Ana içeriğe geç
Sözlük

bel ile cümle

bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım belki Tom'un bana ihtiyacı var.I think maybe Tom needs me.
Sanırım belki Tom haklıydı.I think maybe Tom was right.
Sanırım belki gitmeliyiz.I think maybe we should go.
Sanırım belki Tom'a yardım edebilirim.I think perhaps I can help Tom.
Sanırım belki Tom Mary'ye yardım edebilir.I think perhaps Tom can help Mary.
Sanırım belki haklısın.I think perhaps you're right.
Sanırım başımız belada.I think we're in trouble.
Bana yanlış belge gönderdiğini düşünüyorum.I think you sent me the wrong document.
Sanırım bana yanlış belge gönderdin.I think you sent me the wrong document.
Ben beş yıldır belediye meclisindeyim.I've been on the city council for five years.
Onun ne yapacağı belli olmaz.She's very unpredictable.
Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.I don't want her to get into trouble.
Kendime gerçekdışı hedefler belirlemiyorum.I don't set myself unrealistic goals.
Kendime gerçekçi hedefler belirliyorum.I set myself realistic goals.
O zaman Fransızca konuşabilseydim, başımı belaya sokmazdım.If I'd been able to speak French then, I wouldn't have gotten into trouble.
Tom belgeyi Fransızcadan İngilizceye çevirdi.Tom translated the document from French into English.
Bu belgeyi Fransızcaya çevirmeni istiyorum.I'd like you to translate this document into French.
Tom belgeyi Fransızcaya çevirdi.Tom translated the document into French.
Belki Fransızca çalışmalıyım.Maybe I should study French.
Belçikalılar, Fransız kızartmasının Fransız değil, Belçikalı olduğunu iddia ediyorlar.Belgians claim that French fries are not French but Belgian.
Belediye başkanımızın Toronto'ya şöhret ve utanç getirmesi talihsizliktir.It is unfortunate that our mayor has brought fame and shame to Toronto.
Belki bu hafta sonu birlikte plaja gidebiliriz.Maybe this weekend we could go to the beach together.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Bu durumda belirleyici faktör neydi?What was the determining factor in this case?
Belkide gönüllü olmaya istekli olurdun.Perhaps you'd be willing to volunteer.
Belki buraya gelmemeliydim diye düşünmeye başlıyorum.I'm starting to think that maybe I shouldn't have come here.
Tom başka bir belge çıkardı ve masanın üzerine koydu.Tom pulled out another document and laid it on the table.
Tom'un sürücü belgesinin geçerlilik süresi önümüzdeki ay dolacak.Tom's driver's license will expire next month.
Belki de Tom'u partiye davet etmemeliyim.Maybe I shouldn't invite Tom to the party.
Belki Mary'nin yaptığını Tom'a söylememeliyim.Maybe I shouldn't tell Tom what Mary did.
Tom'u beladan korumaya çalışıyorum.I'm trying to keep Tom out of trouble.
Belki sana yardım edebileceğimi düşünüyordum.I was thinking maybe I could help you.
Tom beline bir havlu sardı.Tom wrapped a towel around his waist.
Belki onun yeterli olacağını düşündüm.I thought maybe that would be enough.
Belki bu kadar şüpheci olmamalıyım.Maybe I shouldn't be so suspicious.
Ben belki de senden daha açım.I'm probably hungrier than you are.
Belki de Tom gerçeği söylemiyor.Maybe Tom isn't telling the truth.
Belki de Tom'a yardım etmeye çalışmamalıyım.Maybe I shouldn't try to help Tom.
Her zaman başın belada gibi görünüyorsun.You always seem to be in trouble.
Belki sana yardım edebileceğimi düşündüm.I thought maybe I could help you.
Belki de kanomu satmamalıyım.Maybe I shouldn't sell my canoe.
Belki de bunun yardım edeceğini düşündüm.I thought maybe this would help.
Belki bunun yardım edebileceğini düşündüm.I thought maybe this could help.
Belki bazı yunuslar göreceğiz.Maybe we'll see some dolphins.
İşi belirtilen zamanda bitirmeye çalışıyorum.I'm trying to meet a deadline.
Zaten yeterince başım belada.I'm in enough trouble already.
Nasıl devam edeceğimizi belirleyeceğim.I'll determine how we proceed.
Belki gitmem gerekip gerekmediğini merak ediyorum.I wonder if maybe I should go.
Belki eve arabayla gitmemeliyim.Maybe I shouldn't drive home.
İl belediye meclisine adaylığımı koyacağım.I'm running for city council.
Belli ki, o çalışmıyor.Obviously, it's not working.
Belki gelmemeliydim.Maybe I shouldn't have come.
Ben bela aramıyorum.I'm not looking for trouble.
Onun belli olduğunu düşünürdüm.I'd think that was obvious.
Burada başım belada.I'm in trouble here.
Belki de yalan söylüyorsun.Maybe you're lying.
Başım kötü belada.I'm in bad trouble.
Belirtiler değişir.Symptoms vary.
Belirsiz bir algının keskin bir görüntüsünden daha kötü bir şey yoktur.There is nothing worse than a sharp image of a vague perception.
Bu belgelere dikkatle bakman önemlidir.It's important that you look at these documents carefully.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bel ile cümle - Sayfa 18 - bel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App