belde ile cümle

belde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beldelerde çeşitli etkinlikler (festivaller, konserler) düzenlenir.Außerdem finden dort verschiedene Veranstaltungen statt(Konzerte etc.).
Özellikle batı illerinde ve Avrupa'da yaşamakta olan belde halkı bulunmaktadır.Diese sind Familienmitglieder, die im Ausland, insbesondere Westeuropa, arbeiten.
Beldeye bağlı Bahçelievler ve Fatih mahalleleri bulunmaktadır.Die Gärten und Kuranlagen im Oostal.
Beldede Türkiye'nin çöğür anacı ihtiyacının % 90'nı karşılanır.Niedersachsen will 90 Prozent Ökostrom.
1995 yılında yapılan referandumla Belde Belediyesi olmaya hak kazanmıtır.1995 erhielt Dobřany das Recht zur Verwendung einer Stadtfahne.
Mordoğan beldesinde bir Yat Limanı yapılmaktadır.Am Timsahsee sollte ein Hafen gebaut werden.
1997 yılında belde olmuştur.1997 wurde er dort zum Wiss.
Beldede PTT şubesi bulunmaktadır.Die syrische PLA existiert weiterhin.
Belde Zir (Yenikent) kazasına bağlı olarak kalmıştır.Eine Sehenswürdigkeit ist wegen seiner Feuerhöhe der Leuchtturm Bastorf.
Ayrıca beldede 4 adet dokuma fabrikası bulunmaktadır.Weiter stammen auch vier plastische Reliefs aus derselben Mission.
Geyre Beldesi tarih olarak Karacasu'dan daha eski bir tarihe sahiptir.Es hat als Dorf eine ältere Geschichte als Pendik selbst.
Elâzığ - Diyarbakır yolu üzerinde bulunan ilçeye bir belde (Gezin), 37 köy bağlıdır.Die Qarqe sind in drei bis sieben Gemeinden (bashkie) gegliedert.
Sıklıkla vücuda belden ayak parmağı ucuna sıkı bir uyum sağlar.Zum Fuß ist der Körper meist ein wenig zugespitzt.
Belde Burgenland'ın geri kalanı gibi 1920-21'e kadar Macaristan'a aitti.Der Ort gehörte wie das gesamte Burgenland bis 1920/21 zu Ungarn.
Ana sezonda kumsallar ve beldeler çok dolu olur.Während der Hauptsaison sind die Strände und Städte zum Teil sehr überlaufen.
1991 yılında yaklaşık 3 bin nüfusu bulanan Peyas köyü beldeye dönüştürüldü.Weitere Lager mit rund 3.000 Bewohnern wurden im Juni geräumt.
İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.Die übrige Unterseite (und die gesamte Oberseite) ist fahl beige- oder graubraun.
Beldede nitelikli birçok otel, pansiyon, ve kamp yeri mevcuttur.Übernachtungsmöglichkeiten bieten zahlreiche Hotels und Pensionen sowie Campingplätze.
Beldede bin beş yüzü aşkın hane vardır.9.5 Zustand der Seelen im Jenseits.
Böylece Gündoğdu beldesi Rize merkezine bağlanmış oldu.Im Westen grenzt der Landkreis an die Provinz Rize.
Beldede üç tane mahalle bulunmaktadır.In ihrem Inneren befinden sich drei Altäre.
Bu kadar güzel mizahın yansıdığı bu filmde keşke belden aşağı espriler olmasaydı.Zu all diesen Themen hat der Film etwas Schlaues zu sagen, ohne dass der Witz dabei auf der Strecke bleibt.
Aydın'ın Atça beldesinde dünyaya geldi.Er scheiterte schon im eigenen Land an Aydın Polatçı.
8 yıla tamamlama eğitimi en yakın Zonguldak Kozlu Beldesindeki okullara taşımalı eğitim ile yapılmaktadır.Die Prüfung dauert acht Stunden und wird in Räumen der Universität zu Köln durchgeführt.
Daha önceleri Gökler beldesine bağlı mahalle ya da Saz köy'e bağlı bir mezra olarak geçmekteydi.Unter anderem wurde die gesamte Ortschaft Wahn dem Erdboden gleichgemacht.
Kurulduğundan beri aynı ismi taşıyan köy, 1996 yılında belediye statüsü alarak beldeye dönüşmüştür.Seinen heutigen Namen, der übersetzt „Zentrum“ bedeutet, trägt er nach Beschluss des Stadtrats seit 1991.
Beldede jandarma veya polis karakolları mevcut değildir.Seitdem gibt es keine Vertreter der Polizei und der Gendarmerie mehr.
1 Ocak 1966 tarihinde belde olmuştur.Es trat am 1. Januar 1966 in Kraft.
Karadere BeldesiBelpaire-Stehkessel
İlçeye Hamdibey, Kalkım, Pazarköy beldeleri bağlıdır.See Binsfeld: Blick auf dessen Ostufer, auf die Landzunge die Binsfeld vom Kuhuntersee trennt.
Belde içindeki ulaşım ise at arabaları ve özel yapılmış elektrikli taksilerle sağlanır.Das Baumaterial schaffte man mit Pferdewagen und speziellen Holzschlitten heran.
Mumcular Beldesinde bulunan Sulama Göleti ise sulama ve içmesuyu amaçlı kullanılmaktadır.Ein gemauerter Kellerraum in der Rauchkuchl dient dem Aufbewahren von Speisen und Getränken.
Beldeler: Beylerli, Gemiş.In: Mäzene, Schenker, Stifter.
Köy; Balaban Belde Yolu üzerindedir.La ville dans laquelle cela a été créé est Elboursk.
Gaspra popüler bir tatil beldesidir.Feøy est un lieu populaire de vacances.
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.Les jours sans le moindre vent sont rares.
Beldede tarımcılık ve zanatkarlık en önemli geçim kaynaklarıdır.Le surpoids et l'obésité sont actuellement les facteurs limitants les plus importants.
Beldede, iki tane okul vardır ama biri kullanılmamaktadır.Ils ont des yeux, deux bras qu'ils n'utilisent cependant pas.
Beldenin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri turizmdir.L'une des activités économiques les plus prometteuse pour l’économie locale est le tourisme.
Bu beldenin nüfusu 6000'i bulmaktadır.La population de cette ville s'élève à 6 000 habitants.
Ardından bir başına yola koyulur, Kalmuk beyinin beldesine varır.Puis on introduit un pied de cuve (ou levain) au moût.
Beldede özellikle patates üretimi yapılmaktadır.On y produit notamment des pommes de terre.
Beldeni 5 camisi vardır.Il possède 5 cabines.
Maria Taferl, Aşağı Avusturya'da Melk Bölgesi'ne âit bir beldedir.Maria Taferl est une commune autrichienne du district de Melk en Basse-Autriche.
Ayrıca çevresindeki geniş bozkırların aksine, adından da anlaşılacağı üzere belde meyve bahçeleriyle kaplıdır.En aval de Frutigen, où elle est rejointe par l'Engstlige, la vallée prend le nom de Frutigtal.
Bağlı beldesi yoktur.Aucune nation concernée.
Koyunlu, Bitlis ilinin Mutki ilçesine bağlı bir beldedir.Espèce souche, espèce à l'origine d'une lignée.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.Il en est même qui savent beaucoup de choses sur des gens appartenant à d'autres milieux que le leur.
Terme İlçesine bağlı köy iken; 2 Mayıs 1996 yılında Belde Statüsü almıştır.Le village comporte une chapelle, incendiée le 6 mai 2000.
Beldede günlük yaşantı gayet sakindir.La journée entière est calme.
Fındık toplama sezonunda beldede geçici olarak büyük canlılık yaşanır.Au besoin, le poulain refait une saison d'embouche.
Ayrıca beldede PTT Şubesi de hizmet vermektedir.Il propose aussi le Bac Pro.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.L'ensemble de la population suisse est généralement bien formé.
Belde statüsünü 1999 yılında almış ve aynı yıl yerel seçimlerine katılmıştır.Nommé président de son parti en 1999, il rejoint, en avril la même année au Conseil national.
Verimli tarım alanları olan bir beldemizdir.Il est originaire d'un milieu paysan modeste.
1177'de Pistoia bir bağımsız belde olarak kendini ilan etti.En 1184, il se proclame souverain indépendant.
Beldeye kışın araç girmesi yasaktır.Le quai est déneigé en hiver.
Wigan'a 1246'da İngiltere Kralı III. Henry tarafından bir beratla "belde (borough)" statüsü verilmiştir.La ville s’intègre dans un borough en 1246 en vertu d'une charte du roi Henri III d'Angleterre.
Beldeler: Beylerli, Gemiş.Klasse mit Schwertern) — capitaines, lieutenants.
Beldenin tarihi hakkında resmî belgelere dayanan kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Il est presque impossible de trouver des données historiques relatives aux chevaux sans papiers.

İlgili Sayfalar