William Regal decidiu que a dupla vencedora seria decida entre uma luta individual entre Thorne e Strong.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.A coloração de Gram é menos sensível em determinadas infeções, como a listeriose.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Seu sucesso no país incentiva Agnes definir um alvo para começar uma carreira na arena internacional.
Nöral tüp defektleri açısından bir risk belirlemez.Mas é necessária especial atenção com os ciclos irregulares.
BTH modunun ufuk ötesi gemileri belirlemede yararlı olduğu kanıtlandı.O efeito Magnus encontrou aplicação na propulsão de navios.
Bunların belirlemesi gerekiyordu.Isso tinha que ser explicado.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Existem vários métodos para definir a distância genética.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.Assim, cada reino fixou os seus próprios lugares de culto.
Bu durum kuramın kısıtlamalarını belirlemede yardımcı olur.Reconheço que isso pode se dever às minhas próprias limitações.
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Sob a lei, cada estado definiria seus próprios requisitos para a imigração.
DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.Os idiomas de trabalho são aqueles que decida a Corte a cada ano.
Bunun yerine grup birincileri şampiyonu belirlemek için iki ayaklı bir final aşaması oynarlar.Para a fase final serão realizadas duas partidas para definir o campeão.
Turnuva, WWE Kıtalararası Şampiyonu William Regal'ın rakibini belirlemek için yapıldı.Foi um torneio para determinar o desafiante ao WWE Intercontinental Championship de William Regal.
Tansiyon aleti (veya sfingomanometre) , kan basıncını belirlemede kullanılır.Da mesma forma, o esfigmomanômetro (medidor da pressão arterial) também mede a pressão manométrica do sangue.
Bu talebi belirlemek için de komite oluştururlar.Este se encarrega de resolver a requisição.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?A crítica é uma opção ou uma necessidade?
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.Gramkleuring is ook minder betrouwbaar bij bepaalde infecties zoals listeriose.
VIP teşhisi belirlemek için iki seçeneği vardır.Er zijn twee mogelijkheden om PKD te diagnosticeren.
Benedict Ayıraçı indirgeyici bir şekerin varlığını belirlemek için kullanılır.Benedicts kwantitatief reagens wordt gebruikt om vast te stellen hoeveel van de suiker aanwezig is.
2001 yılı belirlemelerine göre köyde yaşayan kişi sayısı 47'dir.Bij de volkstelling in 2000 werd het aantal inwoners vastgesteld op 47.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Dit betekent niet dat mensen niet weten wat zij willen of hun eigen keuzes niet kunnen maken.
Güncel araştırma bunu belirlemeye çalışır.Recent onderzoek tracht daarin klaarheid te scheppen.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.Dit hield in dat iedere rijksvorst besliste welke godsdienst in zijn gebied werd opgelegd.
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Elk land stelt eigen regels op voor het bepalen van deze periode.