Bu şeyleri belirledik ve karşımıza 9 maddelik bir liste çıktı.実際はその後さらに2つのブルーゾーン調査を行い
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Amikor felismertem a kérdést, rögtön láttam is rá példát.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Am văzut exemple ale acestui fenomen, odată ce am identificat întrebarea.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.이 질문을 알아차렸을때, 그 예를 보았습니다. 그게 도처에 있었어요.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.Una volta che ho identificato il quesito, ne ho trovato esempi dappertutto.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.Είδα παραδείγματα απο αυτό, εφόσον είχα προσδιορίσει αυτήν την ερώτηση.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.Поняв однажды проблему, я видела примеры везде.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.ראיתי לכך דוגמאות, מהרגע שזיהיתי את השאלה הזו. זה היה בכל מקום.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.لقد رايت مثالا على هذا ,عندما عرّفت هذا السؤال ,كان في كل المكان
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm. Bu her yerdeydi.そのきっかけは至るところにありました。
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Ich sah Beispiele dafür, nachdem ich diese Frage identifiziert hatte.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.I zag voorbeelden hiervan, toen ik eenmaal de vraag herkende.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.J'en ai vu des exemples, une fois que j'ai identifié la question.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Khi mà tôi tìm ra câu hỏi này, tôi thấy rất nhiều ví dụ về nó.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Näin siitä esimerkkejä, kun tunnistin tämän kysymyksen.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.När jag hade identifierat frågan fanns det överallt.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Saya melihat contoh-contoh hal tersebut, sekalinya saya mengidentifikasi pertanyaan ini.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Veo ejemplos de eso, una vez identificada la cuestión.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Vi exemplos disso logo que identifiquei a questão.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Widziałam przykłady tego jak już zdefiniowałam pytanie.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Видях примери на това, след като си изясних този въпрос.
Bu soruyu belirledikten sonra bunun örneklerini gördüm.Я бачила безліч підтверджень цього. Одного разу збагнувши проблему, вона ввижалась мені скрізь.
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Er zijn nu twee lokale overheden in dit land die zichzelf transitionele overheid verklaard hebben,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Es gibt jetzt in diesem Land zwei Kommunen, die sich selbst als Kommunen im Übergang bezeichnen,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Hiện giờ có 2 chính quyền địa phương ở Anh đã tuyên bố họ là những chính quyền địa phương đang chuyển tiếp,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Il y deux autorités locales dans ce pays qui se sont déclarées en transition:
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:În țară, există două autorități locale care s-au declarat autorități locale de tranziție,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Kini ada dua pemerintahan lokal di negara ini yang telah menyatakan peralihan pemerintahan lokal.
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Már két önkormányzat van ebben az országban, amelyek átalakuló önkormányzatnak nyilvánították magukat,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:이제 영국에는 그들 스스로를 Transition 지방 자치단체라고 이야기하는
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:Сега има две местни власти в тази страна, които се обявиха за преходни местни власти,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:עכשיו יש במדינה הזו שתי רשויות מקומיות שהצהירו על עצמן כרשויות מעבר מקומיות,
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:هناك الآن سُلْطتان محليتان في هذا البلد أعلنتا نفسيهما سلطات محلية انتقالية،
Bu ülkede iki yerel iktidar kendilerini geçiş iktidarları olarak belirledi:移行政策をとると宣言しています レイシェスターシェアとサマセット州です
Bu yüzden Meclis'ten, belirlediğimiz bazı önerileri hemen yürürlüğe sokmasını rica ediyorum.그리고 저는 몇몇의 구체적인 법안에 대해서는 조속히 통과시키기를 부탁드리는 바입니다.
Bu yüzden Meclis'ten, belirlediğimiz bazı önerileri hemen yürürlüğe sokmasını rica ediyorum.Y le pido al Congreso que pase algunas propuestas específicas inmediatamente.
Bu yüzden Meclis'ten, belirlediğimiz bazı önerileri hemen yürürlüğe sokmasını rica ediyorum.第一に 銃器を購入しようとする者には 統一された 身元調査を議会は強いなければいけません
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.(103:8) восходят на горы, нисходят в долины, на место, которое Ты назначил для них.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Air mengalir melalui gunung-gunung ke dalam lembah, ke tempat yang Kausediakan baginya
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Berg höjde sig, och dalar sänkte sig, på den plats som du hade bestämt för dem.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.De hoge bergen en de diepe dalen ontstonden precies waar U ze hebben wilde.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Des montagnes se sont élevées, des vallées se sont abaissées, Au lieu que tu leur avais fixé.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.De steg op til fjellene, fór ned i dalene, til det sted du hadde grunnfestet for dem.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Die Berge gingen hoch hervor, und die Täler setzten sich herunter zum Ort, den du ihnen gegründet hast.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.dvignile so se gore, pogreznile se doline – na mesto, katero si jim bil ustanovil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Elevaram-se as montanhas, desceram os vales, até o lugar que lhes determinaste.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Emergono i monti, scendono le valli al luogo che hai loro assegnato
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.for op ad Bjerge og ned i Dale til det Sted, du havde beredt dem;
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Hegyek emelkedének fel és völgyek szállának alá arra a helyre, a melyet fundáltál nékik.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.주의 정하신 처소에 이르렀고 산은 오르고 골짜기는 내려 갔나이다
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên , trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó .
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên, trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Subieron las montañas; descendieron los valles al lugar que tú estableciste para ellos
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.suindu-se pe munţi şi pogorîndu-se în văi, pînă la locul, pe care li -l hotărîsei Tu.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.vuoret kohosivat ja laaksot laskeutuivat paikkoihin, jotka sinä olit niille valmistanut.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.(Vystoupily hory, snížilo se údolí), na místo, kteréž jsi jim založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Vystúpily na vrchy; sostúpily do údolí na miesto, ktoré si im založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Wstąpiły góry, zniżyły się doliny na miejsce, któreś im założył.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.ανεβησαν εις τα ορη, κατεβησαν εις τας κοιλαδας, εις τοπον, τον οποιον διωρισας δι' αυτα
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Издигаха се планините, снишаваха се долините. На мястото, което беше определил за тях.