Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.瓶詰めにして コンフィにします 塩 胡椒 オイル スパイスは一切使いません
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.Generale Raven, signore. Sono desolato, ma devo chiedervi di attendere.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.General Raven... Lamento ter de lhe pedir para esperar.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.General Raven, señor... Siento muchísimo pedirle que espere.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.General Raven, sir... Jag ber om ursäkt att du fick vänta.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.General Raven, sir. Jeg beklager, at du måtte vente.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.Kenraali Raven, joudun pyytämään teitä odottamaan.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.Panie generale, ogromnie przepraszam, że pan czekał.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.Στρατηγέ Ρέιβεν... Μετά λύπης μου θα σας ζητήσω να περιμένετε.
General Raven, efendim... sizi bekletmek zorunda kaldığım için üzgünüm.Генерал Рейвен... Прошу прощения, что заставил вас ждать.
Hayatı bekletiyorsun, hayatın umurunda değil.Vy nechávate život čakať, životu to nevadí.
Hazırda Beklet ya da "Diskte Askıya Al", sistemin tamamen kapanmasına izin veren, bir 'derin uyku' durumudur.Dvala eller "Viloläge på disk" är ett djupt vilotillstånd, som låter datorn stängas av helt och hållet
Hazırda Beklet ya da "Diskte Askıya Al", sistemin tamamen kapanmasına izin veren, bir 'derin uyku' durumudur.Hibernace neboli "Uspání na disk" je stav, kdy je systém v hlubokém spánku, což jej umožňuje úplně vypnut
Hazırda Beklet ya da "Diskte Askıya Al", sistemin tamamen kapanmasına izin veren, bir 'derin uyku' durumudur.Hibernacja, zwana "Zapisaniem na dysk" to stan głębokiego uśpienia pozwalający na wyłączenie poboru energii
Hazırda Beklet ya da "Diskte Askıya Al", sistemin tamamen kapanmasına izin veren, bir 'derin uyku' durumudur.최대 절전 모드는 깊은 수면 상태로 시스템의 전원을 완전히 끕니다
Hazırda Beklet ya da "Diskte Askıya Al", sistemin tamamen kapanmasına izin veren, bir 'derin uyku' durumudur.Гибернация - состояние « глубокого сна », позволяющее полностью отключить питание системы
Henüz bilmiyorum. Çok beklettim değil mi! Izgarada soya soslu alabalık.Anh không biết nhiều thế đâu. quý khách đã đợi lâu!
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Da igual, papá dijo que no le esperásemos para el almuerzo.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Er kann den Gong nicht hören. Vater sagte, wir sollen mit dem Frühstück nicht warten. Das hat Vater gesagt.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Isä sanoi, ettei heitä tarvitse odottaa syömään. Muistan sen ihan selvästi. Luumut!
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Papa a dit de ne pas attendre. Oui, papa a dit ça, je me souviens très bien.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Småprat Pianomusik och sång Plommonen!
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Vater sagte, wir sollen mit dem Frühstück nicht warten. Das hat Vater gesagt. Die Pflaumen!
İlgilenir misin? - Onu bekletme. - Kimi?- No le va a encontrar. - ¿A quién?
Malabar Hill'de 20. kattaki dairesinde bekletti.lantai duapuluh, di daerah yang sangat, sangat elit di Mumbai.
Malabar Hill'de 20. kattaki dairesinde bekletti.그의 아파트는 Malabar Hill에 있었고, 20층에 살았죠. Mumbai 에서 아주아주 부자동네에 있는 아파트였어요.
Malabar Hill'de 20. kattaki dairesinde bekletti.בדירתו במלבר היל בקומה העשרים, באיזור שנחשב למגורי יוקרה במומבאי.
Malabar Hill'de 20. kattaki dairesinde bekletti.في شقته في مالبار هيل في الطابق العشرين، وهي منطقة راقية في مومباي.
Malabar Hill'de 20. kattaki dairesinde bekletti.ムンバイの超高級エリアにある 21階の部屋です 彼は20分間 シャワーを浴びていました
Ne diyeyim? Bekletmeye alacağım!ماذا أقول؟ !سوف أقبل المكالمة
Öğretmen - BekletiliyorПауза в обучении
Öğretmen - Bekletiliyorהדגמה - מושהית
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! wird sie nicht sein wilder, wenn ich sie warten schon! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! '오! 그녀는 내가 그녀를 기다리게했다면야만되지 않습니다! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! ak nebude ona byť divoch som nechal čakať! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! cô sẽ không được dã man nếu tôi đã giữ cô chờ đợi! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! ea nu va fi sălbatic dacă am păstrat-o în aşteptare! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! ei hän silloin Savage jos olen piti häntä odottavat! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! kommer inte hon vara vild om jag höll henne väntar! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! lei non sarà be selvaggio se ho mantenuto la sua attesa! '
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! ne bo ona biti divji, če sem ohranil jo čaka! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! Nem ő a vad, ha már tartotta vár!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! ne sera pas qu'elle soit sauvage, si j'ai fait attendre!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! nie będzie ona dziki, jakbym trzymał ją czeka! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! '¡Oh! No se si será salvaje que he hecho esperar! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! tidak akan dia akan buas jika saya sudah membuatnya menunggu! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! vil hun ikke blive vilde hvis jeg har holdt hende vente! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! zullen ze niet worden woest als ik hield haar wachten! '
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! Не ще тя да бъде дивак, ако съм опазил я чака! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Ω! δεν πρόκειται αυτή να είναι άγρια αν έχω την κράτησαν περιμένει! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'О! не будет ли она диким, если я держал ее ожидания!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'О! чи не буде вона диким, якщо я тримав її очікування!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'הו! לא היא תהיה פראית אם שמרתי אותה מחכה! "
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'أوه! إنها لن الوحشية إذا كنت احتفظ بها في الانتظار!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'アリスは、彼女がいずれかの助けを求める準備ができていたように必死の感じ、そう、時ラビット
- Onu bekletme.- Sie werden ihn verpassen.
- Onu bekletme. - Kimi?- Le fogja késni - Kit?
- Onu bekletme.- Laat hem niet voorbijgaan.
- Onu bekletme.-Nebuď kvůli němu smutná. -Kvůli komu?
- Onu bekletme.- Vezi să nu rămâi fără partener !