Ana içeriğe geç
Sözlük

belirledi ile cümle

belirledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır .To rijetko zahtijeva određeno mjesto.
Her ikisinin de öne sürdükleri şey, davranışın, duyguları belirlediğidir.Ove dvije funkcije uzajamno se kompenziraju, isto kao što to rade mišljenje i osjećaji.
STAVKA, yeni hedef belirledi.Nova metla drugačije mete!
İkinci anlama göre ise önceden belirlediği bir yere gitmekte olabilir. ^ Eco, Umberto (2006).Nitko nas ne vidi...ali mi ipak postojimo (Deathbag, 2006.)
Haltercilerin ilgili daldaki en iyi kaldırışlarının toplamı kendilerinin final skorunu belirledi.Celkový počet bodov jazdcov pozostáva z jeho najlepších výsledkov.
Diodorus Siculus ve Quintus Curtius Rufus Suriyeli bir kral belirledi.Diodor Sicilski in Quintus Curtius Rufus ga določita kot "sirski" kralj.
Haziran 2014'te UNESCO, İpek Yolu'nun Chang'an-Tianshan koridorunu Dünya Mirası olarak belirledi.Junija 2014 je bil Chang'an-Tianshan koridor Svelne ceste sprejet na seznam UNESCO-ve svetovne dediščine.
Irak ayrıca Kuveyt'i OPEC'in petrol üretimi için belirlediği kotayı aşmakla suçluyordu.Poleg tega je Kuvajt presegel mejo proizvodnje olja določeno s pogodbo s strani OPEC .
1925’te Cecilia Payne-Gaposchkin, yıldızların çoğunlukla Hidrojen ve Helyumdan oluştuğunu belirledi.1925 m. Secilija Pein teorizavo, kad žvaigždės daugiausiai sudarytos iš vandenilio ir helio.
Orijinal adlarını One Percent olarak belirlediyseler de, Noble Five gibi birçok isim değişikliği oldu.Per ateinančius metus grupė buvo pakeitusi savo pavadinimą į The Noble Five ir One Percent.
Bir süre sonra oylama kurulu, gizli oylama yöntemiyle kazananları belirledi.Esimesel korral selgus võitja rahvahääletuse teel.
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.2000 márciusában a Lisszaboni Európai
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.Em Março de 2000, o Conselho Europeu de Lisboa estabeleceu um novo objectivo estratégico (') para a Europa.
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.En mars 2000, le Conseil européen
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.En Marzo del 2000, el Consejo Europeo de Lisboa estableció un nuevo objetivo estratégico (1) para Europa.
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.I mars 2000 fastställdes e ny strategiskt mål för EU vid
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.Im März 2000 gab der Europäische Rat von Lissabon ein
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.Maaliskuussa 2000 Lissabonissa kokoontunut
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.Nel marzo 2000 il Consiglio europeo di Lisbona ha fissato un nuovo obie ivo strategico (1) per l'Europa.
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.V marci 2000 Európska rada v Lisabone stanovila
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.Τον Μάρτιο 2000, το Ευρωπαϊκό Συμβούλιο της Λισαβόνας έθεσε έναν νέο στρατηγικό στόχο (') για την Ευρώπη.
2000 yılı Mart ayında Lizbon'da toplanan Avrupa Konseyi Avrupa için yeni bir stratejik hedef Ç) belirledi.През март 2000 г.
ABD'deki çocuklara buluşturmak. Öncelikle, Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.All'inizio abbiamo messo in contatto un gruppo della Nazione Navajo con una classe di Seattle.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Altybasarova a déterminé l’âge des enfants et leur a choisi des prénoms.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Altybasarova determinó la edad de los niños y les dio nombres de pila.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Altybasarova stabilì l'età dei bambini e diede loro dei nomi.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Altybasarová určila věk dětí a dala jim křestní jména.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Altybasarowa ustaliła wiek dzieci i nadała im ich pierwsze imiona.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Η Altybasarova όρισε την ηλικία των παιδιών και τους έδωσε μικρά ονόματα.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Алтибасарова определила възрастта на децата и им дала първи имена.
Altybasarova çocukların yaşlarını belirledi ve onlara isimler verdi.Алтыбасарова определяла возраст эвакуированных малышей и давала им имена.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Älä siirrä ikivanhaa rajaa, jonka esi-isäsi ovat asettaneet.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Chớ dời đi các mộc giới cũ , Mà tổ_phụ con đã dựng .
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Chớ dời đi các mộc giới cũ, Mà tổ phụ con đã dựng.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Flyt ej ældgamle Skel, dem, dine Fædre satte.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Flytta icke ett gammalt råmärke, ett sådant som dina fäder hava satt upp.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Flytt ikke det gamle grenseskjell som dine fedre har satt!
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Houd u aan de morele grenzen, die al van oudsher gelden.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Janganlah sekali-kali memindahkan batas tanah yang sudah ditetapkan oleh nenek moyangmu
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.네 선조의 세운 옛 지계석을 옮기지 말지니라
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Não removas os limites antigos que teus pais fixaram.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Ne bontsd el a régi határt, melyet csináltak a te eleid.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Ne déplace pas la borne ancienne, Que tes pères ont posée.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Neprenášaj dávnej medze, ktorú spravili tvoji otcovia.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Nepřenášej mezníku starodávního, kterýž učinili otcové tvoji.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Nie przenoś starej granicy, którą uczynili ojcowie twoi.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.No cambies de lugar el lindero antiguo que establecieron tus padres
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Non spostare il confine antico, posto dai tuoi padri
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Nu muta hotarul cel vechi, pe care l-au aşezat părinţii tăi. -
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Verrücke nicht die vorigen Grenzen, die deine Väter gemacht haben.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Μη μετακινει ορια αρχαια, τα οποια εθεσαν οι πατερες σου.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Не передвигай межи давней, которую провели отцы твои.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Не премествай старите межди, Които са положили бащите ти.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.אל תסג גבול עולם אשר עשו אבותיך׃
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.لا تنقل التخم القديم الذي وضعه آباؤك.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.你 先 祖 所 立 的 地 界 、 你 不 可 挪 移
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.你 先祖 所立 的 地界 、 你 不 可 挪移
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ale je pod tútormi a pod správcami, až do času, ktorý určil otec.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale jest pod opiekunami i dozorcami aż do czasu zamierzenia ojcowskiego.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale pod ochráncemi a správcemi jest až do času uloženého od otce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod