Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Geldiğiniz için teşekkürler, yine bekleriz!Σας ευχαριστώ που ήρθατε! Σας παρακαλώ να ξαναέρθετε!
Geldiğiniz için teşekkürler, yine bekleriz!Спасибо, что пришли! Пожалуйста приходите еще!
Geldiğiniz için teşekkürler, yine bekleriz!شكرا لمجيئك تعالى مره اخرى
Git, git. Ben burada beklerim seni.Τι έγινε, φοβήθηκες;
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.Číhá v skrytě jako lev v jeskyni své, číhá, aby pochytil chudého, uchvacujeť jej, a táhne pod sítku svou.
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.giudicherà il mondo con giustizia, con rettitudine deciderà le cause dei popoli
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.han lurer i Skjul som Løve i Krat, på at fange den arme lurer han, han fanger den arme ind i sit Garn;
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.사자가 그 굴혈에 엎드림 같이 저가 은밀한 곳에 엎드려 가련한 자를 잡으려고 기다리며 자기 그물을 끌어 가련한 자를 잡나이다
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.יארב במסתר כאריה בסכה יארב לחטוף עני יחטף עני במשכו ברשתו׃
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.‎يكمن في المختفى كاسد في عرّيسه. يكمن ليخطف المسكين. يخطف المسكين بجذبه في شبكته‎.
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.他 埋 伏 在 暗 地 、 如 獅 子 蹲 在 洞 中 . 他 埋 伏 、 要 擄 去 困 苦 人 . 他 拉 網 、 就 把 困 苦 人 擄 去
Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar.他 埋伏 在 暗地 、 如 獅子 蹲在 洞中 . 他 埋伏 、 要擄 去 困苦人 . 他 拉網 、 就 把 困苦 人 擄去
Gök mavi, gece soğuk. Ay yeni ama aşk eskidi. Burada beklerken bu kalbim bir şarkı söylüyor:Cielo azul, noche fría, luna nueva y amor viejo, y mientras espero, mi corazón canta:
Gök mavi, gece soğuk. Ay yeni ama aşk eskidi. Burada beklerken bu kalbim bir şarkı söylüyor:Obloha je modrá, noc je chladná, Měsíc je nový, ale láska je stará a když čekám zde moje srdce zpívá
Gök mavi, gece soğuk. Ay yeni ama aşk eskidi. Burada beklerken bu kalbim bir şarkı söylüyor:Taivas sininen, yö kylmä on uusikuu, lempi vanha kun tässä oottelen, sydämeni laulaa,
Gök mavi, gece soğuk. Ay yeni ama aşk eskidi. Burada beklerken, bu kalbim bir şarkı söylüyorTaivas sininen, yö kylmä on uusikuu, lempi vanha kun tässä oottelen, sydämeni laulaa,
Gök mavi, gece soğuk. Ay yeni ama aşk eskidi. Burada beklerken bu kalbim bir şarkı söylüyor:Trời xanh, đêm lạnh, trăng non, nhưng tình yêu cũ rồi. và khi em chờ ở đây, trái tim em vẫn đang hát
Güle güle gençler. Yine beklerim.Σάμι!
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımA bol som vo väzení, kde som čakal na proces a spoluväzeň mi povedal,
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımÉs a börtönben ültem, várva a tárgyalást, és a cellatársam azt mondta,
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşım재판을 기다리고 있는데 제 감방 종료가 제게 그러더군요.
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımMă aflam în închisoare aşteptând procesul, iar partenerul de celulă mi-a spus:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımTerwijl ik in de gevangenis op mijn proces wachtte, zei mijn celgenoot tegen me:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımVà tôi đang chờ án ở trong tù, thì một người cùng xà lim bỏ nhỏ,
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımW areszcie przed sprawą sądową towarzysz z celi powiedział mi:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımΚαι μπήκα φυλακή μέχρι τη δίκη, και ο συγκρατούμενός μου μού είπε,
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımНабих един човек, когато бях на 17 години. Бях в затвора, като очаквах процеса и съкилийникът ми каза:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımЯ был в тюрьме и ждал суда, и мой сокамерник сказал мне:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımЯ побив декого, коли мені було 17. Був у в'язниці, очікуючи суду, і мій співкамерник сказав мені:
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımהייתי בכלא בהמתנה למשפט, והשותף שלי לתא אמר לי,
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşımوكنت في السجن أنتظر المحاكمة، وقال لي زميلي في الزنزانة،
Hapiste duruşmamı beklerken hücre arkadaşım同じ房のやつが言ったんだ "わかってるな?
