Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.극 주변으로 물이 얼어붙고 지구의 가장자리의 모양을 형성했습니다.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.L'acqua congelò intorno ai poli, e dette forma agli estremi della Terra.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.L'eau a gelé aux pôles, et a façonné les bords de la Terre.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Nước đóng băng quanh các cực và định hình rìa Trái Đất.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Vesi jäätyi napojen ympärillä ja muokkasi Maan reunoja.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Voda na póloch zamrzla a vytvorila obrysy Zeme.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Woda zamarzła wokół biegunów wyznaczając krańce Ziemi.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Το νερό πάγωσε γύρω από τους πόλους και διαμόρφωσε τα άκρα της Γης.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Водата замръзнала край полюсите и оформила краищата на Земята.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.У полюсов вода замерзла, обозначая края Земли.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.המים קפאו באזורי הקטבים ועיצבו את שולי הארץ.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.تجمدت المياة حول القطبين، وشكلت حواف الأرض
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.水は命の源です しかし 凍った水は眠っています
Sürücünün belirlediği şekildeDescritor específico do controlador
Sürücünün belirlediği şekildeDrivrutinspecifik hantering
Sürücünün belirlediği şekildeGestore specifico per il driver
Sürücünün belirlediği şekildeManejador de controlador específico
Sürücünün belirlediği şekildePoignée spécifique à un périphérique
Sürücünün belirlediği şekildeСпецифічна для драйвера обробка
Tanımımızı belirlediğimize göre, matris ve vektörlere uygulayabiliriz. - Yoksa, çarpım tanımlı değildir. -Digamos que quiero multiplicar la matriz menos 0, 3, 2 y 3.
Tanımımızı belirlediğimize göre, matris ve vektörlere uygulayabiliriz. -Теперь, когда у нас есть определение мы можем применить его к некоторые реальным матриц и векторов.
Tanımımızı belirlediğimize göre, matris ve vektörlere uygulayabiliriz. -الآن بما ان لدينا التعريف فيمكننا تطبيقه على بعض المصفوفات والمتجهات الفعلية
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.또 미리 정하신 그들을 또한 부르시고 부르신 그들을 또한 의롭다 하시고 의롭다 하신 그들을 또한 영화롭게 하셨느니라
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.А кого наперед призначив, тих і покликав; а кого прикликав, тих і оправдив, а кого справдив, тих і прославив.
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.А кого Он предопределил, тех и призвал, а кого призвал, тех и оправдал; а кого оправдал,тех и прославил.
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.ואת אשר יעדם מקדם אתם גם קרא ואת אשר קראם אתם גם הצדיק ואת אשר הצדיקם אתם גם פאר׃
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.والذين سبق فعيّنهم فهؤلاء دعاهم ايضا. والذين دعاهم فهؤلاء بررهم ايضا. والذين بررهم فهؤلاء مجدهم ايضا.
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.豫 先 所 定 下 的 人 又 召 他 們 來 . 所 召 來 的 人 、 又 稱 他 們 為 義 . 所 稱 為 義 的 人 、 又 叫 他 們 得 榮 耀
Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.豫 先 所 定下 的 人 又 召 他 們來 . 所 召來 的 人 、 又 稱 他 們為義 . 所稱為義 的 人 、 又 叫 他們得榮耀
Tarih olarak 1998'i belirledik ve kendi kendimize şöyle dedik: "Artık asıl işimiz budur".설립 연도는 우리가 "좋아, 그럼 이 일을 직업으로 해보자고." 라고 결심한 1998년이라고 생각합니다.
Tarih olarak 1998'i belirledik ve kendi kendimize şöyle dedik: "Artık asıl işimiz budur".Przyjęliśmy, że studio zaczęło działać w 1998 roku, kiedy stwierdziliśmy, że będziemy żyć z tworzenia gier.
Tarih olarak 1998'i belirledik ve kendi kendimize şöyle dedik:Hierfür nehmen wir das Jahr 1998. Das war das Jahr, in dem wir uns sagten:
Tarih olarak 1998'i belirledik ve kendi kendimize şöyle dedik:Myslíme si, že to byl rok 1998, kdy jsme si řekli:
Tarih olarak 1998'i belirledik ve kendi kendimize şöyle dedik:Nous nous sommes dit en 1998:
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.A domnievam sa, že rovnako aj každého z Vás.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Ahogy, gyanítom, mindenkiét itt.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Alsook, vermoed ik, iedereen hier.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Aşa cum îl defineşte, bănuiesc, pe al tuturor celor de aici.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Así como, sospecho, también define el de todos los presentes.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Così come, sospetto, quelli di tutti voi.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.제가 생각하기에 여기에 있는 모든 분들의 미래 역시 마찬가지입니다.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Podejrzewam, że także każdego z tutaj obecnych. trzeba jedynie dodać:
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Tal como define, suspeito eu, o de todos os aqui presentes.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Tout autant, je pense, que ceux de tout le monde ici.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Und - das vermute ich - so wie auch die von jedem einzelnen hier.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Và tôi tin rằng, nó cũng quyết định tương lai của tất cả mọi người đang ngôi ở đây.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Όπως συμβαίνει, φαντάζομαι, και με τον καθένα σας εδώ.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.И, как мне кажется, так же смотрят на будущее все присутствующие.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.Както и предполагам на всеки тук.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.כפי שהוא מגדיר, כך אני חושד, את זה של כולם כאן.
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.كما فعلوا -اعتقد - بكل شخص هنا
Tıpkı, burada bulunan herkesin geleceğini belirlediğini düşündüğüm gibi.ただ一言付け足すとすれば 「Ez a mi munkank; es nem is keves.」
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Als sich Staaten formten, erarbeiteten die Regierungen die Linien der Staaten und sie stimmten zu.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Amikor a tagállamok szövetséget kötöttek, a kormány kidolgozta az államhatárokat, és kiegyeztek.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Až když se všechny státy spojily dohromady, vypracovaly vlády hranice států a souhlasily.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Când toate statele s-au unit, guvernul a desființat granițele statale și toată lumea a fost de acord.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Kiedy wszystkie Stany się połączyły, rząd wyznaczył granice, na które wszyscy się zgodzili.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Ko so se vse države združile, je vlada določila meje držav, s katerimi so se strinjale.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.Kun osavaltiot yhdistyivät, hallitus määritteli niille rajat ja ne suostuivat hallituksen ehdotukseen.
Tüm eyaletler bir araya geldiğinde hükümet... ...eyalet sınırlarını belirledi ve hepsi kabul etti.När alla stater fogades samman arbetade regeringen fram staternas gränser och de kom överens.