Heyecanla bekliyorum.Jag ser fram emot det.
Heyecanla bekliyorum.Je suis impatient de voir ça.
Heyecanla bekliyorum.Mình đang mong đợi nó đấy.
Heyecanla bekliyorum.Nie mogę się doczekać aby to zobaczyć
Heyecanla bekliyorum.Non vedo l'ora di vederlo.
Heyecanla bekliyorum.Teším sa na to.
Heyecanla bekliyorum.Ανυπομονώ γι'αυτό.
Heyecanla bekliyorum.Очаквам с нетърпение.
Heyecanla bekliyorum.С нетерпением этого жду.
Heyecanla bekliyorum.אני מצפה לראות את זה
Heyecanla bekliyorum.أنا أتطلع لذلك
Heyecanla bekliyorum.えっ?
İnsanların zarar görmemesi için bu sorunu çözmeye çalışacağım" demenizi bekliyorum.Am să încerc să fac să fie posibil ca oamenii să nu se mai rănească.
İnsanların zarar görmemesi için bu sorunu çözmeye çalışacağım" demenizi bekliyorum.Zkusím umožnit lidem, aby se nezranili.
İnsanların zarar görmemesi için bu sorunu çözmeye çalışacağım" demenizi bekliyorum.אני עומד לנסות לאפשר שאנשים לא יפצעו.
İşin gerçeği, bir telefon bekliyorum.Az igazat megmondva, egy hívást várok. Nem, nem egy fiú.
İşin gerçeği, bir telefon bekliyorum. Hayır, erkek değil. Ne erkeği?في الواقع انتظر مكالمة...لا ليس رجل
İşin gerçeği, bir telefon bekliyorum.Όχι, απλά περίμενα ένα τηλεφώνημα.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Aj, já stojím u studnice vody, a dcery mužů města tohoto vycházejí, aby vážily vodu.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Ecco, io sto presso la fonte dell'acqua, mentre le fanciulle della città escono per attingere acqua
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Eis que eu estou em pé junto � fonte, e as filhas dos homens desta cidade vêm saindo para tirar água;
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Glej, stojim pri studencu, in hčere prebivalcev tega mesta bodo hodile vodo zajemat.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Hľa, stojím tu pri studni vody, a dcéry mužov mesta vyjdú sem von brať vodu.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Iată, stau lîngă izvorul acesta de apă, şi fetele oamenilor din cetate vin să scoată apă.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Ik sta hier bij de waterput en de vrouwen van de stad zullen zo water komen halen.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Ímé én a víz forrása mellé állok és e város lakosainak leányai kijõnek vizet meríteni.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Katso, minä seison tässä lähteellä, ja kaupunkilaisten tyttäret tulevat ammentamaan vettä.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.성 중 사람의 딸들이 물 길러 나오겠사오니 내가 우물 곁에 섰다가
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Lihatlah, saya berdiri di dekat sumur ini. Sebentar lagi gadis-gadis dari kota akan datang menimba air
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Nầy , tôi đứng gần bên giếng nầy , các con_gái của dân trong thành sẽ ra_đi xách nước ,
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Nầy, tôi đứng gần bên giếng nầy, các con gái của dân trong thành sẽ ra đi xách nước,
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Oto, ja stoję u studni, a córki obywateli miasta tego wyjdą czerpać wodę;
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Se, jag står här vid vattenkällan, och stadsbornas döttrar komma hitut för att hämta vatten.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Se, jeg stiller mig her ved Vandkilden, nu Bymændenes Døtre går ud for at hente Vand;
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Se, nu står jeg her ved denne kilde mens døtrene til mennene i byen kommer ut for å hente vann.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Voici, je me tiens près de la source d`eau, et les filles des gens de la ville vont sortir pour puiser l`eau.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.вот, я стою у источника воды, и дочери жителей города выходят черпать воду;
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.Ето, аз стоя при извора на водата, и дъщерите на града излизат да си наливат вода.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.הנה אנכי נצב על עין המים ובנות אנשי העיר יצאת לשאב מים׃
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.ها انا واقف على عين الماء وبنات اهل المدينة خارجات ليستقين ماء.
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.我 現 今 站 在 井 旁 、 城 內 居 民 的 女 子 們 正 出 來 打 水
İşte, pınarın başında bekliyorum. Kentin kızları su almaya geliyorlar.我 現今 站 在 井 旁 、 城 內 居民 的 女子 們正 出來 打水
Jo Chang Yun Merakla bekliyorum. Genç insanlar sergiliyor.جو تشانغ يون ارى الأمر جيدا. الشباب يقومون بالعرض. انهم الجيل الغّير مألوف مع حرب 6.25
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ikävä häiritä teitä, vaan olen peloissani.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jag är ledsen att störa dig, men jag är rädd.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jeg er ked af at forstyrre dig, men jeg er bange.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Maaf mengganggu Anda, tapi aku takut.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Mi scusi se la disturbo, ma ho paura.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ospravedlňujem sa, že ruším, ale mám strach.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Przepraszam, że przeszkadzam, ale jestem przerażona.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Tôi xin lỗi làm phiền bạn, nhưng tôi sợ hãi.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Λυπάμαι που σας ενοχλεί, αλλά είμαι φοβισμένος.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мені шкода вам заважати, але я боюся.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мне жаль вам мешать, но я боюсь.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!أنا آسف لإزعاجكم ، ولكن أنا خائفة.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!- それは何でしたか?それらの犬? - 私の弟。
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.A budem očakávať na Hospodina, ktorý skrýva svoju tvár pred domom Jakobovým, a budem sa nadejať na neho.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Aguardaré, pues, a Jehovah, quien ha escondido su rostro de la casa de Jacob. En él esperaré
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Denn ich hoffe auf den HERRN, der sein Antlitz verborgen hat vor dem Hause Jakob; ich aber harre sein.
Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.Én pedig várom az Urat, a ki elrejté orczáját Jákób házától, és benne bízom.