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Aku akan berpesta di hari Jumat. ♫ ♫ Setiap orang menunggu akhir pekan, akhir pekan.♫ ♫ Jumat, Jumat.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Gotta get down on Friday. ♫ ♫ Everybody's looking forward to the weekend, weekend. ♫ ♫ Friday, Friday.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Gotta get down on Friday. ♫ ♫ Everybody's looking forward to the weekend, weekend. ♫ ♫ Friday, Friday.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Gotta get down on Friday. ♫ ♫ Everybody's looking forward to the weekend, weekend. ♫ ♫ Friday, Friday.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Toată lumea abia aşteaptă să vină weekend-ul, weekend-ul.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Xuống phố vào thứ 6♫ ♫ Mọi người đang mong chờ cuối tuần, cuối tuần. ♫ ♫ Thứ 6, thứ 6.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Повеселимся в пятницу. ♫ ♫ Все в предвкушении выходных, выходных. ♫ ♫ Пятница.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.Трябва да разпусна в петък. ♫ ♫ Всеки очаква с нетърпение уикенда, уикенда. ♫ ♫ Петък, петък.
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.♫כולם מצפים לסוף השבוע, סוף השבוע♫
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.♫ الجميع يتطلع إلى نهاية الأسبوع، نهاية الأسبوع. ♫
Harekete geçmeliyiz bu cuma.♫ ♫ Herkes dört gözle bekler haftasonunu, haftasonunu.♫ ♫ Cuma, cuma.♫ 金曜日だ 金曜日だ 金曜日を楽しまなくっちゃ
Hayır, 40$ ödediniz ve bozuksa iade edersiniz ya da iade edene kadar bir kenarda bekler.لا, لقد دفعت 40 دولار و هي لا تعمل, فيجب ان ترجعها أو تتركها حتي تذهب إلي المدينة مرة أخري
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.(7:14) Il dirige sur lui des traits meurtriers, Il rend ses flèches brûlantes.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.(7:14) приготовляет для него сосуды смерти, стрелы Свои делает палящими.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Ak sa neobráti, naostrí svoj meč; natiahol svoje lučište a namieril ho
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Cũng đã vì nó sắm sửa khí giới làm chết, Và làm những tên Ngài phừng lửa.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Cũng đã vì nó sắm_sửa khí_giới làm chết , Và làm những tên Ngài phừng lửa .
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Hij zal Zijn zwaard scherpen en hen verslaan, tenzij zij zich bekeren. Hij spant Zijn boog en legt aan.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.îndreptă asupra lui săgeţi omorîtoare şi -i aruncă săgeţi arzătoare!
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.já preparou armas mortíferas, fazendo suas setas inflamadas.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Jeźli się nie nawróci, naostrzy miecz swój; łuk swój wyciągnął, i nagotował go.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Jos kääntymystä ei tule, niin hän teroittaa miekkansa, jännittää jousensa ja tähtää sillä;
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.죽일 기계를 또한 예비하심이여 그 만든 살은 화전이로다
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.meg nem tér a [gonosz,] kardját élesíti, kézívét felvonja és felkészíti azt.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.men mod sig selv har han rettet de dræbende Våben, gjort sine Pile til brændende Pile.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Neobrátí-li se, naostříť meč svůj; lučiště své natáhl, a naměřil je.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Non torna forse ad affilare la spada, a tendere e puntare il suo arco
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Om någon icke vill omvända sig, så vässer han sitt svärd, sin båge spänner han och gör den redo;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod