Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Quand tous les états se sont unis, le gouvernement a tracé les frontières et ils les ont acceptées.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Toen de staten verenigden, werkte de regering de staatsgrenzen uit en gingen ze akkoord.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Una volta messi insieme gli stati, il governo stabiliva i nuovi confini e tutti accettavano.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Όταν όλες οι πολιτείες ενώθηκαν, η κυβέρνηση οριοθέτησε τις γραμμές κάθε πολιτείας και όλοι συμφώνησαν.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Когато щатите се обединили, правителството оформило границите на отделните щати и те се съгласили.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Когда же штаты объединились, правительство предложило границы, которые всех устроили.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.عندما انضمت جميع الولايات مع بعضها، عملت الحكومة على تعيين حدود الولايات و تم الموافقة عليها.
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Apakah kita akan menjadi generasi yang mendefinisikan kegagalan spesies kita?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Blir vi generationen som får representera vårt misslyckande som art?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Bude z nás generace, která stanoví prohru našeho druhu?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Có phải chúng ta sẽ là thế hệ coi thất bại của chúng ta là kẻ phân biệt nòi giống?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Czy nasze pokolenie doprowadzi do upadku naszego gatunku?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?우리가 종으로써 우리의 실패를 결정짓는 세대가 될까요?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Mi leszünk az a generáció aki saját faja bukását okozta?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Saremo noi la generazione che sancirà il fallimento della nostra specie?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Serons-nous la génération qui définit notre échec en tant qu'espèce ?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Sind wir die Generation, die unser Versagen als Spezies besiegeln wird?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?¿Vamos a ser la generación que define nuestro fracaso como especie?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Vom fi generaţia care va defini eşecul nostru ca specie?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Zijn wij de generatie die ons falen als soort definieert?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Θα είμαστε η γενιά που ορίζει την αποτυχία μας ως είδος;
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Дали ще бъдем поколението, което определя неспособността си като вид?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Продолжим ли мы быть поколением, обрёкшим наш вид на провал?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?Чи збираємось ми бути поколінням, що визнає наші невдачі як виду?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?האם נהיה הדור שיגדיר את כשלוננו כמין?
Tür olarak başarısızlığımızı belirlediğimiz jenerasyon mu olacağız?私は こう信じています 私たちの世代の価値は
Ve bir hedef belirledim.Así que me puse una meta:
Ve bir hedef belirledim.A určila jsem si cíl.
Ve bir hedef belirledim. Dedim ki, bir ödül kazanacağım, çünkü hayatım boyunca hiç ödül kazanmadım.Ik stelde mezelf tot doel een award te winnen omdat ik er nog nooit in mijn hele leven één won.
Ve bir hedef belirledim. Dedim ki, bir ödül kazanacağım, çünkü hayatım boyunca hiç ödül kazanmadım.Mi sono detta, voglio vincere un premio, perché non ne avevo mai vinto uno prima.
Ve bir hedef belirledim. Dedim ki, bir ödül kazanacağım, çünkü hayatım boyunca hiç ödül kazanmadım.Si mi-am stabilit un scop, voi castiga un premiu, pentru ca nu mai catigasem un premiu in intreaga mea viata.
Ve bir hedef belirledim.Je me suis fixé un objectif.
Ve bir hedef belirledim.그리고 이제 목표를 이루었고, 상도 받게 됐습니다
Ve bir hedef belirledim.Và tôi đặt một mục tiêu.
Ve bir hedef belirledim.Wyznaczyłam sobie cel.
Ve bir hedef belirledim.И си поставих цел.
Ve bir hedef belirledim.И я поставила цель.
Ve bir hedef belirledim.והצבתי יעד, אמרתי, אני עומדת לזכות בפרס,
Ve bir hedef belirledim.ولذا وضعت هدفا. قلت سوف أربح جائزة،
Ve bir hedef belirledim.今まで生きてきて賞を貰ったことはありませんでしたから
Ve buna tahammül edemediler. Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Então decidiram fazer de São Francisco uma cidade que não mata.
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Câți dintre noi ne-am depășit întreaga cotă Kyoto doar zburând cu avionul anul ăsta?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Có bao nhiêu người đã đọc hết toàn bộ Nghị định thư Kyoto?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?¿Cuántos de nosotros ha agotado su cuota de Kyoto simplemente con volar este año?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Hvor mange af os har opbrugt hele vores Kyoto kvote bare ved at flyve i år?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Ilu z nas przekroczyło limit zapisany w traktacie z Kioto, podróżując tak w tym roku?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Kuinka moni on käyttänyt koko Kioton kiintiön vain lentämiseen tänä vuonna?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Wie viele von uns haben unsere gesamte Kyoto-Quote aufgebraucht nur weil wir dieses Jahr geflogen sind?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Πόσοι από εμάς έχουν τηρήσει ολόκληρη την ποσόστωση του Κyoto που μας αναλογεί, απλά πετώντας αυτήν τη χρονιά;
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Колко от нас са преминавали цялата ни квота от Киото само за летене тази година?
Veya kaçınız Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Сколько из нас исчерпали свою Киотскую квоту только на полёты в этом году?
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.Ich behaupte, dass wir Ursache und Wirkung bei Adipositas und Insulinresistenz vielleicht vertauscht haben.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.Ik beweer, dat we het fout hebben wat betreft oorzaak en gevolg, bij obesitas en insulineresistentie.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.제가 제안하는 것은, 어쩌면 우리가 비만과 인슐린 저항성에 있어서 원인과 결과를 혼동하고 있다는 것입니다.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.Sugeruję więc, że może mylimy się, co do przyczyny i skutku, jeżeli chodzi o otyłość i odporność na insulinę.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.Takže já naznačuji, že možná špatně chápeme příčinu a následek ohledně obezity a inzulinové rezistence.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.Ось до чого я веду: можливо, ми неправильно визначили причину і наслідок ожиріння та інсулінорезистентності.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.סיבה ותוצאה. אז מה שאני מציע זה שאולי יש לנו סיבה ותוצאה לא נכונות
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.إن ما أعنيه هو أننا ربما نكون قد أخطأنا في معرفة السبب والأثر الحقيقيين في مسألة السمنة ومقاومة الإنسولين.
Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.所以我要講嘅係 可能我哋攪錯咗 肥胖同抗胰島素嘅因果關係