bekleyiş ile cümle

bekleyiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.W końcu udało mi się z nim zobaczyć po 10 miesiącach czekania - prawie roku.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Κατάφερα να τον δω μετά από 10 μήνες αναμονής - σχεδόν ένα χρόνο.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Най-накрая отидох да видя доктора след 10 месеца чакане - почти година.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Наконец я попала на приём к нему, после 10 месяцев ожидания, я ждала почти год.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.Нарешті я потрапила до нього на прийом, після 10 місяців очікування, я чекала майже рік.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.לבסוף זכיתי לפגוש אותו אחרי עשרה חודשים - כמעט שנה.
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.و أستطعت أخيراَ مقابلته بعد 10 شهور من الإنتظار -- تكاد تكون سنة
10 aylık bekleyişin sonunda onu görebildim - yaklaşık 1 yıl.それが無料という事なのですね
Bütün bu zaman boyunca sanki... ..yaşadığım hayat gerçek değildi de bir tür bekleyişti.Και βέβαια ενδιαφέρομαι! Δυστυχώς... Κάποιες φορές κάνω πολύ περίεργες σκέψεις.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.A címkézés legnehezebb része, hogy miután az ember felrakta azt a toldalékot, várni kell, hónapokig.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Also das Schwerste mit den Anhängern ist, dass man danach erst einmal monatelang warten muss.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Así que la parte más difícil de etiquetar, ahora, es después de que pones la etiqueta, debes esperar, meses.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Cea mai grea parte a procesului de marcare este faptul că după marcare trebuie să aştepţi luni de zile.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Dus het moeilijkste deel van labelen is dat nadat je de zender bevestigt, je maanden moet wachten.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.태그를 붙이는 가장 어려운 부분은 태그를 붙이고 몇 달을 기다려야 한다는 것입니다.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.La parte più difficle della marchiatura è che, dopo aver posizionato l'etichetta, bisogna aspettare dei mesi.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Le plus dur lors de l'étiquetage est que après avoir mis l'étiquette, il faut attendre des mois.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Najtrudniejsze w znakowaniu jest to, że jak już to zrobisz, musisz czekać, całe miesiące.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Най-трудната част от маркирането е, след като се сложи този етикет, трябва да се чака с месеци.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.Самая трудная часть в мечении это то, что после маркировки нужно ждать месяцы.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.אז החלק הכי קשה בתיוג, עכשיו, הוא אחרי ששמים את התג, צריך לחכות, חודשים.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.ذلك أصعب جزء من علامات، الآن ، هو بعد أن قمت بوضع علامة على، عليك أن تنتظر، أشهر.
Dolayısıyla şimdi etiketlemenin en zor kısmı, etiketi yerleştirdikten sonra aylarca süren bekleyiş.札をつけた後 何か月も待たなくてはいけないことです マンボウが無事でありますように と祈るだけです
Hayatım uzun bir bekleyişti.Πού είναι ο μικρός; Τζούλια, φέρε το μικρό. Αλεξάντερ, δεν καταλαβαίνεις;
Hayatı sahici olanı,... ..önemli olanı bekleyişti.Πάρε για παράδειγμα, αυτόν τον κακό νάνο. Ποιο νάνο;
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.A vy jste plní toho ohromného -- toho pocitu nadšeného očekávání.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Du er fyldt med den her utrolige -- følelsen af spændt forventning.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.En je bent vol van dat geweldige gevoel van opgewonden anticipatie.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.És eltölt bennünket az a csodálatos -- az izgatott várakozás érzése.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Ja siinä täyttyy jännittyneen odotuksen tunteella.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.그리고 여러분의 마음은 -- 흥분과 기대로 가득차게 됩니다
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.(Risos) Sentimo-nos cheios daquele sentimento fantástico de entusiasmo e antecipação.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Şi sunteţi plini de acel sentiment -- incredibil de anticipare entuziastă.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Und man ist voll mit diesem unglaublichen -- das Gefühl der Spannung und Vorfreude.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Và bạn cảm thấy tràn trề -- một xúc cảm của sự đề phòng đầy hứng khởi.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Vous êtes plein de ce fantastique sentiment d'excitation et d'anticipation.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Wypełnia nas cudowne uczucie oczekiwania i ekscytacji. Wypełnia nas cudowne uczucie oczekiwania i ekscytacji.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Y estás lleno de ese increíble... esa sensacion de emoción anticipada.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Και νιώθεις γεμάτος με αυτό το απίστευτο... αίσθημα έξαψης και προσμονής.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.И вие сте изпълнени с това невероятно -- това чуство на развълнувано очакване.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.И ты полон этого удивительного - этого чувства волнительного ожидания.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.ואתם מלאים בתחושה -- התחושה המדהימה של ציפייה בהתרגשות.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.وأنت كلك ذلك الشعور المذهل-- بالإثارة و الترقب.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.期待に胸をふくらませる感覚に そうして映画が進んでいくと何かが起こり
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Een onderbreking van licht en lucht, een architectonisch afwachten van de tijd.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Ein Lichtstrahl und ein frischer Luftzug, ein architektonisches Abwarten.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.빛과 공기가 있는 휴식이자 건축적인 시간의 견딤이죠.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Một quãng nghỉ của ánh sáng và không khí, một sự đợi chờ đầy tính kiến trúc của thời gian.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.O breşa de lumină şi aer, o ofertă arhitectonică de timp..
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Prosvítající paprsky a závan větru, stavitelská očekávání.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Sedikit cahaya dan udara pengaturan arsitektur akan waktu.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Una ventata di luce e di aria, una pausa temporale nell'architettura.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Une fenêtre d'air et de lumière, une utilisation de l'espace-temps architectural.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Un remanso de luz y de aire, una espera arquitectónica del momento oportuno.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Μια ρωγμή φωτός και αέρα, μια αρχιτεκτονική αναμονή στο χρόνο.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Пробив от светлина и въздух, едно архитектурно безгрижие.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.Щель для света и воздуха, архитектурная приверженность времени.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.מנוחה של אור ואוויר, הפוגת זמן אדריכלית.
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.وتعطي فسحة من الضوء والهواء وتغير مفاجىء في الجمالية العمرانية
Işık ve havaya bir ara, zamanın mimari bir bekleyişi.待ち時間としての建築物 看板に埋もれ

İlgili Sayfalar