Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na ně prchlivost hněvu svého, rozpálení, zůřivost i ssoužení, dopustiv na ně anděly zlé.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na nich páľu svojeho hnevu, prchlivosť, zúrivosť a súženie pustiac na nich zlých anjelov.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Rájok bocsátá haragjának tüzét, mérgét, búsulását és a szorongatást: a gonosz angyalok seregét.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Как изля върху тях пламенния Си гняв, Негодувание, ярост и неволя, - Нашествие на ангелите на злощастието, -
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.ישלח בם חרון אפו עברה וזעם וצרה משלחת מלאכי רעים׃
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.ارسل عليهم حمو غضبه سخطا ورجزا وضيقا جيش ملائكة اشرار.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛 烈 的 怒 氣 、 和 忿 怒 、 惱 恨 、 苦 難 、 成 了 一 群 降 災 的 使 者 、 臨 到 他 們
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛烈 的 怒氣 、 和 忿怒 、 惱恨 、 苦難 、 成 了 一 群 降災 的 使者 、 臨到 他們
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdiEt aussitôt, il a eu des ennuis avec le clergé local qui a dit:
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.E inmediatamente, entró en problemas con el clero local que dijo, usted no puede hacer un vacío.
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.Și imediat, a dat de bucluc cu clericii locali care afirmau că nu poți face vacuum.
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.Und sofort bekam er Ärger mit den örtlichen Geistlichen, die sagten, man kann kein Vakuum erzeugen.
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.И незабавно си навлякъл беди с местното духовенство, което казало, не може да се прави вакуум.
Ve belalar geldi, görüyorsun ya?Arrivano i problemi, vedi?
Ve belalar geldi, görüyorsun ya?El problema vendría, ¿ves?
Ve belalar geldi, görüyorsun ya?les problèmes viennent, vous voyez ?
Ve bugün ilerleyen saatlerde, insan trafiği belasına karşı savaşırken verdiğimiz emekleri anlatacağım.Und heute werde ich unsere Anstrengungen zur Bekämpfung der Geißel des Menschenhandels zu diskutieren.
Ve bugün ilerleyen saatlerde, insan trafiği belasına karşı savaşırken verdiğimiz emekleri anlatacağım.Y hoy más tarde, discutiré nuestros esfuerzos para combatir el flagelo del tráfico de humanos.
Ve bugün ilerleyen saatlerde, insan trafiği belasına karşı savaşırken verdiğimiz emekleri anlatacağım.واليوم في وقت لاحق، وسوف أناقش جهودنا لمكافحة آفة الاتجار بالبشر
Ve bugün ilerleyen saatlerde, insan trafiği belasına karşı savaşırken verdiğimiz emekleri anlatacağım.このすべてが希望を与えてくれますが 最も希望をもたらすのは 私の行動ではなく
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--A ona prináša správu, a každý jazyk, ktorý hovorí, ale Romeo sa volá hovorí nebeské výrečnosť .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--A ona přináší zprávu, a každý jazyk, který mluví, ale Romeo se jmenuje mluví nebeské výmluvnost .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--A ona przynosi wiadomości, a każdy język, który przemawia jednak nazwę Romeo mówi niebieskich wymowę .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Dan dia membawa berita; dan setiap lidah yang berbicara Tapi nama Romeo kefasihan berbicara surgawi .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--E ela traz notícias, e toda língua que fala Mas o nome de Romeu fala eloqüência celestial .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--E lei porta la notizia, e ogni lingua che parla, ma il nome di Romeo parla eloquenza celeste .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--En ze brengt nieuws, en alle tong, die spreekt, maar Romeo's naam spreekt hemelse welsprekendheid .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--És ő hozza híreket, és minden nyelv beszél, de Romeo nevét beszél égi ékesszólással .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Et elle apporte des nouvelles, et toute langue qui parle, mais le nom de Roméo parle d'éloquence céleste .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--In ona prinaša novice, in vsak jezik, ki govori pa ime Romeo govori nebeško zgovornost .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--그리고 그녀는 뉴스를 제공합니다, 그리고 말할 때마다 혀를 그러나 로미오의 이름은 하늘의 웅변을 말하는 .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Och hon ger nyheter, och alla tungor som talar Men Romeo namn talar himmelska vältalighet .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Og hun bringer nyheder, og hver tunge, der taler Men Romeo navn taler himmelske veltalenhed .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Şi ea a aduce veşti, şi orice limbă care vorbeşte Dar numele lui Romeo vorbeşte elocvenţa ceresc .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Und sie bringt Nachrichten und jede Zunge, spricht aber Romeos Name spricht himmlischen Beredsamkeit .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Và cô mang đến tin tức, và mỗi lưỡi mà nói Nhưng tên của Romeo nói tài hùng biện thiên .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Y trae noticias, y toda lengua que se habla, pero el nombre de Romeo habla elocuencia celestial .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--Και φέρνει νέα? Και κάθε γλώσσα που μιλά, όμως, το όνομα Ρωμαίος μιλάει ουράνια ευγλωττία .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--И она приносит весть, и всякий язык, который говорит Но имя Ромео говорит небесное красноречие .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--И тя носи новини, както и всеки език, който говори Но името на Ромео говори небесен красноречие .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--והיא מביאה חדשות, וכל לשון מדברת אבל השם של רומיאו מדבר ברהיטות שמימי .--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--وانها تجلب الأخبار ، والتي تتحدث كل لسان ولكن اسم روميو يتحدث بلاغة السماوية.--
Ve o haber getiriyor ve konuşur her dil Ama Romeo adı göksel belagat konuşuyor .--[コード付きで、ナースを入力してください。]今、看護婦、どんなニュース?なたは何があるなた?コー ド
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Dan mereka benar-benar dapat melenyapkannya tanpa kekerasan.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Dat ze zeker in staat waren om haar geweldloos te ontzenuwen.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Ele sunt capabile să rezolve situația fără violență.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Elles sont également capables d'y répondre de manière non agressive.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.És képesek erőszak mentesen megoldani.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.확실히 그들은 그런 상황을 비공격적으로 분산시키는데 능력이 있다고 했습니다.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Und dass sie vor allem dazu fähig ist, diese friedvoll aufzulösen.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Và họ có thể giảng hòa 1 cách bình yên.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.W dodatku, były one w stanie rozwiązać sytuację bez użycia agresji.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.Y que eran capaces de dispersarla sin agresividad.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.И че те определено са способни да я разсеят неагресивно.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.И что они безусловно способны уладить ее не агрессивно.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.ושהן בהחלט מסוגלות להשקיט את הרוחות ללא תוקפנות.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.وإنهم بالتأكيد أكثر قدرة على نزع فتيل العنف بطريقة غير عدوانية.
Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.この酔っぱらいの男性は
Wargaming gibi sert bir adı olan Belarus şirketiyle irtibat kurduk.저희의 새 고객은 벨라루스 회사로, 워게이밍이라는 멋들어진 이름을 가진 회사였죠
Wargaming gibi sert bir adı olan Belarus şirketiyle irtibat kurduk.Nous avons trouvé un nouveau client, une société biélorusse avec un nom qui déchire: Wargaming.