Ana içeriğe geç
Sözlük

belaya ile cümle

belaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.Với tư cách là người sáng lập ra Public.
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.Αυτό είναι ένα από τα πράγματα που τον έμπλεξαν σε πάρα πολλά πρόβλημα.
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.Това е едно от нещата, които го вкараха в толкова големи неприятности.
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.Это одна из вещей, которые получили его в такие неприятности.
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.هذه واحدة من الأشياء التي جعلته يتورّط في الكثير من المشاكل
Onu bu kadar çok belaya sokan ţey buydu.[ハーバード大学インターネット&ソサエティ バークマンセンター元特別研究員]: 私はアメリカ合衆国の連邦裁判所記録へ アクセスしようとしてきました。
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Ero seduto lì a domandarmi in che diavolo di situazione mi ero cacciato.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Estaba sentado allí preguntándome por qué diablos me había metido en ello.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Fiquei ali sentado e a imaginar em que raio eu me havia metido.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Ich wunderte mich, wo ich da hineingeraten war.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Ik zat me af te vragen waar ik nóu aan begonnen was.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Jeg sad der og undrede mig over hvad i alverden jeg havde rodet mig ud i.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Je me demandais bien dans quoi diable je m'étais engagé.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.'내가 왜 이걸 하겠다고 나섰나' 싶었죠.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Len som sedel a premýšľal, prečo som sa to, preboha, dal.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Ott ültem, azon tűnődve, hogy mégis mibe kevertem magam.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Saya duduk di sana berpikir tentang apa yang sudah saya lakukan.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Seděl jsem tam a přemýšlel, proč jsem se do toho jen pustil.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Siedziałem tam zastanawiając się, w co się wplątałem.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Stăteam acolo întrebându-mă în ce naiba m-am băgat.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Tam sem sedel in se spraševal v kaj za vraga sem se spustil.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Tôi ngồi đó tự hỏi thế quái nào tôi lại tự bày trò oái oăm cho mình vậy.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Καθόμουν εκεί και αναρωτιόμουν σε τι περιπέτεια είχα βάλει τον εαυτό μου.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Седях там и се чудех, в какво, по дяволите, се забърках.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Я сидел и думал о том, куда я влип.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.Я сидів там і думав, у що ж я вляпався.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.ישבתי שם וחשבתי, למה לעזאזל הכנסתי את עצמי.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.جلست هناك أفكر ما الذي وضعت نفسي فيه.
Orada oturup kendimi nasıl bir belaya soktuğumu düşündüm.まだ26歳だった私には
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.Ik heb een vrij slecht geheugen en oneerlijkheid zou mij altijd in de problemen brengen.
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.기억력이 좋지 않은데다가, 거짓은 절 반드시 문제에 빠뜨리기에
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.Mam słabą pamięć, więc nieuczciwość zawsze była dla mnie zgubna.
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.Y yo soy básicamente honesto.
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.יש לי זכרון גרוע, וחוסר-יושר היה עושה לי צרות,
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.لدي ذاكرة ضعيفة بوضوح، وعدم الصدق قد يخلق لي المشاكل دائما.
Pek iyi bir hafızam yok, o yüzden sahtekarlık başımı hep belaya sokar.だから自然と正直者で
Robert Louis Stevenson. Yani, uyuşturucu aldılar, başlarını belaya soktular, hapse girdiler.Azaz, drogoztak, bajba kerültek, börtönben végezték.
Robert Louis Stevenson. Yani, uyuşturucu aldılar, başlarını belaya soktular, hapse girdiler.Eli he ottivat huumeita, ajautuivat ongelmiin ja menivät vankilaan.
Robert Louis Stevenson. Yani, uyuşturucu aldılar, başlarını belaya soktular, hapse girdiler.Това е, взимаха наркотици, забъркваха се в проблеми, лежаха в затвора.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Az elfordult szívû ember nem nyerhet jót, és a ki az õ nyelvével gonosz, esik nyomorúságba.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Cel cu inimă prefăcută nu găseşte fericirea, şi cel cu limba stricată cade în nenorocire. -
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Človek krivolakého srdca nenajde dobrého, a ten, kto je prevrátený čo do svojho jazyka, padne do zlého.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Den som er falsk i hjertet, finner intet godt, og den som er vrang i sin tale, faller i ulykke.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Den som har ett vrångt hjärta vinner ingen framgång, och den som har en förvänd tunga, han faller i olycka.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Ein verkehrtes Herz findet nichts Gutes; und der verkehrter Zunge ist, wird in Unglück fallen.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Ej finder man Lykke, når Hjertet er vrangt, man falder i Våde, når Tungen er falsk.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.El perverso de corazón nunca hallará el bien, y el de doble lengua caerá en el mal
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Kdor je spačenega srca, ne doseže dobrega, in kdor je prekanjenega jezika, zaide v nesrečo.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Kẻ nào có lòng vày vò không tìm được phước hạnh; Và ai có lưỡi gian tà sẽ sa vào tai hại.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Kẻ nào có lòng vày_vò không tìm được phước hạnh ; Và ai có lưỡi gian_tà sẽ sa vào tai_hại .
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.마음이 사특한 자는 복을 얻지 못하고 혀가 패역한 자는 재앙에 빠지느니라
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.O perverso de coração nunca achará o bem; e o que tem a língua dobre virá a cair no mal.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Převrácené srdce nenalézá toho, což jest dobrého; a kdož má vrtký jazyk, upadá v těžkost.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Przewrotny w sercu nie znajduje dobrego; a kto jest przewrotnego języka, wpadnie we złe.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Seorang penipu tidak akan bahagia, orang dengan lidah bercabang akan mendapat celaka
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Un coeur faux ne trouve pas le bonheur, Et celui dont la langue est perverse tombe dans le malheur.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Un cuore perverso non troverà mai felicità, una lingua tortuosa andrà in malora
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Väärämielinen ei onnea löydä, ja kavalakielinen suistuu onnettomuuteen.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Wie een slecht hart heeft, kan niet gelukkig worden; wie zondigt door wat hij zegt, stort zich in het ongeluk.
Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer.Ο σκολιος την καρδιαν δεν ευρισκει καλον και ο διεστραμμενος την γλωσσαν αυτου πιπτει εις συμφοραν.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod