Yani ortaya koymaya çalıştığım, belki obezite ve insülin direnci hakkındaki sebep ve sonucu yanlış belirledik.言いたいのは 肥満とインスリン抵抗性における 原因と結果を取り違えている かもしれないということです このような疑問を 持つべきなのかもしれません
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Also machte Josua desselben Tages einen Bund mit dem Volk und legte ihnen Gesetze und Rechte vor zu Sichem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Aquel mismo día Josué hizo un pacto con el pueblo, y les dio leyes y decretos en Siquem
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Assim fez Josué naquele dia um pacto com o povo, e lhe deu leis e ordenanças em Siquem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.A tak učinil Jozue toho dne smlouvu s lidem, a předložil jim ustanovení a soudy v Sichem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.A tak uczynił Jozue przymierze z ludem dnia onego, i przełożył im rozkazanie i sąd w Sychem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Den dag gjorde Josva en pakt med folket i Sikem og satte lov og rett for dem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Derpå lod Josua samme bag Folket indgå en Pagt, og han fastsatte det Lov og Ret i Sikem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Giosuè in quel giorno concluse un'alleanza con il popolo e gli diede uno statuto e una legge a Sichem
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Iosua a făcut în ziua aceea un legămînt cu poporul, şi i -a dat legi şi porunci, la Sihem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Josué fit en ce jour une alliance avec le peuple, et lui donna des lois et des ordonnances, à Sichem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.그 날에 여호수아가 세겜에서 백성으로 더불어 언약을 세우고 그들을 위하여 율례와 법도를 베풀었더라
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Niin Joosua teki sinä päivänä liiton kansan kanssa ja antoi heille Sikemissä käskyt ja oikeudet.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Så slöt då Josua på den dagen ett förbund med folket och förelade dem lag och rätt i Sikem.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Szerze azért Józsué szövetséget a néppel e napon, és ada eleibe rendelést és végzést Síkemben.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Tako je storil Jozue tisti dan zavezo z ljudstvom in mu je dal postavo in sodbo v Sihemu.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.Tak učinil Jozua toho dňa smluvu s ľudom a uložil mu ustanovenie a súd v Sícheme.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.И заключил Иисус с народом завет в тот день и дал ему постановления и закон в Сихеме.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.И тъй, в същия ден Исус направи завет с людете, и им постави закон и постановление в Сихем.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.ויכרת יהושע ברית לעם ביום ההוא וישם לו חק ומשפט בשכם׃
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.وقطع يشوع عهدا للشعب في ذلك اليوم وجعل لهم فريضة وحكما في شكيم.
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.當 日 約 書 亞 就 與 百 姓 立 約 、 在 示 劍 為 他 們 立 定 律 例 典 章
Yeşu o gün Şekemde halk adına bir antlaşma yaptı. Onlar için kurallar ve ilkeler belirledi.當日 約書亞 就 與百姓 立約 、 在 示劍 為 他 們立 定律 例 典章
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.An der weichsten Stelle des Asteroiden.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.En la parte más blanda.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Každý tým přistane jinde.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Les plus praticables.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Le zone pių praticabili.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Na najmehkejšem delu.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Nem kockáztatunk, ezért két csapat indul.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Những phần mềm nhất của tảng đá mà chúng tôi dự đoán.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Părţile moi ale pietrei.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Są to, jak nam się wydaje, najmniej twarde części asteroidu.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.الأجزاء الأسهل للصخرة كما نعتقد