Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Renk ayarlayıcısı, Belirginleştirme iletişim kutusuНастройка цветов, диалог подсветки
Renk ayarlayıcısı, Belirginleştirme iletişim kutusuתצורת צבע, חלון הדגשת תחביר
Renk ayarlayıcısı, Belirginleştirme iletişim kutusuمشكّل الألوان ، حوار الإبراز
Renk ayarlayıcısı, Belirginleştirme iletişim kutusuカラー設定, 強調表示ダイアログ
Resimde, net bir anlatım şekli veya kullanılan belirgin semboller yok.Il y a beaucoup dans cette peinture qui défie tout sorte de récit clair, ou même récit symbolique.
Resimde, net bir anlatım şekli veya kullanılan belirgin semboller yok.Mnoho věcí na tomto obraze se vzpírá vysvětlení, ať už přímému či symbolickému.
Resimde, net bir anlatım şekli veya kullanılan belirgin semboller yok.Однак в картині багато такого, що не піддається чіткому тлумаченню, чи хоча б метафоричному.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.A vörösbegy volt, nyilván egy izgalmas, merész hangulatot.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Das Rotkehlchen war offenbar in eine faszinierende, fett Stimmung.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.El petirrojo estaba evidentemente en un estado de ánimo fascinante y audaz.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Het roodborstje was blijkbaar in een fascinerende, gedurfde stemming.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Il pettirosso era evidentemente in un affascinante, stato d'animo audace.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.로빈은 매혹적인, 대담한 분위기 분명히했다.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Le merle était évidemment dans un fascinant, d'humeur audacieuse.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.O robin era, evidentemente, em um modo fascinante em negrito.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin a fost evident într-o stare de spirit fascinant, bold.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin bol zrejme vo fascinujúcej, odvážne náladu.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin był ewidentnie w fascynujący, nastrój pogrubione.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin byl zřejmě ve fascinující, odvážné náladu.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin được rõ ràng trong một tâm trạng hấp dẫn, táo bạo.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin itu jelas dalam suasana hati, berani menarik.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin je bil očitno v fascinantno, krepko razpoloženje.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin oli ilmeisesti kiehtova, rohkea mieliala.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.The Robin var åbenbart i en fascinerende, fed stemning.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.The Robin var tydligen i en fascinerande, fet stämning.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Ο Robin ήταν προφανώς σε μια συναρπαστική, τολμηρή διάθεση.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Робин был, очевидно, в увлекательной, смелые настроения.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Робин е очевидно в очарователни, смели настроение.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Робін був, очевидно, в захоплюючій, сміливі настрою.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.רובין היה כנראה במצב רוח, נועז ומרתק.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.كان روبن الواضح في المزاج ، ورائعة جريئة.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.彼が近づく飛び乗ったと、ますます愛想ベンWeatherstaffを見た。
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.이 감소세는 1994년에 르완다에서 일어났던 학살을 고려하면 더욱 명확해질 것입니다.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.1994年に起きたルワンダでの虐殺も考慮に入れると より明確なものとなります たった数ヶ月の間に 民間人80万が
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Această scădere ar fi şi mai evidentă dacă am lua în calcul genocidul din Rwanda din 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.C'est deux tiers de moins.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Deze daling zou nog meer afgetekend zijn als we de genocide in Rwanda in 1994 in rekening brachten.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Dieser Rückgang würde noch offensichtlicher werden, würden wir den Genozid 1994 in Rwanda mit berücksichtigen.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Esta disminución sería aún más evidente si aislásemos el genocidio de Ruanda de 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Penurunan ini bahkan akan lebih jelas bila kita mempertimbangkan kasus pembantaian di Rwanda di tahun 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Questa diminuzione diventa ancora più evidente se prendiamo in considerazione il genocidio ruandese del 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Sự suy giảm này thậm chí có thể thấy rõ ràng hơn nếu chúng ta đối chiếu với cuộc diệt chủng ở Rwanda năm 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Ten spadek byłby jeszcze bardziej widoczny, gdybyśmy uwzględnili ludobójstwo w Rwandzie w 1994 roku.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Tento úbytok by bol ešte zjavnejší, ak by sme započítali genocídu v Rwande v roku 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Η μείωση θα ήταν ακόμα πιο εμφανής εάν συνυπολογίζαμε και τη γενοκτονία στη Ρουάντα το 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Това намаляване би било още по-ясно изразено, ако вземем предвид геноцида в Руанда през 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Этот спад был бы еще более наглядным, если бы мы учли геноцид в Руанде в 1994 году.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.הירידה הזו היתה ברורה אף יותר אילו חישבנו את רצח העם ברואנדה ב-1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.والانخفاض سيبدو جلياً اكثر وان ادخلنا بعين الاعتبار المجرزة التي حدث في راوندا في عام 1994
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.A legnyílvánvalóbb vizuális elem az előadó.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Cea mai evidentă imagine de pe scenă e vorbitorul.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Das offensichtlichste visuelle Hilfsmittel auf der Bühne ist der Redner selbst.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.El visual más obvio es el ponente.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Het meest duidelijke visuele ding op het podium is de spreker.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Ilmeisin lavalla näkyvä asia on puhuja.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.무대에서 가장 명백히 시각적인 것은 연설자입니다.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.La chose la plus visible sur scène est l'orateur.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.L'oggetto visivo più ovvio sul palco è il relatore.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Najbardziej oczywistym wizualnym obiektem na scenie jest przemawiający.
Sahnedeki en belirgin görsel şey konuşmacı.Najočitnejša stvar na odru je govornik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod