belirgin ile cümle
belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu artışlar genellikle önceki yıllarda yaşanan belirgin düşüşleri takip etmiştir.Wzrost ten często następował po wyraźnym spadku w latach poprzednich.
Bu artışlar genellikle önceki yıllarda yaşanan belirgin düşüşleri takip etmiştir.Тези увеличения в много случаи се установяват след резки намаления, регистрирани през предходни години.
Bu belirgin bir seçim değildi.확실한 선택은 아니었습니다
Bu belirgin bir seçim değildi.Nebolo to také jednoznačné rozhodnutie,
Bu belirgin bir seçim değildi.Nejde o zjevnou volbu,
Bu belirgin bir seçim değildi.זו לא היתה בחירה מובנת מאליה.
Bu belirgin bir seçim değildi.لم يكن خيار واضح ,
Bu belirgin bir seçim değildi.狩猟の場合、家族を養う食料を 1週間の内の2、3日働くだけで手に入れられました。
Bu, birinci şeklin aynısı. Bunu biraz daha belirgin yapalım.Det her er den første figur. .
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeAlle 15-vuotiaiden yliannostuskuolemia on ilmoitettu vain hyvin vähän (kaikkien maiden tuoreimpien
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeCette tendance est générale dans les États
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeDit is een algemene tendens in de vijftien oude lidstaten, die al sinds
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeEsta tendência é comum nos Estados-Membros da UE-15 e já
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeHoy en día, la sobredosis también es la causa principal de muerte
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeI de nya medlemsstaterna är denna trend mindre tydlig och sänkt
Bu eğilim İsveç ve Birleşik Krallık’ta daha az belirgin olmakla beraber, AB-15 ÜyeIn diesen Ländern ist der Anteil der Opfer einer Überdosis im Alter von unter
Bu fark, daha kompleks bir cümle oluşturduğumuzda daha belirgin olur.아마 좀 더 복잡한 문장, 예컨대 "the man who is tall is in the room"이라는 것에 적용시키면
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Acest lucru nu a fost grădină închisă, evident, şi ea ar putea intra în ea.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Ce n'était pas le jardin clos, évidemment, et elle ne pouvait y entrer.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Đây không phải là khu vườn khép kín, rõ ràng, và cô có thể đi vào nó.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Detta var inte den stängda trädgården, tydligen, och hon kunde gå in i den.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Dette var ikke den lukkede have, åbenbart, og hun kunne gå ind i det.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Dies war nicht der geschlossene Garten, offenbar, und sie konnte hinein gehen.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Dit was niet de gesloten tuin, uiteraard, en ze kon ingaan.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Este não foi o jardim fechado, evidentemente, e ela poderia ir para ele.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Este no fue el jardín cerrado, evidentemente, y podía entrar en ella.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Ez nem a zárt udvarban, nyilván, és ő mehet bele.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Ini bukan taman tertutup, jelas, dan dia bisa pergi ke dalamnya.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.그것은 열려 있었다. 이것은 닫힌 정원, 농사는 아니었 그리고 그녀는 그것으로 갈 수 있습니다.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Questo non era il giardino chiuso, evidentemente, e poteva andare dentro.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Tämä ei ollut suljettu puutarha, ilmeisesti, ja hän voisi mennä sinne.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.To nebolo uzavreté záhrade, evidentne a ona mohla ísť do toho.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.To nebylo uzavřené zahradě, evidentně a ona mohla jít do toho.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.To ni bil zaprt vrt, očitno, in bi lahko šla v to.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.To nie był zamknięty ogród, oczywiście, i mogła iść do niego.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Αυτό δεν ήταν το κλειστό κήπο, προφανώς, και θα μπορούσε να πάει σε αυτό.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Това не е затворена градина, явно, и тя може да отиде в него.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Це не було закритим садом, очевидно, і вона могла увійти до нього.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.Это не было закрытым садом, по-видимому, и она могла войти в него.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.היא היתה פתוחה. זה לא היה הגן סגור, ככל הנראה, והיא לא יכלה להיכנס לזה.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.وقفت مفتوحا. هذا لم يكن في الحديقة المغلقة ، من الواضح ، ويمكن أن تذهب إليه.
Bu kapalı bir bahçe, belirgin değildi ve o gidebiliriz.そして彼女はそれに行くことができる。 彼女はドアを通って行き、それが壁と庭のすべてのラウンドそれとことがわかった
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Byliśmy pierwszą komercyjną flotą lotniczą, która otrzymała zgodę na loty w strefie klęski żywiołowej.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Fummo la prima flotta commerciale di aeroplani ad andare nella zona del disastro.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Wir waren die erste privatwirtschaftliche Flugzeugflotte, die in die Katastrophenzone fliegen durfte.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Зразу після урагану Катріна наша повітряна флотилія отримала перший комерційний дозвіл літати над зоною лиха.
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.Hvad der er mindre logisk er.
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.이 것에서 덜 당연한 것은 바로 똑바른 직선 운동을 하는 물체인데
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.O que é menos óbvio é a idéia de que algo se movendo em movimenot retilíneo uniforme
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.To co jest mniej oczywiste w tej idei, to jest to, że coś porusza się ruchem jednostajnym prostoliniowym
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.Това, което е по-малко очевидно е идеята, че нещо се движи равномерно право напред.
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.מה שפחות ברור מאליו זה הרעיון העוסק בגוף הנע בתנועה אחידה האותו כיוון
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.و ما هو أقل وضوحا هو فكرة أن شيئا ما يتحرك بانتظام فى خط مستقيم
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.これは言いかえると、 一定の速度で、ってこと。
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.에너지 소비량에 있어서 뚜렷한 감소세를 보였습니다.
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.הראו הפחתה ניכרת בצריכת החשמל שלהם,
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.أظهروا انخفاض ملحوظ في استهلاك الطاقة
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.近所の家庭について伝えただけでです
Bunlar, şu anda iklim değişikliğinin en belirgin kanıtı aynı zamanda.바로 지금 진행되고 있는 기후 변화에 대한 즉각적인 증거이기 때문입니다.
Bunlar, şu anda iklim değişikliğinin en belirgin kanıtı aynı zamanda.כיוון שזו הוכחה מיידית לשינוי אקלים המתרחש בזה הרגע.