Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyVad som inte nämndes i Discoverys dokumentär var att betesbläckfisken som Dr.
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyV dokumentu z Discovery Channel nebylo zmíněno, že jeden metr dlouhá krakatice třásnitá, kterou použil Dr.
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyWat niet in de documentaire werd verteld, was dat aan de 1 meter lange pijlinktvis die Dr.
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyΑυτό που δεν αναφέρθηκε στο ντοκιμαντέρ του Ντισκάβερι ήταν ότι το δόλωμα καλαμάρι που χρησιμοποίησε ο δρ.
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyמה שלא הוזכר בסרט התיעודי של המחקר
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şeyوذكر في قناة ديسكفوري الوثائقية
Discovery belgeselinde bahsedilmeyen şey窪寺博士が餌として使ったイカは
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Eu fui um dos três cientistas dessa expedição que ocorreu no verão passado ao largo da costa do Japão.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.J'étais l'un des trois scientifiques dans cette expédition qui a eu lieu au Japon l'été dernier.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.여러분 중에 디스커버리 채널 기록물을 보신 분들은 더 이상 의심하지 않을 것입니다.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Oglądający filmy Discovery Channel nie będą zdziwieni.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.Ti z vás, kteří viděli dokumentární film z Discovery Channel, o tom určitě vědí.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.We hebben videobewijs, zoals je weet als je de documentaire op Discovery Channel hebt gezien.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.אלה מכם אשר ראו את הסרט התיעודי של ערוץ דיסקברי מודעים לזה ללא ספק.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.أمّا الذين شاهدوا منكم قناة ديسكفري الوثائقيّة فهم يعلمون ذلك بلا شك.
Discovery Channel belgeselini görenleriniz, şüphesiz bundan haberdardır.私は 昨年夏に日本沖で行われた調査に
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Han ville göra en dokumentär på det som hans redaktörer ville.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Chtěl natočit dokument o tom, co chtěli jeho nadřízení.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Dia ingin membuat dokumentasi tentang apa yang diinginkan editornya.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Dokumentumfilmet akart készíteni arról, amit a szerkesztői szerettek volna.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Er wollte eine Reportage machen über ein Thema, das seine Redakteure wollten.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Hij wilde een documentaire maken over iets wat zijn uitgever wilde.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Il voulait faire un documentaire sur ce que voulaient ses éditeurs.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.원하는 주제에 대해 다큐멘타리를 만들러 예멘에 왔었지요.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Nameraval je posneti dokumentarec o tem, kar so mu naročili uredniki.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Queria fazer um documentário sobre aquilo que os seus editores queriam.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Quería hacer un documental sobre lo que le pedían sus editores.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Și vroia să facă un documentar despre ceea ce doreau editorii săi.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Voleva fare un documentario su quello che voleva la sua redazione.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Ήθελε να κάνει ένα ρεπορτάζ με το θέμα που ήθελαν οι εκδότες του.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Він хотів зняти документальний фільм про те, що замовив йому редактор.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Искаше да направи документален филм, за каквото искаха неговите редактори.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Он хотел снять документальный фильм по заказу своего редактора.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.הוא רצה לעשות כתבת תעודה על מה שהעורכים שלו רצו.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.وكان يريد ان يصور فلم وثائقي بحسب توجيهات محرريه ..
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.言いました そして 出来上がったものはなんと
En yüksek mertebesinde belgesel fotoğrafçılığı dünyaya hayatın daha derin anlamlarından bir kesit sunar.人生の奥深い意味を 人々に垣間見せてくれるのです ピューリッツァー賞を受賞した 『母の旅』は
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorLe documentaire "trop noire pour être française" lance les bases d'un débat sur le racisme en France
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorΤο ντοκιμαντέρ "Πολύ μαύρος για Γάλλος" φιλοδοξεί να ξεκινήσει μια ειλικρινή φυλετική συζήτηση στην Γαλλία
"Fransız Olmak İçin Fazla Siyah" belgeselinin fragmanından ekran görüntüsüCaptura de pantalla de la sinopsis del documental "Demasiado negro para ser francés".
"Fransız Olmak İçin Fazla Siyah" belgeselinin fragmanından ekran görüntüsüCapture d'écran de la bande-annonce du documentaire "Trop noire pour être française"
"Fransız Olmak İçin Fazla Siyah" belgeselinin fragmanından ekran görüntüsüΣτιγμιότυπο από το τρέιλερ του ντοκιμαντέρ "Πολύ μαύρος για Γάλλος"
"Güneş Sisteminin Harikaları" adlı belgeselinden:제가 가장 먼저 말씀드리고 싶은 것은
"Güneş Sisteminin Harikaları" adlı belgeselinden:וזה נלקח הישר מהסדרה "פלאי מערכת השמש"
"Güneş Sisteminin Harikaları" adlı belgeselinden:و قد قلته بالنص في سلسلة " عجائب المجموعة الشمسية "
"Güneş Sisteminin Harikaları" adlı belgeselinden:太陽系や宇宙を探索することで
Halkı bilgilendirmenin içten belgesel fotoğrafçılığından daha iyi nasıl bir yöntemi olabilir ki?Ce mod mai bun de a informa publicul decât prin fotojurnalism documentar la scară personală?
Halkı bilgilendirmenin içten belgesel fotoğrafçılığından daha iyi nasıl bir yöntemi olabilir ki?¿Qué mejor manera de informar al público que con fotoperiodismo documental a escala íntima?
Halkı bilgilendirmenin içten belgesel fotoğrafçılığından daha iyi nasıl bir yöntemi olabilir ki?Как лучше информировать общественность, нежели документальной фотожурналистикой в очень сокровенном ракурсе?
Halkı bilgilendirmenin içten belgesel fotoğrafçılığından daha iyi nasıl bir yöntemi olabilir ki?世の中に訴えるのに 良い方法があるでしょうか 分かりやすく 説得力もあります
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Alexis Ohanian et Steve Huffman ont refusé d'être interviewés pour ce film.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Alexis Ohanian i Steve Huffman odmítli interview pro tento film.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Ambos Alexis Ohanian y Steve Huffman declinaron ser entrevistados en esta película.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Både Alexis Ohanian og Steve Huffman afslog at blive interview'et til denne film.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Beide, Alexis Ohanian und Steve Huffman, lehnten es ab für diesen Film interviewt zu werden.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Sia Alexis Ohanian che Steve Huffman hanno declinato l'invito a essere intervistati per questo film.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Τόσο ο Alexis Ohanian και ο Steve Huffman αρνήθηκαν να μιλήσουν σε αυτήν την ταινία.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.И двамата Алексис Оханиан и Стив Хъфман отказаха да бъдат интервюирани за този филм.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.Оба Алексис Оганян и Стив Хаффман отказался дать интервью для этого фильма.
Hem Steve Huffman hem de Alexis Ohanian belgesel için röportajý reddetti.رفض كل من ألكس أوهانين وستيف هوفمان إجراء مقابلات معهم لهذا الفيلم