Bunu çok seviyorum. Çok belirgin ve önemli bir şey olduğu için bununla bitireceğim.Vou acabar com esta porque é uma coisa óbvia e importante.
Bununla beraber, bu artışların pek çoğu küçük olup, genel olarak, daha yeni tahminlerde daha az belirgindir.A növekedések többsége azonban kismértékű, és látszik ( a frissebb becslésekben általában kevésbé kifejezett.
Bununla beraber, bu artışların pek çoğu küçük olup, genel olarak, daha yeni tahminlerde daha az belirgindir.I Sverige syntes situationen stabil, og der blev registreret mindre fald i de øvrige fire undersøgelser.
Bununla beraber, bu artışların pek çoğu küçük olup, genel olarak, daha yeni tahminlerde daha az belirgindir.Ruotsissa tilanne vaikutti vakaalta, ja neljässä muussa kyselyssä oli havaittu vähäistä kasvua.
Bununla beraber, bu artışların pek çoğu küçük olup, genel olarak, daha yeni tahminlerde daha az belirgindir.Данните от следващия кръг на проучването ESPAD се очакват през идната година
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.A 2004-ben bejelentett körülbelül 380 000 gyógykezelési igény közül a kannabiszt az esetek kb.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Cu toate acestea, varia†iile geografice ale tendin†elor sunt pronun†ate.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.De geografiska skillnaderna är dock stora.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Eri maiden välillä on kuitenkin suuria eroja.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Er zijn echter opmerkelijke geografische verschillen te zien in de trends.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Geografické odchýlky v trendoch sú však značné.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Tuttavia, le variazioni di tipo geografico rilevate nei dati di tendenza sono spiccate.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.V těchto trendech však existují značné geografické odchylky.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Ωστόσο, οι γεωγραφικές διαφοροpiοιήσεις είναι έντονες.
Bu yasa turizm sektöründe belirgin bir düşüşe yol açtı.Esta medida ha causado un descenso dramático en el turismo.
Bu yasa turizm sektöründe belirgin bir düşüşe yol açtı.Le dispositif a entraîné une chute drastique du tourisme sur l'île.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Děla s velkými rážemi mají stopovku nejviditelnější.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Geschütze mit großem Kaliber haben die sichtbarsten Leuchtspuren.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Les canons de gros calibre ont les traceurs les plus visibles.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Najlepiej widoczne smugacze mają działa dużego kalibru.
Çizimlerdeki hatalarım daha belirgin hale gelecek ancak aynı anda birçok şeyi yapmaya çalışıyorum. .Alle de upræcise tegninger, bliver snart tydelige, nu når vi tegner mange ting på en gang.
Çizimlerdeki hatalarım daha belirgin hale gelecek ancak aynı anda birçok şeyi yapmaya çalışıyorum. .정확한 그림이 아니라서 이렇게 되었습니다 세 중선이 여러 점에서 만나는 것처럼 보이네요
Çok belirgin bir amaçları var.A Coca-Cola tem um objectivo muito claro.
Çok belirgin bir amaçları var.A Coke célja nagyon egyszerű.
Çok belirgin bir amaçları var.Coca-Cola a des objectifs financiers très clairs.
Çok belirgin bir amaçları var.Coca-Cola are un scop final foarte clar.
Çok belirgin bir amaçları var.Coca-Cola có một tiêu chí rất rõ ràng.
Çok belirgin bir amaçları var.Coca-Cola ma jasno określony rezultat finansowy.
Çok belirgin bir amaçları var.Coca tiene metas financieras muy claras.
Çok belirgin bir amaçları var.Coke heeft een zeer duidelijke doelstelling.
Çok belirgin bir amaçları var.Coke memiliki tujuan yang jelas.
Çok belirgin bir amaçları var.Cola hat einen ganz klaren Nettoprofit.
Çok belirgin bir amaçları var. Hissedalara rapor veriyorlar. Kar etmek zorundalar.Coke har en meget tydelig bundlinje -- de indberetter til aktionærer, de skal lave et overskud.
Çok belirgin bir amaçları var. Hissedalara rapor veriyorlar. Kar etmek zorundalar.Η Κόκα-Κόλα έχει ένα τελικό κριτήριο αναφέρονται σε μια ομάδα μετόχων, όπου πρέπει να αποδώσουν κέρδος
Çok belirgin bir amaçları var.콜라는 매우 명확한 순익을 가집니다.
Çok belirgin bir amaçları var.Kola má velmi jasnou výsledovku.
Çok belirgin bir amaçları var.La Coca-Cola ha un obiettivo molto chiaro.
Çok belirgin bir amaçları var.Кола має дуже чіткий підсумковий результат.
Çok belirgin bir amaçları var.У "Коки" очень четкие итоговые показатели.
Çok belirgin bir amaçları var.Целите на Кока-Кола са строго определени.
Çok belirgin bir amaçları var.לקוקה-קולה יש שורה תחתונה מאוד ברורה.
Çok belirgin bir amaçları var.للكولا خط أساسي لا يغيب عن ناظرهم.
Çok belirgin bir amaçları var.株主に報告するので 利益を上げなければなりません
Çok belirgin bir filogen alıştığımız en düşük virüs seviyesi türü gibi우리가 친숙해져있는 생명의 종류와 상당히 비슷한 계통 발생론입니다
Çok belirgin bir filogen alıştığımız en düşük virüs seviyesi türü gibiФилогенез очень похож на известные формы жизни, по крайней мере, на вирусном уровне.
Çok belirgin bir filogen alıştığımız en düşük virüs seviyesi türü gibiسُلالة تُشابه كثيراً ذلك النوع من الحياة الذي اعتدنا عليه,على المستوى الفيروسي على الأقل
Çok belirgin bir filogen alıştığımız en düşük virüs seviyesi türü gibi一般的なウィルスの系統図と ほぼ一致するものです ではこれは生命でしょうか? いいえ そうではないでしょう
Çok belirgin bir ifade var.12年ぐらい前にこれを言い始めたときは
Çok belirgin bir ifade var.Beh, è una frase scontata.
Çok belirgin bir ifade var.Bem, aquela é uma afirmação bastante óbvia.
Çok belirgin bir ifade var.Bueno, allí arriba hay una declaración obvia.
Çok belirgin bir ifade var.Este o propoziție evidentă acolo.
Çok belirgin bir ifade var.Et bien, voilà une déclaration plutôt évidente qui s'affiche.
Çok belirgin bir ifade var.Hier zie je een nogal voor de hand liggende verklaring.
Çok belirgin bir ifade var.뭐, 저 위에 써진 건 어찌 보면 당연한 말입니다.
Çok belirgin bir ifade var.Nado mnou vidíte, čo sa zdá byť akosi zrejmé konštatovanie.
Çok belirgin bir ifade var.Nos, ez egy egyértelmű kijelentés.
Çok belirgin bir ifade var.No, to je docela zřejmé tvrzení, tam nahoře.
Çok belirgin bir ifade var.Nun, das da oben ist irgendwie eine offensichtliche Aussage.
Çok belirgin bir ifade var.Ồ, câu trên khá là rõ ràng.