Döneminde görevliler mevki ve geleceklerini Sultan İbrahim'in kadınlarından bekler olmuşlardı.In this comparison, he equates each covenant with a woman, using the wives of Abraham as examples.
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.Enemies also respawn after a certain period.
Öte yandan yüksek enerjisi zaman zaman fazla ilgi bekler gibi görünmesine sebep oluyor.On the other hand, his high energy brings a lot of attention from time to time.
Harry odaya tek başına girer ve Ginny'yi başında Riddle beklerken baygın bir hâlde bulur.Harry enters the Chamber alone and finds Ginny unconscious, guarded by Riddle.
Eğer iki genç de beklerse, tabii ki buluşamayacaklardır.If they both choose to wait, they will never meet.
Tabir caiz ise, onlar bayramları dört gözle beklerler.You keep waiting for the fabulous breaks.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Meanwhile, in Winterfell a grieving Catelyn Stark watches over her unconscious son Bran.
Tüm zamanların en iyi sol beklerinden birisi olarak kabul edilmektedir.He is regarded as one of the finest left-backs of all time.
"Cenneti Beklerken"."Heaven Can Wait".
Odysseus kendi annesinin ruhuyla karşılaşır, annesi onun geri dönüşünü beklerken hüzünden ölmüştür.Next Odysseus meets the spirit of his own mother, who had died of grief during his long absence.
Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler.Within a year their hopes had been dashed.
Andromeda bir kayaya zincirle bağlanır ve canavarın gelişini bekler.Andromeda was chained to a rock and left for the sea monster.
Patrick ise arabada bekler.Emmy go in the car.
Artık mükâfatını Allah'tan bekleriz.So our reward became due and sure with Allah.
Savcı Güneşi Beklerken.PROSECUTION OF THE TRUE SUN.
Hapiste duruşmayı beklerken tekrar kaçtı.He remained in jail awaiting trial.
Kebap hazırlandığında, sos beklerse kebap lezzetini kaybeder.In powdered form, it loses its peppery taste quickly.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Patrick then gets into the wheelchair.
İkinci konuda, Tanrı'ya karşı başlattığı münazaranın cevabını bekler.In the second round, contestants have to answer the previous question.
Bizden bir imdad beklersin, sende asker yok mudur?How do you rebuild a military when we have no money?
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.He would have to wait until a white ambulance arrived.
Elfler katledilse dahi ruhları Mandos'un Salonları'na giderek dünyanın sonuna kadar orada bekler.Spirits of dead Elves go to the Halls of Mandos in Valinor.
Sevdasına karışan nefretiyle hesap soracağı günü bekler; ama O sabırlı bir kadındır.Furthermore, they await the day of judgment when God will reward all those who have risen.
Bekler´in sağlık ocağı vardır.Veyvah has a pharmacy.
Devamlı öğrenme ve eğitim beklerler.It means you’re continuously learning.
Ebe olan taraf dizili taşların yanında bekler.Soup must remain on the right side of the diner along with stews.
"Atlanta istasyonunda tren beklerken sıkılmadık."Parking a problem at train station".
Umarım bunu dört gözle beklersiniz.I hope you're looking forward to that.
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?If we wait, won't Seung Jo come?
Bazıları ise bekler ve izler.For others, they wait, and they watch.
Archie geçmesini bekler.Archie lets it die down.
Bunu keşfetmek için 2 sene beklerseniz... ...10 milyon tane yanlış kullanıcı kazanabilirsiniz.Now, if you wait 2 years to find this out, you might have gotten 10 million of the wrong users.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.But if they wait until the experimenter comes back, they can have two.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Months go by, as Swartz's friends and family await a looming indictment.
O zaman, en güvenli odayı bulur ve orada bekleriz.Well, then... we find the safest room and we wait it out.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.I think that Pete was looking out for us and I didn't want to leave him there.
Kimden süpriz yapmasını beklersin?Whom did you want to surprise?
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?So, they're expecting you to have revenue that increases every year.
Ne kadar beklersek o kadar şüpheli görünür.The longer we wait the more suspicious it looks.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.That would mean that your child, you would expect it to gain the weight of six Titanics.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.And then you hope that one of us lot will walk around and find small pieces of you.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.I've always known that the age of design is upon us, almost like a rapture.
Elbette bundan kastım hücrenin içinde oturup beklerden "kopyalanmak istiyorum" demesi değil.Not meaning it kind of sits around inside cells going, "I want to get copied."
Biz ne diyecek diye beklerken, birden gözlerinden yaşlar akmaya başladı.We were just waiting for what he was going to say, and then suddenly tears came from his eyes.
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımI beat someone up when I was 17. And I was in prison awaiting trial, and my cellmate said to me,
Ben beklerim.I'll wait.
Erkek dişisinin gelişini bazen günlerce bazen de haftalarca beklerThe male waits for days, sometimes weeks for the arrival of his partner
Seni beklerim.I'll wait for you.
Minibüs kapıda bekler !The van is at the door!
Neredeyse tüm aşiretin birbirine karşı dönmesini beklersiniz.You'd expect almost the whole clan turning against one another.
İstediğin kadar beklerim ama yine de senin için...I can wait however long for you.
Neredeyse kalabalık tümüyle dağılana kadar beklerler.And they wait until pretty much everybody's gone.
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Can't you sit with me while I wait for someone?
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.We expect more from technology and less from each other.
Fakat genelde orada beklerlerdi.But then they often wait there.
Ardından oturursunuz ve kısa bir süre beklersiniz, çünkü ordudasınızdır.Then you sit down, and you wait a little while, because this is the Army.
Ve kısa bir süre daha beklersiniz, çünkü Hava Kuvvetleri orduya nasıl bekleneceğini öğretir.And you wait a little bit longer, because this is the Air Force teaching the Army how to wait.
Ve paraşütünüzün açılması için açılma şokunu beklersiniz.And then you wait for the opening shock for your parachute to open.
Ben, "Tavuk" da yardımınızı beklerim.I, "Chicken", also seek your help
Hepimiz bekleriz...Bir şey bekleriz!We all are... waiting for something!