Ana içeriğe geç
Sözlük

bekliyor ile cümle

bekliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
OVER: Mesajım bitti ve senden bir yanıt bekliyorum."This is the end of my transmission to you and a response is necessary.
"Abhazya'da Yaşayan Osmanlı Türkleri ilgi bekliyor". bulturk.org."Abhazya'da Yaşayan Osmanlı Türkleri ilgi bekliyor".
"Türkiye 700. golü bekliyor"."Legg up to 700".
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.So for that I do apologize.
Panda mı? 24 saat cevap bekliyorum"."Report: Daytona 24 Hours".
Direktiflerinizi bekliyoruz.» .We are awaiting their reply."
Birileriyle arkadaş olmayı bekliyor.She is able to become friends with anyone.
Taraftarlarımızın önüne çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum.Hard to take in front of my family.
Başka yazarlar daha fazla araştırma bekliyorlar.The authors concluded that more research is required.
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.Reluctantly, the woman agreed to wait for him outside the house.
Bu macerada onları bir sürü macera ve keşfedilmemiş yeni yerler bekliyor.All this has made her open to new environments and unexpected encounters.
"Yıllardır bu anı bekliyorduk.I was waiting for you these many years.
"Celine Dion, benden hálá beste bekliyor"."Celine Dion takes stock of success".
Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu.There is a service obligation of 18 months.
Otelin arkasından çıktılar fakat paparazzi onları bekliyordu.They were driven straight to the presidential palace, where Mobutu was waiting for them.
Büyük bir kitle Tarkan'dan yeni albüm bekliyordu."Tarkan'ın yeni albümü 'Ahde Vefa'ya büyük ilgi".
"Sudan, Türkler'i bekliyor"."RAF still waiting for Tucano".
Simko’nun süvarileri bize yolumuzda eşlik etmek için hazır bekliyorlardı.Isabella's troops were prepared to march.
Bu eseri hâlâ hazırlanmayı ve yayımlanmayı bekliyor.That material still awaits publication.
"2018'de Dış Politikada Türkiye'yi Neler Bekliyor?""What will 2018 bring in South-East Asia?".
Adam korkulu, endişeli, kararsız bir halde bekliyor.He is mysterious, scary and leads with fearless determination.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan kamuoyunu tatmin edici bir açıklama bekliyoruz." dedi.황교안 법무부장관 체포동의 요청 이유 설명".
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.The legal complaint however failed and it is unlikely that a second attempt will be made.
Ancak İskender Bey böyle saldırıyı bekliyordu ve kurnazca bir plan hazırlamıştı.But Yamankan had expected such an attack and prepared his positions well.
Her hafta Time dergisini bekliyorlar." der.Magazine to Run Every Other Month".
"Eylül Cansın Misafirhanesi hayatı aramak için destek bekliyor"."9/11 Hate-Crime Victim Seeks To Save His Attacker".
Ama Labirentte başka şeyler de var: yılankavi koridarlarında büyük bir tehlike saklı bekliyor.However, there is something else in the castle: something even the ghosts are frightened of.
"İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor."See to it then that he is accorded a reception worthy of his rank and yourself prepare to meet him.'
Hepinizle konuşmayı dört gözle bekliyorum.I look forward to talking with all of you.
Ameliyat için parayı bekliyor.He's waiting for the money for the surgery.
Birini mi bekliyorsun?Are you waiting for someone?
O Seung Jo'dan 180 derece farklı. bunu bekliyordum, fakat seung jo kendini göstermediHe's 180 degrees different from Seung Jo. I expected it, but Seung Jo eventually didn't show up.
Ve tabi şu dışarıdaki 5 işleme dahil olmayı bekliyor. -And, of course, we have this 5 sitting out there.
Ama, bunun benim yaşamım zarfında gerçekleşmesini bekliyor muyum?But, as far as, do I expect it to happen within my lifetime?
Dışarda, kadınlar tedavi olmak için sıraya girmiş saatlerdir bekliyor.Outside, there is a line of women who have waited several hours to be treated.
"Hayır, benim kapıda bekliyor.""No, my brougham is waiting."
Bizi bir arada tutan bu küçük organizasyon başka konularda da yardım bekliyor.This small foundation we put together is looking for other ways to help.
Her neyse, ben sizden bu işin olması için yardımınızı bekliyorum.Anyway, so I'd like your help in getting that signed up.
O şey bekliyor sanki, sessiz düştü ve doğrudan önünde görünüyordu.He fell silent and looked directly in front of him, as if he was waiting for something.
Ve haç, neredeyse bir sandalye gibi İsa'nın dönüşünü bekliyor.And the cross and almost like a chair waiting for the Second Coming.
"Ben sadece sizin için bekliyordu ve duydum kadar."I was just waiting for you--and I heard it.
Diğerleri, elbette, bekliyorlar.The others, of course, wait.
Buna inanmamı mı bekliyorsun?You expect me to believe that?
Ben bu yüzden bekliyorum. Bana sadece bir fotoğraf ...I will just take one photo...
Madem biz burada bekliyoruz ,<br /> O buraya gelirmi?Since we could be waiting here, would he come back here?
Jo Chang Yun Merakla bekliyorum.Jo Chang Yun I see it well.
Belki bizi bekliyordur.Maybe he's waiting for us.
Bizi bulamadığı için belki bizi bekliyordur.Maybe he's waiting for us.
Hadi, bekliyorum.Come on. Waiting.
Taksi bekliyor.Taxi is waiting.
Cinayetiniz sizi bekliyor.Your victim is waiting.
Gitmek istemiyorlar. onlara söyle odalarında şampanya şisesi onları bekliyor.They don't want to go. Tell, that in suites champagne is waiting.
Bir buçuk saattir bekliyoruz.We are waiting an hour and a half.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.But mostly we all just sit there forever, waiting.
Aslında ben bunu bekliyordum.Actually I was waiting for that too.
Birini mi bekliyordunuz hanýmefendi?Were you waiting for someone miss?
3 saattir bekliyorum ama olumlu sonuçlar vermeye baţladý.I have been waiting for 3 hours but I started getting positive results.
"Ben yeterince uzun bekliyordum.""I've been waiting long enough."
"Bunu bilmek istiyorum." "Ben bekliyordu üç gün önce söylemiştim Bir havale - ""That's what I want to know." "I told you three days ago I was awaiting a remittance--"
"Ben hiçbir gelirleri bekliyor olacak değildi iki gün önce söyledim."I told you two days ago I wasn't going to await no remittances.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bekliyor ile cümle - Sayfa 29 - bekliyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App