Ana içeriğe geç
Sözlük

beklet ile cümle

beklet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'yi o kadar uzun bekletmemeliydi.Tom no debería haber hecho esperar tanto a Mary.
Tom uzun süre bekletilmekten hoşlanmıyor.A Tom no le gusta que le hagan esperar mucho.
Tom'u bekletmek istemiyorum.No quiero hacer esperar a Tom.
Bekletildiğim zaman sinirim bozulur.Me molesta que me hagan esperar.
Yarım saat beklettiler.Pasó media hora.
Izgara edilmeden önce 3 saat daha bekletilir.Restan tres horas para su ejecución.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.No se hicieron esperar mucho.
600 °C'de birkaç saat bekletilir.A 80 °C durante varios segundos.
Daha sonra zımparalanan levhalar, bekletildikten sonra, tüketime sunulur.Una vez transferidos, esos excesos de carga quedan temporariamente fijados.
Asla bir bayanı bekletme.Mai fare aspettare una signora.
Sizi çok uzun beklettiğim için üzgünüm.Mi spiace avervi fatto attendere così a lungo.
Tom beni 30 dakikadan daha fazla bekletti.Tom mi ha fatto aspettare per più di trenta minuti.
En fazla üç gün bekletilebilir.Lo si può fare per un massimo di 3 volte.
Tohumları suda bir süre bekletilip toprağa ekildikten sonra 23-29 derece arasında çimlenir.Per cacciarli ed ucciderli vengono cosparsi con acqua a una temperatura di 23-22 gradi.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.La ritroviamo più tardi in magazzino mentre fruga tra gli scaffali.
Soğuk sıcaklıklarda bekletildiğinde hafif puslu bir görünüm belirebilir.Quando qualcosa è freddo può sembrare bagnato.
Gemi, ne zaman bekletiliyor?Когда должно прибыть это судно?
Beni bekletme.Не заставляй меня ждать.
Bunların dışında, davetsiz konuklar için de bir balta (ciklaq) silah olarak bekletilirdi.Кому и за что вручают именное оружие (рус.).
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.Для этого придется приложить немало усилий, но оно того стоит.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Лучшим временем для обозрения скал является летний рассвет, во время которого солнце встаёт между скалами.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.Результаты не заставляют себя долго ждать.
HBO bölümleri beğense de, Kasım 2008'e kadar diziyi bekletti.Хотя HBO одобрило оба наброска, пилот не был заказан до ноября 2008 года.
İlk aşamada tohumlar 12 saat kadar suda bekletilir; ikinci aşamada ise 12 saat güneşte bırakılır.Семена погружаются в воду на 12 часов, а затем в течение 12 часов высушиваются на солнце.
Bu sırada aynı yolu kullanan araçlar Koçyurdu Karakolunu tarafından durdurulmuş bekletiliyordu.Дорога, по которой я ехал, была забита до отказа.
Borş, pişirildikten sonra birkaç saat bekletilince tatlar birbirine karışarak daha lezzetli hale gelmektedir.Поэтому блюда, приготовленные накануне или за несколько часов до подачи, более ароматны.
Fakat bu şiirinden sonra da göreve atanabilmek için bir süre daha bekletildi.Тем не менее, нам потребовалось много времени, чтобы поставить перед собой задачу такого рода.
Servise hazırlanana dek bekletilir.Варить все вместе до готовности.
Izgara edilmeden önce 3 saat daha bekletilir.Сохраняются в течение 3 месяцев после съёма.
Larvaları yemek istemeyenler peyniri kapalı bir kese kağıdında bekletirler.أولئك الذين لا يرغبون في أكله بوجود اليرقات، يقومون بوضع الجبن في كيس ورقي مغلق.
HBO bölümleri beğense de, Kasım 2008'e kadar diziyi bekletti.على الرغم من أن HBO أعجبتها كِلا المُسودّتَين، لكن لم يتم طلب السيناريو الأوّلي حتى نوفمبر 2008.
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.ستكون معركة صعبة للغاية لكننا نترقب خوضها بشغف.
Tepsi hafif ateşte biraz bekletilir.وضع الكل في قدر على نار خفيفة.
Bu şekilde, lazım olan veriler bekletilebilecek verilerden önce iletilir.لكن قبل ذلك، كانت هناك بعض الحسابات التي يجب تسويتها.
Kollarını arkada bekletir, yüzünü sola döndürür ve çenesini yukarıda dik vaziyette tutar.ثم يضع كف يده اليمنى على ظهر كف يده اليسرى فوق صدره.
Larvaları yemek istemeyenler peyniri kapalı bir kese kağıdında bekletirler.Aqueles que não querem comer larvas vivas colocam o queijo num saco.
Tüp 2-5 gün boyunca 35 °C’de bekletilir.O tubo é incubado a 35 °C por 2 a 5 dias.
Etler bu karışımın içinde, buzdolabında 24 saat bekletilir.Após isso, deixa-se repousar durante 24 horas em câmara frigorífica.
Kirularios, Cardinal Humbert ile görüşmeyi reddetti ve aylarca onu bekletti.Cerulário se recusou a se encontrar com ele e o manteve esperando por meses.
Bir miktar buzdolabında bekletilen kıyma buradan çıkartılır ve uzun kitle halinde enli şişlere takılıyor.Imaginemos uma garrafa cheia de um líquido qualquer sendo deixada durante horas em um refrigerador.
Hafif tuzlu suda biraz bekletilir.É um sal incolor solúvel em água.
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.Fica muito caro supri-lo, mas eu espero que o dinheiro seja bem gasto.”
600 °C'de birkaç saat bekletilir.A 140 Graus Celsius são necessários 2 horas.
Birinin onu bekletmesini sevmez.Não gosta de ver ninguém parado.
İlk demlemenin ardından meyveler ikinci grup içkilerde gene haftalarca bekletilir.Gedurende de eerste nacht (de eerstebeurt) mag de dief beide kaarten bekijken.
Yarım saat beklettiler.Er wordt exact een half uur gewacht.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.Onmogelijk lang wachten.
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.Dat requiem moest een aantal jaren op uitvoering wachten, maar het was het wachten waard.
Filizlendirme işlemi basittir: Bir avuç tohum/çekirdek bir kap suda bir gün bekletilir.Stekken gaat heel gemakkelijk: een takje in wat water zal binnen een paar dagen wortelen.
En fazla üç gün bekletilebilir.Ze kunnen dan maximaal drie weken worden opgenomen.
Nohutun ısıtılıp bekletilmesini keşfetmiştir.Hij bezweek aan uitdroging en oververhitting.
En az 12 saat bu şekilde bekletilir.De bouw van deze set duurde minder dan twaalf uur.
Depolama imkanı olmadığından sabah çıkan balık mezat usulü bekletilmeden satılmaktadır.Men dient vissen die na een positieve uitslag overleven niet weg te geven of te verkopen.
Bir gece, karası çıkması için, suyun içinde bekletilir.Op een dag valt hij daardoor in het water.
Izgara edilmeden önce 3 saat daha bekletilir.Zij kregen 3 minuten voorsprong alvorens zij ingerekend werden.
Brian, Kate'i bekletti.Brian liet Kate wachten.
600 °C'de birkaç saat bekletilir.60 °C przez kilka godzin.
Bir müddet bekletildikten sonra çıkarılıp kurutulur.Skazanego następnie na katorgę i zesłanie.
En az 12 saat bu şekilde bekletilir.Wyznaczono na to czas 12 godzin.
Birinin onu bekletmesini sevmez.Neko go nie lubi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod