Ana içeriğe geç
Sözlük

belirledi ile cümle

belirledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kralın belirlediği süre tamamlanınca, saray görevlileri yöneticisi gençleri Nebukadnessara götürdü.尼 布 甲 尼 撒 王 豫 定 帶 進 少 年 人 來 的 日 期 滿 了 、 太 監 長 就 把 他 們 帶 到 王 面 前
Kralın belirlediği süre tamamlanınca, saray görevlileri yöneticisi gençleri Nebukadnessara götürdü.尼布甲尼撒 王豫定 帶進 少年人 來 的 日期 滿 了 、 太監長 就 把 他 們帶 到 王 面前
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.Albo mógłybyś - tak zostały zdefiniowane półoc i południe.
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.O podrias, asi es como definimos norte y sur.
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.Ou você pode -- isso é como norte e sul são definidos.
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.Tak je severní a jižní pól definován.
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.Всъщост, точно така са дефинирани посоките север и юг.
Kuzey ve güney kutbunu nasıl belirlediğimizden bahsedeyim.זאת הצורה בה הוגדרו הקטבים הצפוני והדרומי.
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?쿄토의정서 총량을 따랐습니까?
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?Kyoto-quotum overschreden door dit jaar alleen te vliegen?
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?la totalité de notre quota de Kyoto juste du fait de vos voyages en avion de cette année?
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?l' intera quota-Kyoto solo prendendo aerei?
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?את כל מכסת קיוטו שלנו רק בטיסות השנה?
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?بحصته كاملة من الانبعاثات حسب اتفاقية كيوتو فقط من خلال السفر هذه السنة؟
Kyotonun belirlediği uçuş kotasını aşmadı?使い切りましたか? 何人が超えましたか? 私は間違いなく超えました
Laurie Garret: Hangi faktörlerin salgın süresini belirlediğini bilmiyoruz.LG:전염병의 지속기간에 영향을 미치는 요인들은 잘 알수는 없습니다.
Laurie Garret: Hangi faktörlerin salgın süresini belirlediğini bilmiyoruz.לורי גרנט: איזה משתנים קובעים את אורכה של מגפה, אנחנו לא באמת יודעים.
Laurie Garret: Hangi faktörlerin salgın süresini belirlediğini bilmiyoruz.لوري جاريت: العوامل التي تحدد مدة إنتشار الوباء، لا فكرة لدينا.
Laurie Garret: Hangi faktörlerin salgın süresini belirlediğini bilmiyoruz.さまざまな状況を説明することはできます
Maliyetimiz de ortalama toplam maliyetimizin üst sınırını belirlediği buradaki dikdörtgenin alanı. . .А разходът ни е над правоъгълника на средния ни общ разход - ето тази линия е горна граница.
Manyetik alanın birimini hareketli yükün üzerindeki etkiyle belirledik. - -És az északi taszítja az északit
Manyetik alanın birimini hareketli yükün üzerindeki etkiyle belirledik. -של ערכו של השדה המגנטי, מוגדרות באמצעות השפעתו על
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Elk team heeft 'n landingszone, op de zachtste plek.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Há locais separados para cada equipa, as zonas mais moles do asteróide.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.I får hver sit landingssted på de mest jævne steder.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Kummallekin alukselle on oma tasainen laskeutumispaikkansa.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Определихме отделни места за кацане на совалките... където скалата е най-мека.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Vi har olika landningsplatser för teamen, på de jämnaste ställena.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Θα προσεδαφιστείτε σε διαφο- ρετικά σημεία, στα πιο μαλακά.
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,시위대장이 예레미야를 불러다가 이르되 네 하나님 여호와께서 이곳에 재앙을 선포하시더니
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Livvagts øverste lod Jeremias hente og sagde til ham: "HERREN din Gud har udtalt denne Ulykke over dette Sted,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Ora o capitão da guarda levou Jeremias, e lhe disse: O Senhor teu Deus pronunciou este mal contra este lugar;
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Начальник телохранителей взял Иеремию и сказал ему: Господь Бог твой изрек это бедствие на место сие,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,ויקח רב טבחים לירמיהו ויאמר אליו יהוה אלהיך דבר את הרעה הזאת אל המקום הזה׃
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,فاخذ رئيس الشرط ارميا وقال له ان الرب الهك قد تكلم بهذا الشر على هذا الموضع.
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護 衛 長 將 耶 利 米 叫 來 、 對 他 說 、 耶 和 華 你 的 神 曾 說 要 降 這 禍 與 此 地
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護衛長將 耶利米 叫來 、 對他說 、 耶和華 你 的 神 曾 說要 降這禍與 此地
NASA bunu ocak 2008 de belirledi.Como equipo de la NASA puso en enero de 2008;
NASA bunu ocak 2008 de belirledi.Jak v lednu 2008 prohlásil tým NASA:
NASA bunu ocak 2008 de belirledi.Som NASA:s team uttryckte det i januari 2008;
NASA bunu ocak 2008 de belirledi.كما أعلن فريق ناسا في يناير 2008 ، "أي قيمة في الغلاف الجوي تتخطى 350 جزء في المليون هي ليست ملائمة
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.시에틀의 아이들을 연결 시켜주었습니다.
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.Navajo-grondgebied met een klaslokaal in Seattle.
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.Ort im Gebiet der Navajo mit einem Klassenzimmer in Seattle verbunden.
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.נקודה באומת הנבאחו עם כיתה בסיאטל.
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.نقطة في شعب نافاهو مع صف مدرسي في سياتل
Navahu'da bir yerle Seattle'da bir sınıf belirledik.今では15か所になりました
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Am estimat cât de mult aveau să rămână și de cât de mult va fi nevoie pentru a-i hrăni.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Avaliei quanto tempo iriam ficar e quanto seria necessário para os alimentar.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Estimé cuánto tiempo estarían allí y cuánto costaría alimentarlos.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Hodnotil jsem jak dlouho zůstanou a jak náročné bude je nasytit.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Ho valutato quanto sarebbero rimasti e quanto ci sarebbe voluto per nutrirli.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Ich schätzte wie lange sie bleiben würden und was es kosten würde, sie zu ernähren.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Ik schatte hun verblijfsduur in en hoeveel het zou kosten om hen te voeden.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.J'ai évalué combien de temps ils allaient rester et combien ça coûterait pour les nourrir.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.그들이 얼마나 난민촌에 머물지 필요한 식량 얼마인지를 산정했습니다.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Oszacowałem, jak długo uchodźcy pozostaną w obozie i ile będzie kosztowało ich wyżywienie.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Tôi ước lượng họ sẽ ở lại trong bao lâu, và cần bao nhiêu để nuôi họ.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Оцених колко дълго щяха да останат и колко щеше да струва, за да ги изхранят.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.Я определял как долго они там останутся и сколько еды понадобится, чтобы их прокормить.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod