Trene binmeyi bekliyorlardı.Igrali so na vozovih.
Başka yazarlar daha fazla araştırma bekliyorlar.Poleg tega potekajo intenzivne raziskave drugih kandidatov.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Õpilased tulid kohale rongkäigus.
30,10 Bekliyorlardý deshacerse de nosotros.Eysan? Eysan? Doctor...
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.600 đứa trẻ, chật cứng phòng thể chất mà chờ đợi.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.600 enfants, qui attendaient, entassés dans un gymnase.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.600명의 어린이들이 체육관에 꽉 들어차서 기다리고 있었죠.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.600 طفل اجتمعوا في صالة الألعاب منتظرين
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.Şase sute de copii, îngrămădiţi în sala de sport, aşteptând.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.Sechshundert wartende Kinder, dicht aneinandergepackt in einer Turnhalle.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.Seis cientos niños, atestados en un gimnasio, esperando,
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.Sześćset dzieci stłoczonych w sali gimnastycznej w oczekiwaniu.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.Εξακόσια παιδιά, στριμωγμένα σ' ένα γυμναστήριο να περιμένουν.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.שש מאות ילדים, דחוסים באולם ההתעמלות, מחכים.
600 çocuk bir spor salonuna doldurulmuş bekliyorlardı.アニメーション コスチューム 更にメイクもなしで演じるのは少し不安でした
Annesi ve babası bir mucize bekliyorlardı.Haar ouders waren op zoek naar een wonder.
Annesi ve babası bir mucize bekliyorlardı.Os pais estavam procurando por um milagre.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.원안에 서서 강철고리가 건네지기를 기다리고 있는것을 상상해 보세요.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.Wyobraźcie sobie grupkę dzieci stojących w kółku, każde czeka na obręcz.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.עומדים במעגל ומחכים לקבל לידם את הטבעת.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.متحلقين ومنتظرين العقد الفولاذية لتمرر.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.待っているところを想像して下さい 子供にはこの上ない遊び道具になります
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.그들은 기다릴 수 없습니다. 그 나머지들은, 물론, 기다립니다.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.הם לא יכולים לחכות. האחרים, מחכים כמובן.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.لا يستطيعون الإنتظار. الأخرين، بالطبع، ينتظرون.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.誘惑に勝てる子がいる 彼らは「後々」のために「今」を遅らせます
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Arra várnak, mindannyian arra várunk, hogy megmutasd merre haladjunk ezután.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.De väntar, vi väntar på att du skall visa oss vart vi skall ta vägen nu.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ei aşteaptă, noi aşteptăm ca tu să ne arăţi unde să mergem mai departe.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ellos, allá afuera, están esperado. Nosotros estamos esperando para que tú nos muestres dónde ir luego.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Họ đang đợi, chúng tôi đang đợi để cho bạn chỉ cho chúng tôi phải đi đâu tiếp theo.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ils vous attendent, nous vous attendons: montrez-nous où aller.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.그들은, 우리는 기다리고 있습니다. 당신이 우리에게 어디로 갈지 알려주기를 말이죠.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Mereka menunggu, kita menunggu bagi kalian untuk memberitahu kita untuk pergi ke mana.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Oni čakajú, my čakáme, aby ste nám ukázali, kadiaľ máme ďalej ísť.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Oni čekají, my čekáme, až nám ukážete, kam se dát dál.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Oni czekają, my czekamy, aż nam pokażesz, dokąd teraz.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Sie warten. Wir warten. Dass Sie uns zeigen wo es als Nächstes hingeht.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Ze staan te wachten, we staan te wachten tot je ons toont wat de volgende stap is.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Вони чекають, ми чекаємо, щоб ти показав куди йти далі.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Они ждут, мы ждём, когда вы покажете нам, куда идти дальше.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.Хората чакат, ние чакаме да ни покажете накъде да тръгнем от тук нататък.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.הם מחכים, אנחנו מחכים כדי שתראו לנו לאן ללכת.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.أنهم ينتظرون وينتظرون لتوضح لنا أي نذهب بعد ذلك.
Bekliyorlar, bekliyorlar, onlar bir sonraki adımda gidecekleri yeri göstermenizi bekliyorlar.次にどこへ向かえばいいのか、あなたが言うのを待っているのです だからリーダーに共通していることがあります。第一に彼らは
Beni, belediye başkanının da katıldığı... ...Süper Kahramanlar açılış törenine bekliyorlardı.Они ждали меня на присяге мэра, на Мемориальном Мосту Супергероев.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Användarna förväntade sig att Google kunde hitta allt, bara det fanns på webben.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Dotarło do nas, iż ludzie oczekują, że Google znajdzie wszystko, co istnieje w sieci.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.그리고 Google 사용자들이 웹에 존재하는 정보라면 무엇이든 Google에서 찾기를 바란다는 것을 깨닫게 되었습니다.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Nous avons compris que les internautes s'attendaient, grâce à Google, à pouvoir tout trouver sur le Web.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Og det gik op for os, at vores brugere forventede, at Google kunne finde alt, som fandtes på nettet.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Pochopili jsme, že naši uživatelé očekávají, že pokud něco na webu je, pak to Google najde.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Pochopili sme, že naši používatelia očakávajú, že ak je niečo na webe, Google to nájde.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Rájöttünk arra is, hogy felhasználóink elvárják, hogy a Google bármit megtaláljon az interneten.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Takrat smo ugotovili, da uporabniki pričakujejo, da bo Google našel iskano, če le obstaja v spletu.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Unsere Nutzer erwarteten von der Google-Suche, dass sie alles findet, was im Web existiert.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Ymmärsimme, että käyttäjät odottivat
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.Тогда мы стали осознавать: пользователи уверены - если что-то есть в Интернете, это есть в Google.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.והתחלנו להבין שהמשתמשים שלנו מצפים ש-Google תהיה מסוגלת למצוא משהו אם הוא קיים באינטרנט.
Biz de fark ettik ki, bir şey web'de varsa, kullanıcılarımız, Google'ın onu bulabilmesini bekliyorlardı.وبدأنا ندرك أن المستخدمين يتوقعون من Google أن يتمكن من العثور على أي شيء موجود على الويب.