Ana içeriğe geç
Sözlük

bekliyorlar ile cümle

bekliyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Sen, Corky değildir bekliyorlar?" "Ah, anlıyorum vermedi."Ви чекаєте Корки, чи не так?" "О, я не зрозумів.
"Sen, Corky değildir bekliyorlar?" "Ah, anlıyorum vermedi."Вы ждете Корки, не так ли?" "О, я не понял.
"Sen, Corky değildir bekliyorlar?" "Ah, anlıyorum vermedi."Ти чакащи за Корки, не са ви?" О, аз не разбирам.
"Sen, Corky değildir bekliyorlar?" "Ah, anlıyorum vermedi."كنت في انتظار فليني ، ليست لك؟" "أوه ، أنا لم أفهم.
"Sen, Corky değildir bekliyorlar?" "Ah, anlıyorum vermedi.いいえ、私は彼を待っていないよ。"
Shanghai disinda. Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.Aber das sind eine ganze Reihe von Leuten, die sich der Umgestaltung von Shanghai verweigern.
Shanghai disinda. Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.Ale są tu grupy ludzi stawiających opór rekonstrukcji Szanghaju.
Shanghai disinda. Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.Hele groepen mensen verzetten zich zo tegen de reconstructie van Sjanghai.
Shanghai disinda. Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.Tutte queste persone si oppongono alla ricostruzione di Shanghai.
Shanghai disinda. Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.Но многие из местных жителей сопротивляются этой перестройке.
Sizi bekliyorlar. O yüzden kısaca. Romney:(unverständlich) machen es kurz (unhörbar). \ ROMNEY: nur noch um einen Punkt zu machen.
Şu an 31 sivil vatandaş hapisde. Maspero suçları altında askeri mahkemelerinde dava bekliyorlar.31 civila sitter fängslade, anklagade för brotten vid Maspero, i väntan på militära rättegångar.
Şu an 31 sivil vatandaş hapisde. Maspero suçları altında askeri mahkemelerinde dava bekliyorlar.Hay 31 civiles en la cárcel, acusados de crímenes en Maspero, esperando juicios militares.
Şu an 31 sivil vatandaş hapisde. Maspero suçları altında askeri mahkemelerinde dava bekliyorlar.هناك ٣١ مواطن مدني محبوسين، متهمين في أحداث ماسبيرو ومنتظرين المحاكمات العسكرية، أشهرهم علاء عبد الفتاح
Sünnet olmayı bekliyorlar.Вони чекають на обрізання.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Они ждут обрезания.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Чакат да бъдат обрязани.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Čekají na to, že budou obřezáni.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Czekają by zostać obrzezani.
Sünnet olmayı bekliyorlar.De venter på at blive omskåret.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Ei așteaptă să fie circumciși.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Están esperando para ser circuncidados.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Estão à espera da circuncisão.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Họ đang chờ để cắt bao quy đầu.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Ils attendent d'être circoncis.
Sünnet olmayı bekliyorlar.포경 수술을 받으러 온 사람들입니다.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Körülmetélésre.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Mereka sedang mengantri untuk disunat.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Sie warten darauf beschnitten zu werden.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Stanno aspettando di essere circoncisi.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Ze wachten om te worden besneden.
Sünnet olmayı bekliyorlar.Περιμένουν για περιτομή
Sünnet olmayı bekliyorlar.הם מחכים שתבוצע בהם מילה.
Sünnet olmayı bekliyorlar.إنهم ينتظرون دورهم للختان.
Sünnet olmayı bekliyorlar.信じられますか?
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.De mensen staan in de rij voor de kans om hieraan te kunnen deelnemen.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.E la gente fa la fila fuori dalla porta solo per avere la possibilità di farne parte.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.És az emberek sorban állnak, hogy esélyük legyen bekerülni.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Et les personnes font la queue devant la porte rien que pour avoir une chance d'en faire partie.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.그러면 사람들은 줄을 서서 그 단체의 일부분이 되려고 합니다.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Og mennesker står i en kø der rækker ud af døren bare for at få en chance for at være med.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Sunt oameni care stau la rând pentru șansa de a face parte din ea.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Und die Menschen stehen Schlange, nur um die Chance zu bekommen, Teil dessen zu werden.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Y la gente hace fila en la puerta solo por la oportunidad de ser parte de eso.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Zgłaszają się tłumy chętnych pragnących zostać jednym z nich.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.Πολλοί κάνουν ουρά έξω από την πόρτα μόνο για την ευκαιρία του να είναι μέρος όλου αυτού.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.И люди выстраиваются в очередь за дверью, просто чтобы попытаться стать частью этого.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.И хората се редят на опашка само да имат възможност да са част от това.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ואנשים מתייצבים בדלת רק כדי לקבל הזדמנות להיות חלק מזה.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ويصطف الناس خارج الباب فقط للحصول على فرصة ليكونوا جزءا منه.
Ve insanlar sadece bunun bir parçası olma şansını elde etmek için dışarıda, kapıda, sıra bekliyorlar.ドアの前に列を作るでしょう だからこう考えています
Vergi konusuna ve buradaki seçmenler de bekliyorlar.Steuern über hier und alle diese Leute, die schon warten. \
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.De står ut med det, i stället för att njuta av det, och väntar på helgen.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.De udholder det, i stedet for at nyde det, og venter på weekenden.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.Ei o îndură, în loc să se bucure de ceea ce fac, şi aşteaptă să vină weekend-ul.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.He sietävät sitä sen sijaan että nauttisivat siitä, ja odottavat viikonloppua.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.Họ chịu đựng, thay vì tận hưởng nó và chờ đến kì nghỉ cuối tuần.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.Ils la supportent, plutôt qu'ils ne l'apprécient et ils attendent le week-end.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.Kibírják, nem élvezik, és a hétvégét várják.
Zevk almak yerine, o işe tahammül ediyorlar ve haftasonunu bekliyorlar.일을 즐기기 보다는 감내했죠. 주말을 기다리면서요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod