Ana içeriğe geç
Sözlük

bekliyor ile cümle

bekliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Misafir bekliyoruz.We're expecting company.
Tom bir otobüs durağında bekliyordu.Tom was waiting at a bus stop.
Yaklaşık otuz kişi bekliyor.About thirty people are waiting.
Arkadaşların dışarıda seni bekliyorlar.Your friends are waiting outside for you.
Otobüsü bekliyordu.She was waiting for the bus.
Otobüs bekliyordum.I was waiting for a bus.
Doktor seni bekliyor.The doctor is expecting you.
Niye bekliyorsun o zaman?So, what are you waiting for?
Neredeyse bir saattir otobüsümü bekliyorum.I've been waiting for my bus for almost an hour.
Metro durağında ayakta bekliyordu.He stood on the platform in the underground station.
Saat 6'ya kadar onu bekliyor olacağım.I'll be waiting for him until 6 o'clock.
İki yıldır idam sırasını bekliyor.He has been on death row for two years.
Yıllardır bu anı bekliyoruz.We've been waiting for this moment for years.
Senden haber bekliyorum.I'm awaiting your news.
Babam, sarnıçta bizi bekliyor.My father is waiting for us at the cistern.
Yedi yıldır seni bekliyorum.I've been waiting seven years for you.
Teşekkür etmemi bekliyorsan boşuna geldin.If you're waiting for me to thank you, you've come in vain.
Tom'u alt katta bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom downstairs.
Aşağıda Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom downstairs.
Gitmek zorundayım; babam dışarıda beni bekliyor.I have to go; my father is waiting for me outside.
Bu mağazanın açılmasını bekliyorum.I'm waiting for this store to open.
Bu mağazanın açılması için bekliyorum.I'm waiting for this store to open.
Bu dükkanın açılmasını bekliyorum.I'm waiting for this store to open.
Zor zamanlar bizi bekliyor.Hard times are awaiting us.
Anne-babamın yakamdan düşmesini sabırsızlıkla bekliyorum.I can't wait for my parents to get off my back.
Tom'u acımasız bir kader bekliyordu.A terrible fate awaited Tom.
Uzun bir hafta sonu bizi bekliyor.A long weekend awaits us.
Trafik ışıklarında bekliyorum.I'm waiting at the traffic lights.
Bugün Tom'dan bir yanıt bekliyoruz.We're expecting a reply from Tom today.
Hala Tom'un cevabını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's reply.
Hala Tom'un yanıtını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's reply.
Biz hala Tom'un cevabını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's reply.
Hala Tom'un cevabı için bekliyoruz.We're still waiting for Tom's reply.
Ne tür bir yanıt bekliyordunuz?What kind of reply were you expecting?
Nasıl bir cevap bekliyorsunuz?What kind of reply are you expecting?
Ne tür bir yanıt bekliyorsunuz?What kind of reply are you expecting?
Biz bir cevap bekliyoruz.We're waiting for a reply.
Tom'a o konuda bir e-posta gönderdim ve cevabını bekliyorum.I've sent Tom an email about that and I'm waiting for his reply.
Felix polisin gelmesini bekliyordu.Felix was waiting for the police to arrive.
Stefan maçın bitmesini bekliyordu.Stefan waited for the game to end.
"Prensimden yüzük bekliyorum"."Prensimden yüzük bekliyorum".
İnsanlık Tarihindeki En Büyük Macera bizi bekliyor.The Greatest Adventure in the History of Humanity awaits us.
Anna Dalassini, Dukas erkeklerinin ülkeyi askeri sorunlara sürüklemelerini bekliyordu.Anna Dalassene expected the Doukas men to lead the country to military problems.
Sovyetler, Landwehr Kanalının diğer tarafında (Landwehrkanal) onları bekliyorlardı.The Soviets were waiting for them on the other side of the Landwehr Canal (Landwehrkanal).
"Ah evet, belki ayaklarımızı yerden kesmesi için bir sonraki 'Bad Romance'i bekliyoruz.Oh well, maybe we're just waiting for the next 'Bad Romance' to sweep us off our feet.
İmzaladığı insan hakları yükümlülüklerine saygı göstermesini İran'dan bekliyoruz. "We look to Iran to respect the human rights obligations it has signed up to".
M.Ö. 16 yılında Kudüs halkı İmran'ın oğlunun doğumunu bekliyor.In the year 16 BCE, the people of Jerusalem are awaiting the birth of the son of Imran.
25 Mart’ta Miller Himes’a şunları yazdı: “Halen Sevgili Kurtarıcı’yı bekliyorum...On March 25, Miller wrote to Himes, "I am still looking for the Dear Savior….
İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor.What is the future of mankind?
Trene binmeyi bekliyorlardı.They travelled in train.
Ordu ve DuPont Fermi’nin takımından bir cevap bekliyordu.The Army and DuPont turned to Fermi's team for answers.
Gaga hapishaneden çıkıyor ve Beyoncé onu "Pussy Wagon"da bekliyor.Gaga is bailed out from prison and exits to find Beyoncé waiting for her in the "Pussy Wagon".
NASA’nın bu çalışması gösterdi ki kabin kapsülünü çok daha büyük tehlikeler bekliyordu.NASA's study showed the crew capsule would have flown beyond the more severe danger.
Taraftarlarımızın bizi desteklemesini bekliyorum.I'm waiting for our fans to support us.
Cameron'ın filmi 2 Temmuz 1997 tarihinde yayınlanacak bir şekilde bitirmesini bekliyorlardı.They expected Cameron to complete the film for a release on July 2, 1997.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Meanwhile, Caesar expected reinforcements from Sicily.
Herkesin bu yaşam tarzının bir parçası olmasını bekliyorum."I want people to feel a part of this lifestyle."
Warner Bros. lisans anlaşması ve reklamlardan toplamda 200 milyon dolar almayı bekliyordu.Warner Bros. was expected to make $200 million in license fees and advertising from the deal.
Eğer bunu kendin için bir avantaj olarak değerlendiriyorsan; buyur gel, seni bekliyoruz!"If it were your pleasure, we should well avenge you of him, for truly, we would slay him."
Amerika'dan keşfedilmeyi bekliyordu.Discovering America.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod