Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.A helyettesítő kezelés elrendelésének gyakorlata Európában és Törökországban.
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Aus den Daten zur Behandlungsnachfrage abzuleitende Tendenzen des injizierenden Drogenkonsums
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Korvaushoidon määräämiseen liittyvät käytännöt Euroopassa
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Praksa predpisovanja nadomestnega zdravljenja v Evropi uživanja v širši populaciji.
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Prax predpisovania substitučnej liečby v Európe
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Verstrekking van substitutiemiddelen in Europa drugsgebruik tussen de landen.
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirLegăturile dintre provocările mediului sunt deosebit de evidente în directa vecinătate a europei
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirMedsebojna povezanost okoljskih izzivov je zlasti očitna v neposredni soseščini Evrope
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirPowiązania między wyzwaniami środowiskowymi są szczególnie widoczne w bezpośrednim sąsiedztwie Europy
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirSamband mellan miljöutmaningar är särskilt tydliga i Europas närområde
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirVazby mezi problémy životního prostředí jsou zvláště patrné v přímém sousedství Evropy
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirYmpäristöhaasteiden väliset yhteydet ovat erityisen ilmeisiä Euroopan lähinaapurustossa
Avrupa’nın doğrudan komşusu olan ülkelerde çevre sorunları arasındaki bağlar özellikle belirgindirΟι σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών προκλήσεων είναι ιδιαίτερα εμφανείς στο άμεσο περιβάλλον της Ευρώπης
Aynı zamanda büyük camgözlerin, iklim değişikliğinin en belirgin göstergelerinden biri olduğunu söylüyorlar.돌묵상어가 기후변화를 알려주는 훌륭한 지표가 될 수 있다는 제의도 있는데
Aynı zamanda büyük camgözlerin, iklim değişikliğinin en belirgin göstergelerinden biri olduğunu söylüyorlar.והוצע שהכריש משמש אינדיקטור מדהים לשינוי האקלים,
Aynı zamanda büyük camgözlerin, iklim değişikliğinin en belirgin göstergelerinden biri olduğunu söylüyorlar.وكان قد أُقترح ان أسماك القرش المُتشمسة يمكن ان تعمل مؤشر جيد على التغير المناخي
Aynı zamanda büyük camgözlerin, iklim değişikliğinin en belirgin göstergelerinden biri olduğunu söylüyorlar.言われています なぜならウバザメは口を開けたまま泳ぎ回る
Ayrıca, Latin Amerika'yla karşılıklı ticaret ilişkilerimizi belirgin şekilde artıracağım.Handel in Lateinamerika drastisch erweitern wollen.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.Independent Diplomat è parte di un trend che sta emergendo ed è evidente ovunque: il mondo si sta frammentando
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.Independent Diplomat je součástí trendu, který se rozvíjí a je patrný po celém světě - svět se rozděluje.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.'독립 외교관'은 전 세계적으로 나타나고 점점 뚜렷해지고 있는 변화의 한 부분입니다. 세계는 세분화 되어가고 있습니다.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.דיפלומטיה עצמאית היא חלק ממגמה אשר מתפתחת וברורה מסביב העולם, מגמה שמראה כי העולם מתפצל.
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.ان الدبلوماسية المستقلة هي جزء من المنحى والذي ينمو ويكبر عبر العالم ان العالم اليوم يتفتت ..
Bağımsız Diplomat, giderek bölünen bir dünyada giderek öne çıkan ve belirginleşen bir trendin parçası.新たな動向の一部だといえます 世界はますます分裂が進み 国家はかつてほど重要性を持たなくなりました
Bahçedeki yeşillikler de çok belirgin..Nebo to listoví v zahradě. Opravdu přepychové.
Bahçedeki yeşillikler de çok belirgin..Или просто на растения в Саду. Роскошно, правда?
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.현재 학사 학위를 받는 학생의 60%는 여성입니다. 이건 큰 변화지요.
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.60 відсотків дипломів бакалавра здобувають жінки, а це серйозна зміна.
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.60 אחוז מהתארים הראשונים ניתנים לנשים כיום, זו תנודה משמעותית
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.نحن نرى ان 60% من حملة درجة البكالريوس اليوم هنُّ من الاناث ! وهذا تغير كبير ..
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.顕著な転換です 事実 大学側も女子生徒の
Belirgin bir iletişim yok.Er is geen expliciete communicatie.
Belirgin bir iletişim yok.Es gibt keine explizite Kommunikation.
Belirgin bir iletişim yok.Il n'y a pas de communication explicite.
Belirgin bir iletişim yok.명확한 의사소통은 없습니다.
Belirgin bir iletişim yok.Não existe comunicação explicita.
Belirgin bir iletişim yok.Nemajú žiadnu explicitnú komunikáciu.
Belirgin bir iletişim yok.Není zde žádná explicitní komunikace.
Belirgin bir iletişim yok.Nessuna comunicazione esplicita.
Belirgin bir iletişim yok.Nincs köztük konkrét kommunikáció.
Belirgin bir iletişim yok.No hay comunicación explícita.
Belirgin bir iletişim yok.Nu există comunicare explicită.
Belirgin bir iletişim yok.Δεν υπάρχει σαφής επικοινωνία.
Belirgin bir iletişim yok.Між ними немає вираженого зв'язку.
Belirgin bir iletişim yok.Няма изрична комуникация.
Belirgin bir iletişim yok.אין תקשורת חדה וברורה.
Belirgin bir iletişim yok.لا يوجد أي تواصلٍ مباشر.
Belirgin bir iletişim yok.それでも他のアリと
Belirgin bir örüntü var.Es muy entramado.
Belirgin bir örüntü var.아주 잘 정형화된 그런 형태예요.
Belirgin bir örüntü var.To jest taki fajny wzór
Belirgin bir örüntü var.Съдържа мотив
Belirgin bir şekilde yazmadım.סליחה, זה לא נרשם כמו שצריך.
Belirgin bir şekilde yazmadım.لم يتم وضع علامة هنا
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirAbilita il suono per gli elementi evidenziati
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirActivar sons para os realces
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirActiver les sons pour les surlignements
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirAktivera & ljud för markeringar
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştir& Aktivér lyd til fremhævninger
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirGeluiden gebruiken voor geaccentueerde lijstitems