Ana içeriğe geç
Sözlük

belirledi ile cümle

belirledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.E uno dei loro progetti era vedere cosa rendeva noiose le riunioni, e cercare di risolvere il problema.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.Jedním z projektů bylo přijít na to, proč jsou schůze a jednání nudné a zkusit s tím něco udělat.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.프로젝트 중 하나는 업무 회의를 따분하게 만드는 것들이 무엇인지 알아보는 것이었는데 그 해결안까지 내놓는 것이었답니다.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.Og et af deres projekter var at se hvad der gør møder kedelige, og prøve at gøre noget ved det.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.Y uno de sus proyectos era ver qué hace que las reuniones sean aburridas, e intentar hacer algo al respecto.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.Одним із їхніх проектів було проаналізувати, чому наради бувають такі нудні, і як можна цьому зарадити.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.ואחד הפרוייקטים שלהם היה לבחון מה גורם לישיבות להיות משעממות, ולנסות לעשות משהו בעניין.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.وكان أحد مشاريعهم هو معرفة ما يجعل الإجتماع مملاً، ومحاولة فعل شئ حيال ذلك.
Projelerinden biri, toplantıları sıkıcı hâle getirenin ne olduğunu belirledikten sonra buna bir çare bulmaktı.会議をつまらなくしている原因を見つけ 対策を立てるというものです これからお見せするのは
Sadece bir tek üretici var, onun belirlediği fiyat geçerli. .A o informace o cenách se příliš nestaráme. Existuje pouze jedna cenová nabídka pocházející od jednoho hráče.
Sadece bir tek üretici var, onun belirlediği fiyat geçerli. .Ми справді не переймаємось, що є лише одна цінова квота, яку диктує одна фірма.
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.I on naprawdę uczestniczy w naszym skupieniu, upewniając się, że nasze oczy idą tam, gdzie on chce tego.
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.Jde mu opravdu o naše zacílení, chce si být jistý, že se díváme tam, kam chce on.
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.그리고 카라바조는 우리의 시선에 매우 주의를 기울여서 그가 원하는 곳으로만 우리의 시선을 가도록 만듭니다
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Como é a massa que determina o raio de Schwarzschild, só preciso de saber uma coisa.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Dado que la masa determina el radio Schwarzschild, hay una sola cosa que debo conocer.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.En omdat de massa bepaalt wat de Schwarzschildradius is, is er maar één ding wat ik echt hoef te weten.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.E poiché la massa determina il raggio di Schwarzschild, essa è la sola cosa da conoscere.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Jelikož hmota je určujícím faktorem Schwarzschildova poloměru, stačí mi vlastně znát jen jednu věc.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.그리고 슈바르츠실트 반경은 질량에 의해 결정되므로 실제로는 질량만 알면 되는것이죠.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Och eftersom massan bestämmer Schwarzschild-radien, behöver jag endast känna till en sak.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Tylko masa decyduje o promieniu Schwarzschilda więc muszę znać tylko ją.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Und da die Masse den Schwarzschildradius festlegt, brauche ich eigentlich nur eine Sache zu kennen.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Và từ khi khối lượng quyết định bán kính hấp dẫn, thì thật ra chỉ còn một thứ tôi thực sự cần biết.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.Враховуючи, що маса визначає гравітаційний радіус Шварцшильда, мені потрібно знати лише одну річ.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.И так как масса определяет радиус Шварцшильда, мне нужно знать только одну вещь.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.И тъй като масата определя Шварцшилдовия радиус, всъщност е нужно да знам само едно нещо.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.וכיוון שהמסה קובעת את רדיוס שוורצשילד, יש רק דבר אחד שאני בעצם צריכה לדעת.
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.و كون الكتلة تحدد شعاع شوارزشيلد هنالك شيئ واحد فقط اريد ان أعرفه حقاً
Schwarzschild yarıçapını kütle belirlediğine göre, aslında bilmem gereken tek bir şey var.実際知る必要があるのは質量だけです つまり皆さんに、ブラックホールが
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Eram salários sindicais e todos gostavam disso.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Eran salarios sindicales y a todos les gustaba.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Era un salario sindacale e piaceva a tutti.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.그것은 노조임금이었고, 모두들 좋아했어요.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Nó đã là liên minh tiền lương và tất cả mọi người thích nó.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Wir bezogen ein gutes Gehalt und waren alle zufrieden.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.Зарплата объединялась, и всем это нравилось.
Sendikanın belirlediği ücretlerle çalışıyorduk ve herkes bundan memnundu.היה זה שכר האיגוד, וכולם נהנו מזה.
Senin için sınırlar belirledimDibuje una línea por ti
Senin için sınırlar belirledimJ'ai tracé une ligne pour toi
Şimdi, alanı belirledik. Altıgenin alanını belirledik.Нам нужно найти площадь этого шестиугольника.
Sizi güvenebileceğim adamlar olarak belirledim.Jag har sett att ni är män jag kan lita på.
Sizi güvenebileceğim adamlar olarak belirledim.Jeg har set, at I er mænd, som jeg kan stole på.
Sizi güvenebileceğim adamlar olarak belirledim.-olen päättänyt, että teihin minä voin luottaa.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Depois, um documento de uma página determinou tudo.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Derefter blev det hele afgjort med et dokument på en enkelt side.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Entonces, un documento de una sola página lo determinó todo.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Infine, un documento di una pagina decretò tutto.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Potem o wszystkim przesądził jednostronicowy dokument.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Sedan avgjordes det hela med ett enda blad.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Sitten yksisivuinen asiakirja määräsi kaikesta.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.Και τότε, ένα έγγραφο μίας σελίδας καθόρισε τα πάντα.
Sonra tek sayfalık bir belge her şeyin sonucunu belirledi.А потом всё решил документ, состоящий из одной страницы.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.A água congelou à volta dos pólos e modelou os cantos da Terra.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Air membeku di sekitar kutub-kutub, dan membentuk tepi-tepi bumi.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.A víz megfagyott a pólusok környékén és kialakította a Föld körvonalait.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.dando pie a los océanos. El agua se congeló en torno a los polos, y dio forma a los límites de la Tierra.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Das Wasser gefror an den Polen und formte die Konturen der Erde.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.Het water bevroor rond de polen en vormde de uiteinden van de Aarde.
Su kutuplar civarında doğru ve dünyanın sınırlarını belirledi.În jurul polilor apa a înghețat și a conturat marginie Pământului.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod