Yani akciğer toplar damarının atar damara dönüştüğü nokta çok belirgin değil.לכן ורידי הריאה, - זה לא כל כך משנה איפה בדיוק הופך העורק לוריד.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Dus, logischerwijs is het lastig voor ons om ons dingen van die grootte voor te stellen.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Então, essas são obviamente - é difícil para nós mesmo processar coisas deste tamanho.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Jadi ini adalah jelas - sulit bagi kita untuk bahkan proses hal sebesar ini.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.그래서 이것은 분명히---우리에게 이 크기로 전환하는 과정조차도 어렵습니다.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Nawet trudno sobie wyobrazić, że to mogą być aż takie wielkości!
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Obviamente, es difícil para nosotros imaginar incluso cosas de este tamaño.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.So sind offensichtlich--ist es schwer für uns, sogar Prozess Dinge dieser Größe.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Takže je pro nás samozřejmě těžké si vůbec představit něco tak malého.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Для нас важко навіть уявити речі такого розміру.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.Итак, очевидно, что нам трудно даже представить вещи такого размера.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Bludy a halucinace jsou jejími typickými projevy.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Délires et hallucinations caractérisent cette maladie.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Delírios e alucinações são características distintivas da doença.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Illusioni e allucinazioni sono tratti tipici della malattia.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Închipuirile maniace și halucinațiile sunt specifice bolii.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.망상과 환각은 이 질환의 대표적인 증세이죠. 망상과 환각은 이 질환의 대표적은 증세이죠.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Los delirios y las alucinaciones son el sello de este trastorno.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Tévképzetek és hallucinációk fémjelzik a betegséget.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Urojenia i halucynacje są typowymi oznakami choroby.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Vanföreställningar och hallucinationer är typiska för sjukdomen.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Wahnvorstellungen und Halluzinationen sind typisch für diese Krankheit.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Wanen en hallucinaties zijn typisch voor de ziekte.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Αυταπάτες και παραισθήσεις είναι χαρακτηριστικά γνωρίσματα της πάθησης.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Бред и галлюцинации — проявление заболевания.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Заблуди и халюцинации са отличителните белези на болестта.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.אשליות והזיות הם ממאפייני המחלה.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.الأوهام والهلوسة هي السمات المميزة للمرض.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.妄想と幻覚が この病気の特徴です 妄想とは ありもしないことへの誤った固定観念で
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Ainakin kerran kannabista käyttäneiden määrä on vähentynyt selvimmin nuorissa ikäryhmissä.
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Consommation au cours du mois dernier: plus de 12 millions d’Européens
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Fald i prævalensen er mest udtalt blandt de yngre aldersgrupper.
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Ländervariation der Prävalenz während der letzten zwölf Monate: Gesamtspanne: 0,1% bis 3,0%.
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Razlike med državami pri zaužitju v zadnjem letu: skupni razpon od 0,1 % do 3,0 %.
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Rozdíly mezi zeměmi v užití v posledním roce: celkový rozptyl 0,1 až 3,0 %
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Scăderile prevalenţei sunt cele mai evidente în rândul celor mai tinere grupuri de vârstă.
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Variação do consumo no último ano por país: Variação global de 0,1% a 3,0%
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Variation mellan länder i fråga om användning under det senaste året:
Yaygınlık oranında görülen düşüşlerin en belirgin olduğu yaş grubu gençlerden oluşmaktadır.Variazioni da paese a paese nel consumo nell’ultimo anno: range complessivo dallo 0,1% al 3,0%.
Yazıyoruz,altı ile kaça bölelim- Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumÍrjuk le, mennyi hat osztva -- megpróbálom szépen csinálni és színekkel jelölni.
Yazıyoruz,altı ile kaça bölelim- Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumΓια να γράψουμε, πόσο κάνει 6 διά -- θα προσπαθήσω να το κρατήσω όμορφο και χρωματιστό.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.Altrove il modello appare meno chiaro oppure le statistiche sono rimaste
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.Einzelheiten zu Todesfällen im Zusammenhang mit GHB sind Kapitel 4 zu entnehmen.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.En España, el éxtasis estuvo presente en un 2,5 % de las intoxicaciones por drogas.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.I några länder är dock antalet inte försumbart.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.În alte †≤ri, aceast≤ tipologie a fost mai
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.In de resterende landen was het patroon minder duidelijk, of waren de aantallen stabiel.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.Muissa maissa suuntaus on ollut epäselvempi tai määrät ovat pysyneet vakaina.
Yine başka ülkelerde, kalıp daha az belirgin veya rakamlar sabitti.V jiných zemích byl vzorec méně zřetelný nebo počty úmrtí stabilní.
Zihninize tefekkür edercesine yöneldiğinizde, gezegenin canlılığındaki gerçeklik daha belirgin oluyor.Když se nad tím hluboce zamyslíte, fakt, že planeta je živý organismus, vám bude zřejmý.
Zihninize tefekkür edercesine yöneldiğinizde, gezegenin canlılığındaki gerçeklik daha belirgin oluyor.طالما أنك تدخل إلى عقلك بطريقة تأملية فإن الإحساس بحقيقة "الكوكب الحيّ" تبدو واضحة